Farklı tarzıyla televizyona yeni bir soluk getirme potansiyeli bulunan Preacher, bunu yeterince başaramasa da hikayesi, ilginç karakterleri ve yeni sezonu için yarattığı heyecan dalgasıyla keyifli bir seyirlik vaat ediyor.

***Bu yazı Preacher dizisinin 1. sezonuna dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Çizgi roman aleminin hatırı sayılır isimlerinden Garth Ennis ve Steve Dillon tarafından yaratılıp ilk baskısı 1996 yılında yapılan Preacher, farklı tarzıyla kuşkusuz çizgi roman dünyasında kendine has bir yer edinebilmiş durumda.

Preacher’ın bir melekle şeytanın yasak aşkından ortaya çıkan Genesis isimli varlığın Texas’ın Annville şehrinin vaizi Jesse Custer’ın vücuduna girmesiyle başlayıp daha sonra Jesse, onun sevgilisi Tulip ve İrlandalı vampir arkadaşı Cassidy’le birlikte Cennet’ten firar eden Tanrı’yı arama yolculuğunu anlattığını söylesek ne kadar sıra dışı bir şeylerle karşı karşıya olduğumuzu daha iyi anlayabiliriz.

Yayınlandığı ilk günden bu yana film ya da dizi olarak birçok kez uyarlanmaya çalışılan ancak pek de başarılı olunamayan Preacher, son olarak Amerikan komedisinin tanındık yüzleri Seth Rogen ve Evan Goldberg’in eline geçmiş ve bu ikili Breaking Bad’in yapımcılarından Sam Caitlin’le birlikte kendilerinin deyimiyle ‘hayatlarının projesi’ne adım atmışlardı. Aslına bakılırsa Preacher’ın tonu itibariyle televizyon dizilerinin altın çağını yaşadığı şu dönemde ekrana uyarlanması bizler için büyük şans. Dizinin çizgi romanı adeta yalayıp yutmuş Rogen ve Goldberg ikilisine teslime edilmiş olması ise dizinin bir diğer önemli avantajı.

preacher-sezon-1-annville-filmloverss

Preacher 1. Sezon: Teknolojinin Göbeğinde Vahşi Batı Şehri Anville’e Giriş

Geçtiğimiz Mayıs ayının sonunda yayınlanan pilot bölümüyle ekranlara gelmeye başlayan Preacher’ın 10 bölümden oluşan ilk sezonunun çizgi romanın prequeli niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz. Zira çizgi romanda pek de görme imkânı bulamadığımız Annville şehri ve şehrin insanları bu sezonun ana malzemelerindendi. Teknolojinin var olduğu bir Vahşi Batı kenti gibi görünen, şerifinden belediye başkanına okul servisi şoföründen en zengin (ve aynı zamanda en kötüsüne) kadar birçok farklı sakinini tanıma imkanı bulduğumuz Annville’de yaşayan herkesin ortak özelliği kimsenin saf iyi ya da kötü olmamasıydı kuşkusuz, karşımızda gri insanlardan oluşmuş bir topluluk vardı. Şiddet ve toplum içindeki bozulmanın hat safhada olduğu, şehrin en naif karakteri sayılabilecek Emily’nin bile sezonun sonlarında belediye başkanını kurban ettiğini gördüğümüz Annville halkının, yaşananları adeta bir televizyon şovu tadında izlemesi ve bunu Tanrı’nın karşısına çıkmak için kuaförde sıralar oluşturacak kapitalist bir yaklaşımla yapması, kuşkusuz modern dünya insanı olarak bizlere de bir mesaj verir nitelikte. Tanrı’nın Cennet’ten firar ettiğinin ortaya çıkmasının ardından dengelerin iyice bozulduğu ya da belki de yerine geldiği şehrin daha sonra deyim yerindeyse kendi bokunda boğularak havaya uçması da diziye akıllıca eklenmiş bir detay olarak göze çarpıyor.

Şehrin öte yanında ise büyüdüğü yere geri dönüp gözlerinin önünde katledilen babasının kilisesinde vaizlik yapmaya başlayan Jesse Custer var. Eski karanlık günlerini geride bırakmaya çalışırken tıpkı şehrin insanları gibi iyiyle kötü arasında mekik dokuyan Jesse, Genesis’in içine girmesinin ardından dengesini biraz kaybetse de Tulip ve Cassidy’nin de yardımıyla sezonun sonunda kendisini konumlandıracağı yeri nihayet buluyor. Esas kahramanlarımızın karakter gelişimlerinin bir sezona yayılacak şekilde verilmesi kimi zaman hikayenin akışını zedelese de bence bu dizinin gerçekten başlayacağı ikinci sezonu öncesinde alınmış stratejik ve doğru bir karar. Zira dizinin çizgi romanla paralel ilerlemesi çizgi roman okumayanların bir süre sonra hikayeden kopmasına neden olabilirdi.

preacher-dominic-cooper-filmloverss

O Tanrı Bu Kiliseye Gelecek!

Preacher’ın bir diğer artısı oyuncu performansları. Dizide Jesse, Tulip ve Cassidy karakterlerine hayat veren Dominic Cooper, Ruth Negga ve Joseph Gilgun’un hem kendi karakterlerindeki performansları hem de birbirleriyle uyuşan kimyaları yeni sezon için olumlu bir gelişme. Yeni sezonda kendisini göremeyeceğimiz Jackie Earle Haley’in bir kez daha oldukça başarılı bir performans sergilediği dizide Cassidy karakteriyle karşımıza çıkan Joseph Gilgun’a da özel bir selam çakmadan geçmeyelim. Jesse ile girdiği bazen sorgulayıcı bazen de eğlenceli ikili diyalogların yanı sıra Pulp Fiction’dan Big Lebowski’ye eğlenceli film referanslarıyla dizinin komedi yükünü üstlenen karakterini hakkıyla canlandıran Gilgun’un performansı da gerçekten şapka çıkarılacak cinsten.

Preacher’da başarılı olarak göze çarpan bir diğer ayrıntı ise dizideki şiddet ve gore ögelerin yerinde kullanımı ki bu konuda AMC’yi tebrik etmek gerekiyor. Tonu bu denli karanlık olan dizide bu ögelerin es geçilmesi ya da sansürlenmesi diziyi muhakkak ki olumsuz yönde etkilerdi. Öte yandan her ne kadar çizgi roman mertebesinde olmasa da Preacher, din ve inanç ekseninde oldukça cesur sorular sormaktan çekinmiyor ve genelde cevapları seyirciye bırakarak aradan çekiliyor. Tabii bir vaizin Tanrı’yı kiliseye emrivaki olarak çağırdığı, biraz da çarpık olarak nitelendirilebilecek bu ortamda bu denli cüretkar soruların sorulması gayet normal.

Gelelim dizinin yeni sezonunda neler olacağına. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki Preacher 2. sezon onayını daha ilk bölümlerden aldı ve dizinin 2017 yılında ekranlara gelecek yeni sezonu 13 bölümden oluşacak. Annville’in havaya uçmasının ardından cehennemle dünya arasında sıkışmış Eugene ya da nam-ı diğer Arseface dışında kasabadaki tüm karakterlere veda ettiğimizi söyleyebiliriz. Her ne kadar şehirdeki birçok hikaye yarım kalmış olsa da bu durum, dizinin yeni sezonunda çizgi romandan daha çok karakter göreceğimiz manasına geliyor. Keza Genesis’i Jesse’den almak isteyen Fiore ve DeBlanc’ın çağrısıyla sezon finalinde Cehennem’den geri dönen Saint of Killers ve 3. bölümde kısa bir süre beyaz takım elbisesiyle karşımıza çıkan Herr Starr, dizinin yeni sezonunda muhakkak göreceğimiz karakterler. Cennet’ten kaçan Tanrı’yı bulmak üzere yola çıkan üçlümüz 2. sezonda maceralarına bir yol hikayesi şeklinde mi yoksa yeni bir şehre geçerek mi devam edecekler bunu zaman gösterecek.

Peki Preacher’ın ilk sezonu hakkında sizin düşünceleriniz neler ?


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi