9/11’den sonra Amerikan ulusal tarihine bir başka kara gün olarak geçmiş Boston Maratonu’nda yaşanan bombalı terör saldırılarını beyazperdeye taşıyan Patriots Day – Kara Gün; Deepwater Horizon, Lone Survivor gibi filmleriyle tanıdığımız Peter Berg imzası taşıyan bir tarihi drama. Yaşanmış olaylara ve gerçek kişilere dayanan yapısıyla ve anlatıdaki biçimsel tercihleriyle büyük bir trajedi ve travma yaratan bu olayı kronolojik olarak saldırı öncesi, saldırı anı ve saldırı sonrası olarak enine boyuna işleyen film, bir anlamda yarı belgesel yarı kurmaca diyebileceğimiz dökü-drama stilinde işleniyor. Özellikle ilk 20 dakikasında 15 Nisan 2013 tarihinde Boston Maraton Koşusu’nda yaşanacak terör eylemlerinin bir gün öncesine giderek, saldırının direkt muhatabı olan kurban ve faillerin yaşantılarından anekdotlar veren Patriots Day, izleyiciyi de bu travmatik atmosferin içine çekmeyi başarıyor.

Bu tür toplumsal terör olayları karşısında bir araya gelip kenetlenmeyi başaran Amerikan toplumunu, Boston şehri özelinde kutsayan ve terör saldırılarını düzenleyen kardeşlerin yakalanmasında büyük rolü olan şehir sakinlerini esas kahraman ilan eden film, bu anlamda benzerlerinden ayrı bir çizgide. Amerikan ulusal kahramanlık filmlerinde, genellikle, tek bir kişi ya da bir grup üzerinden yaratılan kahraman imajı bu sefer tüm bir şehre ve şehrin sakinlerine verilerek toplumsal dayanışma örneği sergileniyor. Bir diğer sürpriz ise ulusal kahramanlık filmlerinin olmazsa olmazı Amerikan bayrağının Patriots Day’de neredeyse hiç boy göstermemiş olması ki bence bu doğru bir hamle. Bu anlamda benzerlerinden birkaç adım öne çıkmayı başaran film gerçek olayları aktarma konusunda taraflara ne kadar eşitlikçi yaklaşıyor derseniz; işte o noktada aleyhte niyet okumaları yapmaya başlayabiliriz. Çünkü Peter Berg ve ekibi, ne yazık ki, ağzımıza bir parmak bal çalıp kaçmayı tercih ediyor. 133 dakikalık süresi boyunca bu saldırıları düzenleyen Çeçen asıllı Dzhokhar ve Tamerlan Tsarnaev kardeşlerin böyle bir terör eylemini neden düzenlediklerine dair en ufak bir açıklama dahi yapmayan Patriots Day; kardeşlerin özel yaşantılarını da oldukça üstünkörü işliyor. Şahsi fikrimce empati duygusu yaratma tehlikesinden uzak durmak adına böyle bir tercihte bulunan Berg, filmin başında yakaladığı taraflara eşit önemde yaklaşımı büyük bir sekteye uğratıyor.

Patriots Day: Bir Terör Saldırısının Anatomisi

Patriots Day, ilk bir saatlik süresinde ABD’nin dış ilişkilerde gerçekleştirmiş olduğu politikalara, 11 Eylül’de yaşanan olaylar sonrasında Irak ve Afganistan’a yönelik girişilen askeri operasyonlara ve terör saldırıları sonrasında geliştirilen toplumsal reaksiyonlara öz eleştirel yaklaşarak ABD’nin de bu konularda masum olmadığını dile getirirken; filmin ikinci yarısında bu söylemin tersine çevrildiğine şahit oluyoruz. Bu anlamda tutarlı bir söylem geliştirmeyi başaramayan film, ikinci yarıda içinde kalmış İslamofobik söylemleri ve oryantalist bakış açısına sahip kırıntıları etrafa saçarak kendi ayağına sıkmış oluyor. ‘Nefrete sevgi ile cevap vereceğiz’, ‘Sevgi her zorluğun üstesinden gelir’ gibi didaktik söylemlerle seyircinin duygularına oynamayı da ihmal etmeyen Patriots Day, bu düşüncenin altını doldurmak için de herhangi bir girişimde bulunmuyor.

Teknik anlamda hareketli kamera kullanımı, gerçekliği artıran zoom tercihleri ve araya serpiştirilen gerçek görüntülerle, dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın olay sonrası verdiği birlik mesajlarını da ekranlara taşıyarak izleyiciyi olayların atmosferine sokmayı başaran Patriots Day; polis, FBI ve hatta CIA gibi bürokratik kuruluşlar arasındaki hiyerarşik yapı üzerine de önemli çıkarımlar yapıyor. Özellikle böyle bir kriz anının yönetimi esnasında neler yapıldığı, ne tür kararlar alındığı, birimlerin hangi alanda destek verdiği ve kaçan teröristleri yakalamak için şehir özelinde çıkarılan sıkıyönetim kararını işleyiş şekliyle bir terör saldırısı anatomisi izlenimi uyandırıyor. Bu anlamda filmin sinematik değerini göz ardı etmemiz imkansız. Paul Greengrass imzalı bir 9/11 filmi olan United 93 (Uçuş 93)’nin izinden giden Patriots Day, biçimsel anlamda bir aksiyon filminin karşılaması gereken beklentileri elinden geldiğince sağlıyor. Saldırılar esnasında fail, kurban ya da emniyet güçleri olan gerçek karakterlere hayat veren Mark Wahlberg, John Goodman, J.K. Simmons, Michelle Monaghan ve Kevin Bacon gibi büyük isimler ise kendilerine verilen bu rolleri başarıyla sergiliyor. Özellikle fail kardeşlerden küçüğünü canlandıran Alex Wolff’un dünya ile alakasına kesmiş, cihadist olma yolunda ilerleyen sosyopat bir karakter yaratma anlamındaki başarısı da izlenmeye değer.

9/11’den sonra Amerikan ulusal tarihine bir başka kara gün olarak geçmiş Boston Maratonu’nda yaşanan bombalı terör saldırılarını beyazperdeye taşıyan Patriots Day – Kara Gün; Deepwater Horizon, Lone Survivor gibi filmleriyle tanıdığımız Peter Berg imzası taşıyan bir tarihi drama. Yaşanmış olaylara ve gerçek kişilere dayanan yapısıyla ve anlatıdaki biçimsel tercihleriyle büyük bir trajedi ve travma yaratan bu olayı kronolojik olarak saldırı öncesi, saldırı anı ve saldırı sonrası olarak enine boyuna işleyen film, bir anlamda yarı belgesel yarı kurmaca diyebileceğimiz dökü-drama stilinde işleniyor. Özellikle ilk 20 dakikasında 15 Nisan 2013 tarihinde Boston Maraton Koşusu’nda yaşanacak terör eylemlerinin bir gün öncesine giderek, saldırının direkt muhatabı olan kurban ve faillerin yaşantılarından anekdotlar veren Patriots Day, izleyiciyi de bu travmatik atmosferin içine çekmeyi başarıyor. Bu tür toplumsal terör olayları karşısında bir araya gelip kenetlenmeyi başaran Amerikan toplumunu, Boston şehri özelinde kutsayan ve terör saldırılarını düzenleyen kardeşlerin yakalanmasında büyük rolü olan şehir sakinlerini esas kahraman ilan eden film, bu anlamda benzerlerinden ayrı bir çizgide. Amerikan ulusal kahramanlık filmlerinde, genellikle, tek bir kişi ya da bir grup üzerinden yaratılan kahraman imajı bu sefer tüm bir şehre ve şehrin sakinlerine verilerek toplumsal dayanışma örneği sergileniyor. Bir diğer sürpriz ise ulusal kahramanlık filmlerinin olmazsa olmazı Amerikan bayrağının Patriots Day’de neredeyse hiç boy göstermemiş olması ki bence bu doğru bir hamle. Bu anlamda benzerlerinden birkaç adım öne çıkmayı başaran film gerçek olayları aktarma konusunda taraflara ne kadar eşitlikçi yaklaşıyor derseniz; işte o noktada aleyhte niyet okumaları yapmaya başlayabiliriz. Çünkü Peter Berg ve ekibi, ne yazık ki, ağzımıza bir parmak bal çalıp kaçmayı tercih ediyor. 133 dakikalık süresi boyunca bu saldırıları düzenleyen Çeçen asıllı Dzhokhar ve Tamerlan Tsarnaev kardeşlerin böyle bir terör eylemini neden düzenlediklerine dair en ufak bir açıklama dahi yapmayan Patriots Day; kardeşlerin özel yaşantılarını da oldukça üstünkörü işliyor. Şahsi fikrimce empati duygusu yaratma tehlikesinden uzak durmak adına böyle bir tercihte bulunan Berg, filmin başında yakaladığı taraflara eşit önemde yaklaşımı büyük bir sekteye uğratıyor. Patriots Day: Bir Terör Saldırısının Anatomisi Patriots Day, ilk bir saatlik süresinde ABD’nin dış ilişkilerde gerçekleştirmiş olduğu politikalara, 11 Eylül’de yaşanan olaylar sonrasında Irak ve Afganistan’a yönelik girişilen askeri operasyonlara ve terör saldırıları sonrasında geliştirilen toplumsal reaksiyonlara öz eleştirel yaklaşarak ABD’nin de bu konularda masum olmadığını dile getirirken; filmin ikinci yarısında bu söylemin tersine çevrildiğine şahit oluyoruz. Bu anlamda tutarlı bir söylem geliştirmeyi başaramayan film, ikinci yarıda içinde kalmış İslamofobik söylemleri ve oryantalist bakış açısına sahip kırıntıları etrafa saçarak kendi ayağına sıkmış oluyor. ‘Nefrete sevgi ile cevap vereceğiz’, ‘Sevgi her zorluğun üstesinden gelir’ gibi didaktik söylemlerle seyircinin duygularına oynamayı da ihmal etmeyen Patriots Day, bu düşüncenin altını doldurmak için de herhangi bir girişimde bulunmuyor. Teknik anlamda hareketli kamera kullanımı, gerçekliği artıran zoom tercihleri ve araya serpiştirilen gerçek görüntülerle, dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın olay sonrası verdiği birlik mesajlarını da ekranlara taşıyarak izleyiciyi olayların atmosferine sokmayı başaran Patriots Day; polis, FBI ve hatta CIA gibi bürokratik kuruluşlar arasındaki hiyerarşik yapı üzerine de önemli çıkarımlar yapıyor. Özellikle böyle bir kriz anının yönetimi esnasında neler yapıldığı, ne tür kararlar alındığı, birimlerin hangi alanda destek verdiği ve kaçan teröristleri…
Puan - 60%

60%

Yazar Puanı

Saldırının direkt muhatabı olan kurban ve faillerin yaşantılarından anekdotlar veren Patriots Day, izleyiciyi de bu travmatik atmosferin içine çekmeyi başarıyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
60
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi