İspanyol sinemasının önemli isimlerinden olan Pedro Almodovar, geçtiğimiz günlerde verdiği röportajda günümüzdeki sinema sektörü üzerine sorulan soruları yanıtladı.

İspanyol sinemasının tartışmasız en tanınan yönetmeni olan Pedro Almodovar, yıllar içinde çektiği filmlerle rüştünü ispatlamıştı. Filmlerindeki sanat yönetimi ve renk kullanımı (özellikle kırmızı) ile dikkat çekmesinin yanı sıra yönetmenliğini yaptığı filmleri yazmasıyla da tanınan Almodovar, büyük bir hayran kitlesine sahip. Son olarak Julieta ile izleyici karşısına çıkan ünlü yönetmen, çok olumlu yorumlar almamış olsa da hayranlarını tatmin etmeyi başarmıştı. Julieta’nın etkileri sürerken Variety‘e konuşan Almodovar, günümüzün sinema sektörünü eleştirdi.

Pedro Almodovar: Kendi Filmlerimi İzlemem

pedro-almodovar-filmloverss

Gelen sorulara verdiği cevaplarla şaşırtan ve günümüz sinemasını eleştiren Pedro Almodovar, sektör ile ilgili problemlerini açık sözlülük ile açıklamış.

Kendi filmlerinizi izler misiniz?

Kendi işimin izleyicisi olamam. Kendi hayatım ile ilişkili olduğunda ilgilenmiyorum.

Başkalarının filmlerini izlerken aynı filmi ne kadar farklı çekebileceğinizi düşünür müsünüz?

Eğer bir filmi özel bir sebepten dolayı beğenmemiş isem asla filmin karşısına oturup ”ben olsam nasıl yapardım” diye düşünmem. Bu şekilde bir beğenmeme durumu olursa da teknik olarak düşünürüm.

Hollywood filmlerinin durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sinemaya gidip seveceğim bir film bulmak benim için eskisinden daha zor. Belki de yaşlanıyorumdur. Ya yaşlanıyorum ya da artık beni şaşırtacak bir hikaye bulmak zor geliyor. Bence sinema şu anda eski halinden daha kötü durumda. Örnek olarak vermek gerekirse artık 60’larda ve 70’lerde izlediğimiz filmleri günümüzde göremiyoruz. Süper kahraman filmleri ve seri filmler ile ilgilenmiyorum. İronik olarak bir film ne kadar teknik olarak başarılıysa o kadar zararına oluyor. Efektler bu kadar gelişmemişken macera filmlerini severdim. Dijital ve sentetik görseller beni bu tarz filmlerden uzaklaştırdı.

Star Wars: The Force Awakens’ı izlediniz mi?

Hayır, beğendiğim son macera filmi Spielberg’ün Raiders of the Lost Ark filmiydi.

Son zamanlarda hangi filmlerden hoşlandınız?

Martin Scorsese’nin filmi Silence’ı izledim ve kesinlikle favorilerimden biri oldu. Ruhsel bir macera gibi hissettirdi. Katholik bir ülkeden gelen bir ateist olabilirim ancak inanç ile ilgiliyimdir. Moonlight’ı izlemek istiyorum. Manchester by the Sea’yi çok beğendim. Kenneth Lonergan’ın senaryosuna ve Casey Affleck’e bayıldım.

Julieta’nın ”keder” duygusuna bakış açısı ile aynı konuya Manchester by the Sea’nin bakış açısı arasında benzerlik olduğunu düşünüyor musunuz?

İkisi çok farklı filmler. Ancak yönetmenler olarak ikimizde ”acı” üzerine oldukça ılımlı ve sade bir şekilde yaklaşmışız. İki film içinde konuşursak belli bir sonun olması daha tatmin edici olabilirdi ancak bu filmlerin mutlu sonla bitmesi yanlış olurdu.

Sizce ünlüler politika üzerine konuşmalı mı?

Sanatçılar da diğer insanlar gibi birer vatandaş ve fikirlerini belirtmekte özgürler. Eğer devlete karşılarsa bu onların hisleridir ve bu fikirlerini söyleyebilmeliler. Ancak bizim fikrimizin diğerlerinden daha değerli olduğunu düşünmüyorum.

Filmlerinizde bolca seks sahnesi var. Seksi politik amaçla mı kullanıyorsunuz?

Bu sahnelerin nasıl algılanacağı veya sansürlenip sansürlenmeyeceği ile ilgilenmiyorum.  Politika hakkında çok düşünmüyorum. Artist olarak hayattaki en büyük ayrıcalığım, hayatı kendi bakış açımdan gösterebilmem. Bu bakış açısı birçok farklı insan, kimlik ve farklı ilişki tipleri içeriyor. Hayatı gördüğüm gibi sunuyorum yani çok katlı şekilde. Artık televizyona baktığınızda transseksüel insanlar için daha kapsamlı bir görüş var. Bu değişimden memnunum.

Bu değişimde payınız olduğunu düşünüyor musunuz?

Küstah gözükmek istemiyorum ancak bu değişimde payım varsa bu konuda çok mutluyum.  Dünya değişiyor ve gelişiyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi