Sinema tarihin en provokatif yönetmenlerinden, aynı zamanda yazar şair ve ressam olan, 20. yüzyılın en büyük düşünürlerinden Pier Paolo Pasolini’nin sinemasında bakışın yerini inceleyen, Pasolini sineması içindeki bakışları derleyen bir video yayınlandı. Daniel Mcilwraith tarafından hazırlanan video Pasolini’nin karakterlerinin doğrudan izleyiciyle kurduğu göz temasının ardında bulunun soruları daha net anlamamıza olanak sağlıyor.

Sadece İtalyan sinemasının değil dünya sinemasının da gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerinden biri olan Pier Paolo Pasolini, muhalif duruşunu sinemaya aykırı bir dil kazandırarak hazmetmesi zor yapımları izleyiciyle buluşturan öne çıkan yönetmenlerden biridir. O zamana kadar sinemada eleştirisine çok sık rastlanmayan; düzenin yargı ve kurallarına, toplumun yozlaşmış ahlakına karşı en kuvvetli ses Pasolini sinemasından yükseldi. Yönetmenin filmlerinde burjuva ahlakına karşı nefreti her filminde net bir şekilde yer ederken, her seferinde dile getirişindeki şiddeti daha fazla arttırmayı da bırakmadı. Ta ki 1975 yılında, günümüze kadar gelen yapımların arasında izlemesi en zor filmlerden biri olan Salo or the 120 Days of Sodom’u çekene kadar. Film, yönetmenin genç yaşlarından başlayarak hayatı boyunca mücadele ettiği faşizmin karşısında yapılabilecek en ağır eleştirilerden biri olarak sinema tarihine geçerken; gerçekliği açısından insanlık tarihinde büyük bir utancın yansıması olarak da yer edindi. Pasolini bu filmin ardından aynı sene acımasızca öldürüldü. Ardında Accatone, Mamma Roma, The Gospel According to St. Matthew gibi erken dönem filmlerinden başlayarak mitolojiye yer veren Medea, Oedipus Rex filmlerine, Eros üçlemesinden Teorema’ya kadar çok sayıda eşsiz yapım bıraktı.

mammaroma-filmloverss

Pasolini Sineması İçindeki Sert Bakışların Çağrısı

Sinema perdesinden yola çıkıp izleyiciye geçerek aradaki sınırı aşındıran bakış, pek çok başarılı yönetmende hikaye anlatmanın öncüllerinden biri olduğu gibi Pasolini’nin sinemasında da önemli bir yeri var. Onun sinemasında karşımıza çıkan izleyiciye dönük bakış; yargılayan, anlaşılmayı bekleyen, soru soran veya suçlayan bir nitelik taşıyor. Pasolini’yi sanata yönlendiren kavgadan ve öfkeden ayrı tutulamayacak izleyiciyle doğrudan kurulan göz teması ekran karşısındaki kişinin düzendeki yerini sorgulamasına yönelik sert bir çağrı olup sinemasının sarsıcılığına büyük oranda katkıda bulunur. Faşizme gelebilecek en büyük darbelerden biri olarak bakışın ardından başlayan ötekine doğru uzanan farkındalık, her bireyin uygulayıcısı olduğu düzenin içinde kendine yönelik sorgulamanın başlangıcını, toplumun yozlaşmışlığında kendi katkısının ne kadar büyük oranlarda olduğunun anlaşılmasını beraberinde getirir. Bu açıdan bakıldığında ise tabii ki Pasolini sinemasında seyirciye dönük ısrarcı göz teması şaşırtıcı değildir.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi