Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Volver, Talk to Her, The Skin I Live In, High Heels, Matador ve Julietta gibi filmlerle tüm dünyaya adını duyuran İspanyol yönetmen Pedro Almodovar kariyerinde ona ilham veren 13 İspanya yapımı filmi kendi cümleleriyle açıkladı ve biz de bu filmleri ‘Pedro Almodovar’a İlham Vermiş 13 Film’ listesinde sizin için derledik!

Sinemaya ilk olarak çektiği kısa filmlerle adım atan, çok geçmeden ilk uzun metrajı ‘Folle… Folle… Folleme Tim!‘i yaptıktan sonra birbiri ardına çektiği filmlerle başarısını katlayan başarılı yönetmen Pedro Almodovar BFI Southbank’in Pedro Almodovar seçkisinde de yer alacak olan, kendisine ilham kaynağı olan 13 İspanya yapımı filmi açıkladı. Çektiği filmlerde renkleri ve sembolleri ahenkle kaynatarak geniş bir hayran kitlesi oluşturan yönetmenin kendi cümleleriyle açıkladığı 13 filmi sizin için listeledik. İşte Pedro Almodovar’a ilham veren o 13 film!

Pedro Almodovar’a İlham Vermiş 13 Film!

Calle Mayor – Main Street (1956)

calle-mayor-filmloverss

Yönetmenliğini J. A. Bardem’in üstlendiği Calle Mayor filmi evde kalmış bir kadının taşradaki yaşamını anlatan bir melodramdır. Bir grup arkadaş, evde kalmış naif bir kadın olan Isabel’e bir oyun oynamaya kalkarlar. İçlerindeki en genç ve yakışıklı arkadaşlarını Isabel’e göndererek ona aşık olmuş gibi davrandırtırlar. Isabel gün geçtikçe bu aşka daha fazla kapılırken, genç adam ise olayın acımasızlığını geç de olsa farkeder ancak arkadaşlarının da baskısıyla, onu da kırmamak için Isabel’e tek laf etmeye cesaret edemez. Film kadının bakış açısından anlatılmıştır, ki bu o dönemde pek alışılmamış bir şeydi. Almodovar ise film hakkında şu cümleleri kuruyor: “Taşra hayatını anlatan filmlere her zaman bir zaafım vardır. Bu da öyle bir hayattan kaçıp gelmemden kaynaklanıyor galiba. Film kadının bakış açısından anlatıyor, o dönemdeki ilk örneklerden biri. 1950’lerde kadın yalnızlığı sadece bir erkek olmayışına bağlanıyordu. 30’unu geçen bir kadının üç seçeneği vardı: mutfak, kilise ya da obezite.”

Es geschah am hellichten Tag – It Happened in Broad Daylight (1958)

el-cebo-filmloverss

Kırmızı Başlıklı Kız hikayesiyle benzerlik taşıyan bu filmde İsviçre’nin küçük bir eyaletinde küçük kızları kasaba yakınlarındaki ormanda öldüren bir adamın tuhaf hikayesi anlatılır. Çok geçmeden olaya Komiser Matthaei dahil olarak daha önceki kurbanlara benzeyen bir çocuğu aramaya başlar. Çocuğu bulduktan sonra ise amacını çocuk ve annesinden gizleyerek onların evinde kalmaya başlar. Amacı ise kasabaya korku salan katil tekrar harekete geçmeden onu durdurmaktır. İspanya-Almanya-İsviçre ortak yapımı olan bu filmde Alman aktör Gert Froebe’nin yanı sıra iki büyük Avrupalı oyuncu daha yer almaktadır: Michel Simon ve Heinz Ruthman. Birçok ülkeden ve milletten yıldızları ve büyük yetenekleri bir araya getiren filmin senaryosu Friedrich Dürrenmatt tarafından yazılmış ve Macar yönetmen Ladislao Vajda tarafından yönetilmiştir. El Cebo o dönemdeki suç-gerilim türündeki filmlerinde karşımıza çıkan “çocuk ve canavar” temasından ilerlemektedir. Tıpkı M (1931), The Night of The Hunter (1955), Frankenstein (1931) gibi…

El verdugo – The Executioner (1963)

el-verdugo-filmloverss

Luis Garcia Berlanga’nın yönettiği bu filmde ana karakterimiz bir cellattır. Geleneklerine bağlı, nazik, iyi bir karaktere sahip cellatın hayatta iki sorunu vardır: Bunlardan biri kendisi emekli olunca onun yerini kimin alacağı, diğeri de kızının bir türlü evlenememesidir. Bütün damat adayları babasının mesleğini öğrenince genç kızdan hemen uzaklaşmaktadırlar. Bütün bunlar karşısında çaresiz kalan cellatın sorunu ise kızının hayatına giren genç bir adam tarafından çözülecektir. Genç bir mezarcı olan bu genç adamla kızı arasında bir aşk başlar. Yaşlı cellat ise genç adamla kızının evlenmesine karşıdır: çünkü bir mezarcının kızına layık olduğunu düşünmüyordur! Luis Garcia Berlanga ve Rafael Azcona’nın kalemlerinden dökülen bu benzersiz kara mizah örneği döneminde de büyük ilgi görmüştü. Venice Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’nü kazanan film, cellat karakterini oynayan Jose Isbert’in performansıyla da öne çıkıyordu. Almodovar ise film hakkında şu yorumlarda bulunuyor: “The Executioner tam anlamıyla bir başyapıt. Hatta 1963 yılında çekildiği göz önünde bulundurulduğunda inanılmaz bir film. İdam cezasına karşı hayrette bırakan bir müdafaa ise zekice bir mizahın arkasına saklanmış.”

La tía Tula – Aunt Tula (1964)

la-tia-tula-filmloverss

31 yaşında bekar bir kadın olan Tula, kızkardeşinin ölümüyle birlikte arkasında bıraktığı dul kocasını ve iki çocuğunu kendi yanına alır. Onların evdeki varlığıyla birlikte Tula kendi hayatında da bazı değişiklikler yapar. Yıllardır yaşayamadığı bu evlilik hayatını onlarla yaşamaya başlar. Çocuklara adeta bir anne gibi davranır ama yapmadığı tek şey vardır: O da kızkardeşinin dul kocası Ramiro’nun bütün tekliflerini reddetmek. Hayatı artık kilise ve aile arasında gidip gelen Tula tüm cinsel arzularına ise ket vurmuştur. Filmlerinde kadın, cinsellik ve yalnız temalarını aynı potada eritmeye başaran Almodovar ise film hakkında şu yorumda bulunuyor: “Hiç çıplaklık veya erotik bir sahne içermemesine rağmen cinsel arzunun İspanya sinemasında açıkça gösterildiği ilk filmlerdendir Aunt Tula. Benim gibi filmlerinde yalnızlığı ve cesur kadınları işleyen biri için, Miguel Picazo’nun elinden çıkmış Aunt Tula hala bir rol modeldir.

El extraño viaje – Strange Voyage (1964)

el-extraño-viaje-filmloverss

Madrid’in ufak bir kasabasında yaşayan iki kardeş; Paquita ve Venancio yıllardır ablaları Ignacia’nın kontrolü altında yaşamaktadır. Eski bir hizmetçi olan Ignacia iki kardeşini de gönlünce yönetmektedir. Bir gün Paquita, ablası Ignacia’nın aile mirasının peşine düştüğünü öğrenir. Ignacia’nın parayı alır almaz bir yabancıyla kaçacağını ve iki kardeşini de ortadan kaldırmayı planladığı öğrenen Paquita ve Venancio ise ablalarını durdurmak için harekete geçerler. Fernando Fernan Gomez’in yönettiği film hakkında Almodovar “Fernando Fernan Gomez gerçekten tek kişilik dev bir kadro gibi. Oyuncu, yönetmen, roman yazarı, oyun yazarı ve hepsini de disiplinli bir şekilde yürütüyor. Onunla All About My Mother filminde çalıştığım için çok şanslıyım. El Extrano Viaje döneminde gösterime giremediği düşünüldüğünde biraz da lanetli bir başyapıt.” Gerçek bir olaydan esinlenerek yapılan film yeni gerçekçilik akımından da beslenmiş, grotesk ve kara mizah unsurlarıyla bezenerek günümüzde bile hala etkileyiciliğini koruyan bir eserdir.

Peppermint Frappé (1967)

peppermint-frappe-filmloverss

Almodovar’ın “Bunuel’e adanan bir film” diye bahsettiği Peppermint Frappe Carlos Saura’nın yönettiği bir psikolojik gerilim filmidir. Orta yaşlı bekar bir doktor olan Julian yıllar sonra çocukluk arkadaşı olan Pablo ile karşılaşır. Yeni evlenmiş olan Pablo’nun eşi ise genç ve güzel Elena’dır. Arkadaşının eşine aşık olan Julian, Elena’yı baştan çıkartmaya çalışır. Kendisinin tüm kışkırtmalarına rağmen Elena’nın karşılık vermediği Julian çaresiz kalır. Daha sonraları hemşiresi Ana ile Elena arasında bir benzerlik kuran Julian, Ana’ya yakınlaşarak ondan yeni bir Elena yaratmayı kafasına koyar. “Doktorun aşık olduğu kız oldukça genç, güzel, modern ve özgür bir kızdır. Kendi ve 60’lardaki İspanya’nın aksine!

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi