Geçtiğimiz hafta hızlı bir giriş yapan Prison Break, Kaniel Outis adlı bölümüyle aksiyon dolu yeni maceraların ilk adımlarını atıyor.

Yedi yılın ardından geçtiğimiz hafta yeniden buluştuğumuz Prison Break tüm hızıyla devam ediyor. Adını Michael Scofield’ın esir tutulduğu hapishaneden alan Ogygia adlı bölümde ekibimizi nerede bıraktığımızı hatırlamıştık ve yeni maceramızın temelleri atılmıştı. Yaşattığı paha biçilmez nostalji sayesinde tüm kusurlarını görmezden gelmiştim fakat bu durum bugün yayınlanan Kaniel Oatis için kesinlikle geçerli olmayacak. Küllerinden doğan dizinin yeni bölümünde ‘’Acaba ölü kalsaydı daha mı iyi olurdu?’’ diye düşünmeme neden olan tüm hataları birlikte inceleyeceğiz ama öncesinde size bir soru sormak istiyorum. Sizce bu diziyi gözümüzde fazla mı büyüttük? Gün geçtikçe daha hızlı gelişen dizi sektöründe son yıllarda muhteşem yapımlarla karşılaşıyoruz. Prison Break’i bu imkanların olmadığı on yıl öncesinde değil de, şimdi izleseydik aynı tepkiyi verir miydik?

***Bu yazı Prison Break 5. Sezon 1. Bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

prison-break-5-sezon-2-bolum-incelemesi-1-filmloverss

Hayatta olduğunun ortaya çıkmasıyla, geçmiş bölümün aksine, Michael Scofield’a Kaniel Outis’te yeterince yer verildi. Ne kadar abisini tanımamış gibi davransa da, kaçış için uzun süredir hazırlık yaptığını bu bölümde öğrendik. Aslında bu hazırlık ilk denemesi de değilmiş. Kaçmaya çalışırken yakalanan Scofield uzun bir süre tek kişilik hücreye yerleştirilmiş ve yakın zamanda yeniden koğuşa dönme izni verilmiş.

Bölümün genel amacı Büyük Kaçış’ın ilk adımlarını atmaktı. Planların değişmesiyle Yemen’deki ekibimiz için işler zincirleme bir yapılacaklar listesine dönüştü. Küçük bir sakızla başlayan olaylar silsilesinde Scofield kilometrelerce uzaktaki oğlunu beladan uzak tutmak için mesaj yollamayı başardı. Bu başarılı plan eski günleri hatırlattı lakin aynısını Lincoln ve yol arkadaşları için söyleyemem.

Prison Break 5. Sezon 2. Bölüm: Sakız Etkisi

Kodlanmış bir mesajın sonrasında Işık Şeyhi’nin peşine düşen Burrows, adeta bir melek tarafından korunuyor. IŞİD’in eline geçmiş bir bölgeye hiçbir güvenlik önlemi almadan gitmek… Fakat her şey bununla da bitmiyor. Kontrolde anlam veremediğimiz bir aşk hikayesiyle ucuz kurtulan üçlü, aradıkları adamı bulduktan sonra da listelerine yepyeni bir görev eklediler: Işık Seyhi’nin kızını kurtarmak. Bu görevlerini de başarıyla yerine getiren ekibimiz güvenli bölgelerine geri döndü.

Burada hemen bir ekleme yapmak istiyorum. Akıl almaz kurtuluşlarının yanı sıra bu üçlünün replikleri de bir o kadar yaratıcılıktan uzak. Senaryo o kadar acemice yazılmış ki adeta izleyicinin zekasını küçümsüyor. Sheba’nın babasıyla arasında geçen ‘’Ama kızım bizim o kadar paramız yok ki, daha açık belirtmek gerekirse iki yıllık maaşın kadar’’ gibi bir konuşmanın sonrasında Burrows’un kapıdan ellerinde deste parayla girmesi ne kadar mantıklı değil mi? Hadi bunu görmezden gelebiliriz ama devamında ise bu anlamsızlığın sonu gelmedi. Sheba sizce neden ‘’Sizinle sadece para için çalışıyorum, aramızın iyi olduğunu sanmayın.’’ cümlesini kurmuştur? Dizide benim kaçırdığım, bu ikili arasında bir bağın olduğunu gösteren bir sahne var mıydı?

prison-break-5-sezon-2-bolum-incelemesi-3-filmloverss

Bölümde Yemen dışında gelişen olaylar benim açımdan daha dikkat çekiciydi. Kaniel Outis’te eski bir karakterimizle daha yeniden buluştuk: Paul Kellerman. Sara’nın Dışişleri Bakanlığı’na yaptığı başvuru Michael Scofield’ın bu yedi yıllık arada neler yaptığının gün yüzüne çıkarmasını sağladı. Scofield CIA Asbaşkanı’nı öldürmüş!

Bu dev habere gelmeden önce Kellerman’ın teorisine değinmeden geçmeyelim. Ya bütün bunların arkasındaki isim Michael Scofield ise? Zekasıyla tanınan Scofield geçmişten tamamen silinmiş görünüyor. Dünyada bunu başarabilecek insan sayısıysa Kellerman’ın da dediği gibi bir elin parmaklarını geçmiyor. Ben zaten böyle olduğunu düşünüyorum ama önemli olan bunu neden yaptığı?

Kısa süre sonra ise Michael’ın neden Yemen’de olduğu bir fotoğraf dizisiyle gün yüzüne çıktı. Yeniden, Scofield CIA Asbaşkanı’nı öldürmüş! Dizi burada birinci sezonuna büyük bir selam çakıyor. Sara’nın da söylediği gibi Burrows’a kurulan komploya benzer bir şekilde Scofield da bu fotoğrafların ardından hedef haline geldi. Dikkatli izleyenler hatırlayacaktır, silahın patladığı karede silahın kimin tarafından tutulduğunu görmüyoruz. Bunun sebebinin harekete duyarlı makineler olduğu düşünülüyor. Şu an için aynı evden çıktıklarını, başkan vurulduktan sonra Scofield’ın üstünü aradığını ve Yemen’de kaçarken arkasında bıraktığı bavulunda kanlı giysilerin bulunduğunu kesin olarak biliyoruz. Ters köşeleriyle ünlü dizinin bu kadar bariz bir durumu nasıl heyecanlı hale getireceğini çok merak ediyorum.

Prison Break 5. Sezon 2. Bölüm: Büyük Kaçış’ın Küçük Bir Parçası

Videoyu izleyen Sara’nın haliyle kafası karıştı. Scofield gerçekten de kötü biri olabilir miydi? Başından beri sadece büyük planın bir parçası mıydı? Bu soruların cevabını bulmak içinse yeni kocasının yanına gitti. Sara kesinlikle daha subjektif birini bulamazdı herhalde. Eski rakibinin hayatta olduğunu öğrenen Jacob da başladı Michael’ın ayağını kaydırmaya. Sara’nın beyni yıkanmış bir piyon olduğunu birden fazla kez ima eden Jacob aynı zamanda ‘’hiç farkında olmasa da’’ Michael’ın Ogygia’daki planlarına gönderme yapmayı ihmal etmedi. Sonrasında oğlunu okuldan almaya giden Sara ise dizideki bir başka absürtlüğü gözler önüne serdi. Daha birkaç gün öncesinde saldırıya uğrayan bir aile nasıl olur da hiçbir güvenlik önlemi almadan hayatına devam eder? Tabii karşılarındaki ajan A&W olunca buna şaşırmamak gerek. Neyse ki sadece Scofield’ın mesajı ile karşılaşan ikili umarız bu uyarıyla tehlikenin farkına varır.

Gelelim bölümün en önemli ve heyecanlı sahnesine. Ramazan ayının hürmetine hücrelerden çıkan suçlular arasında IŞİD lideri Abu Ramal da bulunuyordu. Kaniel Outis’in bu örgütle işbirliği yaptığı söylenmişti. Haklı olarak bunun Scofield’a düzenlenmiş bir tuzak olduğunu düşünüyordum lakin Abu Ramal’ın ortaya çıkmasıyla işler tamamen başka bir boyut kazandı. Abisini bile tanımayan Michael, IŞİD liderini tanıyordu. Hatta kardeşim diyerek Abu Ramal‘a sarılan Scofield yarın Büyük Kaçış’ın gerçekleşeceğini müjdeledi. Hemen buraya da bir teori ekleyelim. Prison Break dizi dünyasında ters köşeleriyle büyük yankı uyandırdı. Artık beklentiler belki de hiçbir zaman karşılanamayacak seviyede. Bunu başarmak için sizce Jacob’ın konuşmasında da ima edildiği üzere, Michael Scofield’ın başından beri kötü biri olduğu ortaya çıkabilir mi? Gelecek bölümün ismi belki de bir ipucudur.

Yıllandıkça efsaneleşen Prison Break, beşinci sezonuyla şu an için çığ gibi yükselen beklentilerimizi karşılayabilmiş değil. Fakat diziye güvenimiz tam. Önümdeki yedi bölümde yer alacak muazzam bir ters köşeyle 2017’ye damgasını  vurmaması için hiçbir neden yok. Yorumlarınız paylaşmayı unutmayın. Gelecek bölümün fragmanına aşağıdan ulaşabilirsiniz. Haftaya görüşmek üzere…

Prison Break 5. Sezon 3. Bölüm Fragmanı: The Liar

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi