Patlamış mısır, şekerlemeler ve içecekler sinema salonlarının kalkınmasında düşündüğümüzden çok daha yüksek bir oranda rol oynuyor. Sinema salonlarının neredeyse %50 oranında kar etmesini sağlayan ve sinemayla özdeşleştirdiğimiz patlamış mısır geleneği sinema kültüründe nasıl böyle bir konuma geldi? Patlamış mısırın sinema ile bütünleşmesine sürecini sizlerle paylaşmaya karar verdik. 

Patlamış mısır, 19. Yüzyılın ilk yarısında ticaret yoluyla ulaştığı Kuzey Amerika’da keşfedilir ve insanların ilgisini çeker. Eğlenceli bir atıştırmalık olarak görülen patlamış mısırın satışı ilk olarak sirklerde ve fuarlarda başlar. Hatta sinema salonları hariç tüm eğlence yerlerinde satıldığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Patlamış mısırın sinema salonlarında yaygınlık ve popülerlik kazanması ise Büyük Buhran (Great Depression) dönemine denk geliyor. Büyük Buhran döneminin hem sinema sektörünün gelişmesinde hem de patlamış mısır geleneğinin ortaya çıkışında azımsanamayacak kadar önemli bir rol oynadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. İnsanlar sıkıntılarından kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşabilmek için düşük maliyetli bir etkinlikle kafa dağıtmak istiyor ve sinema salonlarına akın ediyorlardı. Sinema salonu yetkilileri entelektüel kesime hitap etmek istedikleri için patlamış mısır gibi atıştırmalık yiyeceklerin sinema salonlarına yakışmadığını öne sürerek uzun bir süre patlamış mısır satmayı reddettiler. Fakat sokak satıcılarının bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek sinema salonlarının girişinde seyircilere patlamış mısır satması ve seyircilerin de gizli bir şekilde sinema salonlarına patlamış mısır sokması gibi gelişmeler sonucunda yetkililer bu finansal fırsata daha fazla karşı koyamadı. Satıcılara sinema salonlarının girişinde bir yer ayarladılar ve bir süre bu şekilde kontrolü sağladılar. En nihayetinde, sinema salonu sahipleri sokak satıcılarını kullanmak yerine kendileri satış yaptıkları takdirde daha fazla kar edeceklerini keşfettiler. Bu dönemde birçok sinema salonu bu yolla ayakta kalmayı başardı.

Patlamış Mısır Sinemada Bir Atıştırmalık mı Yoksa Bir Kâr Düzeneği mi?

popcorn - filmloverss

“Popped Culture: A Social History of Popcorn in America” adlı kitabın yazarı Andrew Smith’in düşünceleri ise şu şekilde: “1930’lu yılların ortalarında sinema endüstrisi iflasın eşiğindeydi. Fakat patlamış mısır veya diğer atıştırmalıkların satışını yapan salonlar bu zorlu dönemi rahatlıkla atlattı. Satmamakta direnen salonlar ise iflas etmeye mahkumdu.” 1960’lı yıllarda televizyonun yaygınlaşması ve insanların sinemaya gitme alışkanlıklarının azalması sonucunda patlamış mısır eskisi kadar rağbet görmemeye başlar ve satışları düşer. Sonraki yıllarda marketlerde hazır patlamış mısırlar satılmaya başlanır fakat insanlar sinema salonlarındakine benzer bir ürün istediği için bu tür uygulamalar başarısız olarak tarihe geçer.

Sonraki yıllarda kültürel ve sosyal gelişmelere bağlı olarak patlamış mısır popülerliğini tekrar kazanır. Patlamış mısır geleneği sinema tarihindeki eski salonlar için olduğu kadar, günümüzdeki modern sinema salonları için de hatırı sayılır bir gelir kaynağı olmaya devam etmektedir. Lüks sinema salonlarına olan rağbet arttıkça patlamış mısır ve bilimum atıştırmalık yiyeceklere olan talebin de aynı oranda artacağını ve böylece bu geleneğin daha uzun yıllar boyunca devam edeceğini söylemek mümkün. Hem düşük maliyetli olması hem de insanların sinema deneyimiyle doğrudan bağdaştırıyor olması bu devamlılığın en büyük etkenlerinden biri olarak gözümüze çarpıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi