The Liar‘ın duygu yüklü finalinin ardından hakkını vermek lazım yeni bölümü heyecanla bekledik. The Prisoners’ Dillemma adlı bölüm tüm planlarının boşa çıkmasıyla her şeye sıfırdan başlayan ekibimiz için oldukça zorlayıcıydı. Bölümü tüm ayrıntılarıyla incelemeye geçmeden önce size Kaniel Outis incelemesinde yönelttiğim soruyu yinelemek istiyorum. Sizce bu diziyi gözümüzde fazla mı büyüttük? Çünkü beşinci sezon çığ gibi yükselen beklentilerimizin altında ezilmekten kurtulamayacak gibi görünüyor.

***Bu yazı Prison Break 5. Sezon 4. Bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

prison-break-5-sezon-4-bolum-incelemesi-1-filmloverss

Merakla beklediğimiz bölüm açılışı Sheba ve Burrows’un anlam veremediğimiz bağıyla gerçekleştirdi. Bu ikilinin ana hikaye örgüsünde hiçbir kalıcı etkiye sahip olmadığını fark ettiniz mi? Ölümü göze alarak Işık Şeyh’ini mucizevi bir şekilde kurtardılar; elektrik santralindeki aşırı yüklenme Scofield’ın kaçışına hiçbir fayda sağlamadı. Devamında pasaport çıkarmak için işbirliği yaptılar; Sheba’nın hastalıklı hayranı tarafından tuzağa düşürüldüler. Bu bölümdeyse, işin içine Sheba’nın babası da dahil oldu. Akıl almaz bir şekilde tek bir imzayla kardeşini hapisten kurtarabileceğine inana Burrows, yine sonu hüsranla bitecek bir maceranın peşinde düştü. Hakkını verelim, aralarından en mantıklı nedene sahip olay buydu. Kıyametin koptuğu bir şehirde dolandırılmışlardı. Fakat buradaki sorun mantıklı-mantıksız olmasından çok, oldukça zorlama bir gelişme olmasıydı. ‘’Filler’’ olarak adlandırılan, tam bir zaman geçirmek için bir kurguydu. Tam sezonluk diziler için bu durumdan yararlanmamak imkansız. Ancak dizimizin 9 bölümden oluştuğunu düşününce, bu seyirciye yapılan çok büyük bir ayıptır.

Ne yazık ki bu durum sadece bununla sınırlı kalmadı. Bölümün devamında yine sıfırdan başlangıç yapan Burrows, herkesin arkasına bakmadan kaçmak istediği hapishaneye girmek için canını dişine taktı. Bunun tek yolu ise dünyanın en kırılamaz kilidi olduğunu tahmin ettiğim asma kilitin anahtarını bulmak. Buradaki yöntemi ise gayet endişe vericiydi. Eli silahlı katillerin arasından sıyrılarak anahtarı alması için ‘’Sakız Etkisi’’ni başlatan küçükle anlaşan Burrows’un hareketlerinde mantık aramak gerçekten boşuna. Gönül isterdi ki, en azından alınan bu risk bir işe yaramış olsun. Burrows tam kapıyı araladığında kardeşinin çoktan kaçmanın yolunu bulduğunu gördü. Düşünün, Lincoln Burrows şu ana kadar Yemen’e hiç gelmemiş olsaydı, Scofield’ın hayatında küçücük bir değişiklik bile olmayacaktı.

Prison Break 5. Sezon 4. Bölüm: Bubble Gum ve TicTac Adam

Ogygia Hapishanesi’nin içindeyse tansiyon son derece yüksekti. İkinci kaçış denemesinde de başarısız olan Michael Scofield geçtiğimiz bölüm sonunda hiç alışık olmadığımız bir şekilde pes etme noktasında gelmişti. Hatta telefonun şarjının bitmesine saniyeler kala vasiyetini bile dile getirmişti. The Prisoners’ Dilemma’da ise her küçük detayı sonuna kadar hesaplayan Scofield’ın doğaçlama bir kurtuluş planı hazırlamasına şahit olduk. Dört uzun yıl boyunca dört duvar arasında sıkışan Scofield başladığı yere geri dönmüştü. Ancak tek bir farkla, geçmişteki bir anlaşmazlık yüzünden hayata geçiremediği planı onu bekliyordu. Geçtiğimiz bölümde Whip’in Scofield’ı sorgulamasına neden olan mahkumun aslında bu kurtuluşun bu kadar gecikmesine neden olan kişi olduğu ortaya çıktı. Şimdiki işbirlikçi ise Abu Ramal olmalıydı. Scofield’ın bu hapishanede kapana kısılmasına neden olan Abu Ramal can korkusuyla yardım etmeyi kabul etti etmesine fakat tam kurtuldukları anda onları esir almak isteyen mahkumların hücrelere akın etmesi beşinci sezona yepyeni bir klişe daha ekledi.

Tabii ki Ogygia’dan kurtulmak sadece bir başlangıçtı. Bu ana kadar hapishaneden kurtulabilmek için her biri koşulları sorgulamadan kabul ederken dışarı ilk adımlarını attıklarında gerçek yüzler ortaya çıktı. Eski ‘’sözde’’ gücüne yeniden kavuşan Abu Ramal’ın ileride sorun çıkaracağının farkına varan Scofield hızlıca bir plan hazırladı ancak ne yazık ki başarıya ulaşamadı. Esir olarak IŞİD’in eline düşen ekibimizse inanılmaz bir şekilde ucuz kurtuldu. Liderlerini öldürmek için, hem de bunu alenice dile getirerek, yavaş yavaş yaklaşan Whip’e hiçbir şekilde saldırmayan katiller, adeta sıradan bir video-oyunun akılsız botları gibiydi. Burrows ise tam bu noktada imkansızı başararak beşinci sezondaki işe yarar ilk eylemini gerçekleştirdi. Buraya hemen bir ekleme yapmak istiyorum. Dikkatli izleyenler fark etmiştir; Lincoln’ün bu sahnelerinin yeşil ekran tekniğiyle eklenmiş olması çok fazla sırıtıyordu. Dizi bütçesi göz önüne alınca tabii ki mükemmel bir efekt beklemiyoruz lakin bu kadar can alıcı bir sahnede efektlerin yetersizliği izleyicinin dikkatinin dağılmasına sebep olabilir.

prison-break-5-sezon-4-bolum-incelemesi-2-filmloverss

Amerika’da ise işler gittikçe ölümcül bir hal almaya başladı. Geçtiğimiz bölümde korkunç geçmişlerine rağmen ortak bir amaç için anlaşmayı kabul eden Sara ve T-Bag planlarındaki ilk maddeyi gerçekleştirdiler: Paul Kellerman’ın amacı ne? Kim bu Poseidon? The Liar incelemesinde bu kişinin Kellerman olmayacağından adım kadar emin olduğumu ve yazarların Sara’nın yeni kocası Jacob’ı hedef olarak gösterdiklerinden bahsetmiştim. T-Bag’in Kellerman ile olan yüzleşmesinde kesin isim alamasak da geçmişinde bir CIA ajanı olduğu ortaya çıktı. Kellerman bu açıklama yüzünden hayatından olsa da T-Bag işi çözmüş gibi görünüyor. Akıllara zarar ajanları korkulu rüyaları olan sirenlerle buluşturan T-Bag, ellerinden rahatça kurtulmakla kalmayıp hiç fark edilmeden onları takip etmeyi başardı. Ajan olduklarına bin şahit isteyen ikili ise hiçbir güvenlik ve gizlilik önlemi almadan, şimdilik, patronlarına hesap veriyor gibi görünüyorlardı. Bu kişinin ise hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde Jacob olduğu ortaya çıktı. Dünyanın en güçlü isimlerine kafa tutan Posedion’ın Jacob olduğuna ben hala inanmıyorum. Daha doğrusu inanmak istemiyorum. Çünkü bu sezonu sadece izleyenleri şaşkına çevirecek, akıl almaz bir ters köşe kurtarabilir. Bakalım, benim hala ümidim var ve Posiedon’ın Mahone olacağına inancım tam. Tamam, Mahone FBI ajanıydı ancak CIA ile de yakından ilişkilerinin olduğunu unutmamak gerek.

Bölümün en etkileyici sahnesinin ne olduğundan eminim hepimizi hemfikirizdir. 7 yıldır ayrı kalan kardeşler nihayet birbirlerine kavuştular. Oldukça sancılı geçen bu süreç birkaç saniyeliğine de olsa bir kenara bırakıldı ve duygu yüklü anlarda dayanılmaz hasret sona erdi. Fakat ne yazık ki, bu kurtuluş ‘’Büyük Kaçış’’ın yalnızca ilk adımıydı. IŞİD tarafından ele geçirilen Yemen, aslında ekibimiz için kurtulmaları gereken dev bir hapishane. Yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın. Gelecek bölümün fragmanına aşağıdan ulaşabilirsiniz. Haftaya görüşmek üzere, iyi seyirler.

Prison Break 5. Sezon 5. Bölüm Fragmanı: It’s Suicide


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi