Beklenenden erken bir açığa vurmayla henüz ikinci bölümünden Dracula’nın kimliğini açıklayan Penny Dreadful bu hamlesiyle adeta heyecanı hız kesmeyecek bir sezonun habercisi oldu. Karakterlerin dünyanın farklı bölgelerine dağılmasının ardından yeniden bir araya gelecekleri bölümü beklerken bu bölüm dikkatimizi başka bir yöne çekmeyi başardı: Dracula!

***Yazının bundan sonrası Penny Dreadful 3. Sezon 2. Bölüm’e dair keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Etkileyici bir açılış sekansıyla başlayan dizi, bölüm adıyla da bu açılışa atıfta bulunmaya devam etti. “Predators Far and Near” yani yakındaki ve uzaktaki yırtıcılar adlı bölümde insanın vahşi içgüdülerine ve hayvanlar için kullanılan yırtıcı kelimesinin aslında insana ne kadar uyduğuna yapılan göndermeleri izledik. İlk bölümde neler yaptıklarını çok izleme şansı bulamadığımız Lily ve Dorian ikinci bölüme nefes kesen bir giriş yaptılar. Bir kurban seremonisine katılan ikili “bunlar da ne manyak çıktı!” dediğimiz anda olayları tersine çevirip beklenmedik bir dönüş geçekleştirdi. Bu seremoniyi izlemeye gelen zenginleri öldürüp işkence edilecek olan genç kızı kurtardılar. IMDb’de Justine olarak kredi verilen bu kızın önümüzdeki bölümlerde senaryoya katkılarını görecek olsak da, bu bölümden Lily’nin aslında hayırlı bir işe imza atmak adına bu adımı attığını anlamış olduk. Öte yandan Justine adının edebi tarihine kısaca göz atarsak Sado-mazoşizmin babası olarak kabul edilen Marquis De Sade’in Justine –or Misfortune of Virtue- adlı kitabıyla karşılaşmak şaşırtıcı olmayacaktır. 1791 yılında yayınlanan kitap erdem sahibi saf ve temiz bir genç kız olan Justine’in bu uğurda başına gelen talihsizlikler ve uğradığı haksızlıkları konu alır. Bu da Lily’nin onunla yaptığı konuşmayı az-çok doğruluyor diyebiliriz.

Penny Dreadful 3. Sezon 2. Bölüm: Yakındaki ve Uzaktaki Yırtıcılar

Dr. Jekyll ve Frankenstein’ın birlikte gerçekleştirdikleri ilk deneyde gördüklerimiz itiraf etmeliyiz ki Victor kadar bizi de şaşırttı. Özellikle Henry’nin Dr Jekyll ve Mr. Hyde kimliğini bildiğimizden ve bu dönüşümü izlemeyi merakla beklerken bu “iyileştirici” ya da “ehlileştirici” gücü kendi üzerinden ne kadar işe yarayacak merak etmiyor değiliz.

Ethan Chandler cephesindeyse, önce Kaetenay ile Sir Malcolm arasındaki konuşma, sonrasındaysa Kaetenay ile Ethan arasındaki konuşma iyice kafamızı karıştırdı ve kime inanacağımıza karar veremedik. Kaetenay’ın büyüye yatkınlığı ve gizemli havasının etkisiyle Ethan’ın kurt adam olma serüvenini ilişkilendirebiliriz. Belki de Kaetenay’ın laneti yüzünden Ethan bu hale geldi, kim bilir? Bekleyip göreceğiz. Öte yandan Kaetanay’ın Sir Malcolm’a sürekli “oğlumuzu bulmalıyız, oğlumuza gitmeliyiz” gibi kurduğu cümleler de bu teoride kullanılabilir argümanlar olabilir.

İkinci sezondan hatırladığımız Hecate’nin ilk bölümden beri Ethan’ın peşinde olduğunu biliyorduk ve ikinci bölüm itibariyle kaçınılmaz buluşma gerçekleşti. Ethan karanlık tarafını takip ederek Hecate’nin yol arkadaşlığını kabul edebilir ya da Vanessa ile iyi günlerini hatırlayıp yol yakınken cadıdan uzak durabilir.

Dizinin son sahnesinde Dracula’nın kimliğinin açığa çıkmasıyla yaşadığımız şaşkınlık katlandı. Açıkçası ilk bölümde Mr. Sweet’ten ufak da olsa şüphe duyacak gibi olsam da John Logan kitaba böylesine sadık devam ederken, orijinalinde köklü bir aristokrat olan Dracula’yı bir müze müdürü olarak tasvir edebileceğini beklemiyordum. Tabii bunu düşünürken kitaptan atladığım ufak ayrıntıyı da bu bölümde parçaları birleştirince görebiliyorum: Zooloji delisi Renfield’ın akıl hastanesindeki odasında saydığı böcek türleri… Bu hamleyle de Logan’ın dönem edebiyatından yakaladığı ufak detayları hikayeyi yeniden yazarken kullanmasıyla gönülleri bir kez daha fethettiğini itiraf etmeliyim.

Özetle iyi kurgulanmış ve her bir cümlesi ilmek ilmek dokunmuş hissiyatı yaratan, sezonun ikinci bölümü diziye dair gönül bağımızı sağlamlaştırarak, merakımızı katladı. Sezonun ana karakterlerinden birinin akıllıca bir hamleyle henüz ikinci bölümden açığa çıkarılması ise dizinin bu sezon kendine ne kadar güvendiğinin ispatı gibiydi. Ne diyelim bir an önce Pazartesi yeni bölümle gelsin…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi