2006 ve 2012 yıllarında düzenlenen Berlin Film Festivali’nde gösterilen filmleri Kargaran mashghool-e karand ve Paziraie Sadeh ile Forum bölümünde yarışan ve Paziraie Sadeh ile NETPAC Ödülü’nü kazanan İranlı yönetmen Mani Haghighi, 2016 yapımı Ejhdeha Vared Mishavad! isimli filminden sonra bu kez de Pig filmiyle Berlin’de Altın Ayı için yarıştı. İran’ın başkenti Tahran’da geçen Pig filminde devlet tarafından kara listeye alınan ve artık film yapmasına izin verilmeyen Hasan Kasmai (Hasan Majuni) isimli bir yönetmenin başından geçen absürd olayları konu alan Haghighi; Onur Ünlü filmlerinde örneğine sıkça rastladığımız türde absürd bir kara komediye imza atıyor. Ancak, filmine iyi bir fikirle başlayan Haghighi bir noktadan sonra vermek istediği mesajı o kadar çok tekrarlamaya başlıyor ki; bu kör göze parmak vaziyet seyircinin hem anlatıdan kopmasına hem de bu hikâyede kendine bir yer bulamamasına sebep oluyor. Pig: Derinleşemeyen Bir Kara Komedi Ülke çapında popüler olan film yönetmenleri ve oyuncuları öldüren bir seri katilin, kendisini neden görmezden geldiğine ve öldürmediğine içerleyen Hasan Kasmai’nin bu sorulara kendince aradığı cevapları izliyoruz film boyunca. Bir yandan sevdiği kadının (Leila Hatami) başka yönetmenlerin filminde rol alacak olması onu çıldırtırken, bir yandan da kaybettiği şanını geri kazanmaya çalışıyor. Ülkedeki sinema sektörüne isyan ederken kentteki yönetmenleri birer birer öldüren seri katilin bile onu umursamadığı gerçeğiyle yüzleşince üzüntüsünü bir gün annesiyle paylaşıyor. Annesine göre “katil en sevdiğini sona saklıyor”. Ama bir gün bir dizi yanlış anlaşılma ve sosyal medyanın azizliği sonucunda şehirde işlenen seri cinayetlerin zanlısı Hasan oluveriyor. Böylesine bir yanlış anlamayı düzeltmek için sosyal medyanın gücünü kullanmaya ve şanına sürülen kötü lekeden kurtulmaya karar veren Hasan’ın mücadelesi de bu dezenformasyon sonrası başlıyor. Mani Haghighi, artık ünlü ve değerli biri olmanın sosyal medyada yapılan paylaşımlar ve alınan beğeni sayılarıyla ölçüldüğü dijitalleşmiş çağda, dezenformasyonlar sebebiyle katil ya da maktul ilan edilmenin anlık bir olay hâlini aldığı yeni dünyaya eleştirel bir biçimde yaklaşıyor. Ama Pig, bu meseleye dair herhangi bir çözüm yolu getirmekten de uzak duruyor. İran sinema endüstrisi, sanatçı egosu, sosyal medya ve PR dünyasını eleştiri bombardımanına tutan film, absürd anlatım tarzıyla gerçeküstü bir toplumsal taşlamanın peşinden gidiyor. Fakat, özellikle filmin görüntü yönetmenliğini üstlenen Mahmoud Kalari tarafından yaratılan neon renklerin ağırlıkta olduğu sahnelerde saykodelik bir anlatıya kayma meyli taşıyan ve bu anlamda ilgi çekici bir seri cinayet komedisi olma yolunda ilerleyen film, birden bu satirik anlatıdan sapıp, dijital medyanın zararlarına dair herhangi bir çözüm önermeden didaktik bir söylem geliştirerek kendi topuğuna sıkıyor. Hasan Kasmai’nin aradığı sorulara ve kaybettiği şanına cevap bulma sürecini ekrana taşıyan Pig; absürd anlatısı ve kara komedi ile polisiye-gerilim türünü birleştiren yapısıyla sinemada yenilikçi bir dil arayışına gitmeye çalışsa da, bir noktadan sonra kendini tekrarlamaktan ve elindeki politik cevheri derinleştirmek yerine hiç etmekten başka bir yere varamıyor. Başrollerinde Hasan Majuni ve Asghar Farhadi’nin Oscar Ödüllü filmi Bir Ayrılık filminden hatırlayabileceğimiz Leila Hatami’nin yer aldığı film, absürd komedi meraklılarına bile bayağı gelebilecek türde diyalogları ve raydan çıkan olay örgüsüyle ortalama bir seyirlikten daha fazlası değil.

Yazar Puanı

Puan - 52%

52%

Pig; absürd anlatısı ve kara komedi ile polisiye-gerilim türünü birleştiren yapısıyla sinemada yenilikçi bir dil arayışına gitmeye çalışsa da, bir noktadan sonra kendini tekrarlamaktan ve elindeki politik cevheri derinleştirmek yerine hiç etmekten başka bir yere varamıyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
52

2006 ve 2012 yıllarında düzenlenen Berlin Film Festivali’nde gösterilen filmleri Kargaran mashghool-e karand ve Paziraie Sadeh ile Forum bölümünde yarışan ve Paziraie Sadeh ile NETPAC Ödülü’nü kazanan İranlı yönetmen Mani Haghighi, 2016 yapımı Ejhdeha Vared Mishavad! isimli filminden sonra bu kez de Pig filmiyle Berlin’de Altın Ayı için yarıştı. İran’ın başkenti Tahran’da geçen Pig filminde devlet tarafından kara listeye alınan ve artık film yapmasına izin verilmeyen Hasan Kasmai (Hasan Majuni) isimli bir yönetmenin başından geçen absürd olayları konu alan Haghighi; Onur Ünlü filmlerinde örneğine sıkça rastladığımız türde absürd bir kara komediye imza atıyor. Ancak, filmine iyi bir fikirle başlayan Haghighi bir noktadan sonra vermek istediği mesajı o kadar çok tekrarlamaya başlıyor ki; bu kör göze parmak vaziyet seyircinin hem anlatıdan kopmasına hem de bu hikâyede kendine bir yer bulamamasına sebep oluyor.

Pig: Derinleşemeyen Bir Kara Komedi

Ülke çapında popüler olan film yönetmenleri ve oyuncuları öldüren bir seri katilin, kendisini neden görmezden geldiğine ve öldürmediğine içerleyen Hasan Kasmai’nin bu sorulara kendince aradığı cevapları izliyoruz film boyunca. Bir yandan sevdiği kadının (Leila Hatami) başka yönetmenlerin filminde rol alacak olması onu çıldırtırken, bir yandan da kaybettiği şanını geri kazanmaya çalışıyor. Ülkedeki sinema sektörüne isyan ederken kentteki yönetmenleri birer birer öldüren seri katilin bile onu umursamadığı gerçeğiyle yüzleşince üzüntüsünü bir gün annesiyle paylaşıyor. Annesine göre “katil en sevdiğini sona saklıyor”. Ama bir gün bir dizi yanlış anlaşılma ve sosyal medyanın azizliği sonucunda şehirde işlenen seri cinayetlerin zanlısı Hasan oluveriyor. Böylesine bir yanlış anlamayı düzeltmek için sosyal medyanın gücünü kullanmaya ve şanına sürülen kötü lekeden kurtulmaya karar veren Hasan’ın mücadelesi de bu dezenformasyon sonrası başlıyor.

Mani Haghighi, artık ünlü ve değerli biri olmanın sosyal medyada yapılan paylaşımlar ve alınan beğeni sayılarıyla ölçüldüğü dijitalleşmiş çağda, dezenformasyonlar sebebiyle katil ya da maktul ilan edilmenin anlık bir olay hâlini aldığı yeni dünyaya eleştirel bir biçimde yaklaşıyor. Ama Pig, bu meseleye dair herhangi bir çözüm yolu getirmekten de uzak duruyor. İran sinema endüstrisi, sanatçı egosu, sosyal medya ve PR dünyasını eleştiri bombardımanına tutan film, absürd anlatım tarzıyla gerçeküstü bir toplumsal taşlamanın peşinden gidiyor. Fakat, özellikle filmin görüntü yönetmenliğini üstlenen Mahmoud Kalari tarafından yaratılan neon renklerin ağırlıkta olduğu sahnelerde saykodelik bir anlatıya kayma meyli taşıyan ve bu anlamda ilgi çekici bir seri cinayet komedisi olma yolunda ilerleyen film, birden bu satirik anlatıdan sapıp, dijital medyanın zararlarına dair herhangi bir çözüm önermeden didaktik bir söylem geliştirerek kendi topuğuna sıkıyor.

Hasan Kasmai’nin aradığı sorulara ve kaybettiği şanına cevap bulma sürecini ekrana taşıyan Pig; absürd anlatısı ve kara komedi ile polisiye-gerilim türünü birleştiren yapısıyla sinemada yenilikçi bir dil arayışına gitmeye çalışsa da, bir noktadan sonra kendini tekrarlamaktan ve elindeki politik cevheri derinleştirmek yerine hiç etmekten başka bir yere varamıyor. Başrollerinde Hasan Majuni ve Asghar Farhadi’nin Oscar Ödüllü filmi Bir Ayrılık filminden hatırlayabileceğimiz Leila Hatami’nin yer aldığı film, absürd komedi meraklılarına bile bayağı gelebilecek türde diyalogları ve raydan çıkan olay örgüsüyle ortalama bir seyirlikten daha fazlası değil.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi