Sinema dünyasına yön veren veya çektiği filmlerle büyük ses getiren yönetmenleri göz önüne alacak olduğumuzda “sürpriz son” tanımının en çok M. Night Shyamalan’ın üzerine yakıştığını söyleyebiliriz. İlk iki uzun metraj denemesinin ardından çektiği 1999 yapımı Altıncı His (The Sixth Sense) ile büyük ses getiren Shyamalan için, Hitchcock’tan bu yana Amerikan seyircisini böylesine ters köşe yapabilen ender yönetmenlerden dersek abartmış olmayız. Altıncı His’in ardından sırasıyla çektiği Ölümsüz, İşaretler, Köy ve Sudaki Kız ile Hindistan doğumlu yönetmen nevi şahsına münhasır bir filmografi inşa etti. 2008 yapımı Mistik Olay ile kariyerinde düşüşe geçmeye başlayan Shyamalan, toplamda $300.000.00 harcanan iki filmi Son Hava Bükücü ve Dünya: Yeni Bir Başlangıç ile tabiri caizse kariyerinde dibe vurdu. Bu iki filmin ardından, bildiği sulara geri döndüğü Ziyaret ile kariyerinin orta sınıf işlerinden birine imza atan yönetmen son filmi Parçalanmış (Split) ile filmografisinin ilk yıllarına dönüş yaparak adeta “Ben daha ölmedim” diyor. Üstelik, kendisine yapılan eleştirilere aldırmadan, birçok kişinin cesaret dahi edemeyeceği bir işe soyunarak kendi mutant evreninin ilk tohumlarını atıyor.

***Bu yazı Parçalanmış – Split hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

En baştan belirtmek istiyorum ki Parçalanmış spoiler içermeden yazılacak bir film değil. Bu sebeple, filmi izlemeden bu yazıyı okumamanız gerektiğini tekrardan hatırlatmak isterim. Film, Kevin Wendell Crumb’ın (James McAvoy) üç kızla beraber bir arabada oturduğu sekans ile açılır. Kısa süre sonra bu üç kızı kaçırdığını anlayacağımız sekansın ardından, filmin tanıtım sürecinde sıklıkla dile getirilen, karakterin 23 farklı kişiliğe sahip olmasının taşıdığı anlamı öğreniriz. Son olarak 10 Cloverfield Yolu (2016)’nda gördüğümüz, dört tarafı duvarla çevrili odayı andıran bir odada tutsak edilen kızlar ile Kevin arasındaki ilişki her geçen dakika garipleşirken, karakterin yaşadığı kişilik bölünmeleri, filmin süresi ilerledikçe seyirciye aktarılır. Tedavi sürecinin devam ettiğini tahmin ettiğimiz Kevin’ın, psikiyatristinden saklamaya çalıştığı kişiliği “Dennis”, diğer 22 kişilik üzerinde hakimiyet kurar. Naif, kırılgan veya içine kapalı kişiliklerin aksine bu zamana kadar gördüğü baskı ve toplum tarafından dışlanmış olmanın verdiği travmayı kabul etmeyen ve kendisini ispat etmek arzusu ile ortaya çıkan bir kişilik olarak tanımlayabileceğimiz Dennis planlamıştır kızları kaçırmayı; henüz ortaya çıkmamış “Canavar”ın -24. kimlik- ortaya çıkışını bir nevi ayin ile süsleyebilmektir amacı.

Parçalanmış – Split: Sıra Dışı Bir Süper Kahraman Evreninin İlk Bölümü

Açıkçası, son derece yapay diyaloglar ile açılan, filmin ilk bölümü diyebileceğimiz, yaklaşık yirmi dakikalık bölüm süresince filmin içine girebilmek pek kolay olmuyor. Özellikle James McAvoy’a eşlik eden Anya Taylor-Joy, Jessica Sula ve Haley Lu Richardson’ın teen slasher’ları andıran oyunculuk performanslarının da bunda etkili olduğunu söyleyebilirim. Bu açılış, benim gibi Shyamalan’dan çok şey bekleyen sinemaseverleri korkutsa da, ilk yirmi dakikalık bölümün ardından hem McAvoy performansıyla öne çıkmaya başlıyor hem de filmin senaryosu giderek kuvvetleniyor. Bu dakikadan itibaren gerilimin her geçen dakika arttığı filmde, James McAvoy’un hayat verdiği karakterin sahip olduğu farklı karakterlerin önemi artıyor. “Canavar”ı da sayacak olduğumuzda toplamda 24 farklı kişiliğe sahip olan Kevin’ın bedeninde yaşattığı bu karakterleri tek tek analiz etmek mümkün değil, nitekim film de bu karakterlerin tamamını seyirciye aktarmıyor. Özellikle, yaşça diğer kişiliklerden daha küçük olan ve Kevin’ın masumiyetini simgelediğini düşündüğüm Hedwig karakteri, senaryonun devamlılığı açısından son derece önemli bir konumda bulunuyor. Bu karakterin, hem diğer karakterler tarafından kolaylıkla yönlendirilebiliyor olması hem de kaçırılan kızların bu karakter sayesinde olayların derinine inebiliyor olması iyi düşünülmüş ve iyi yazılmış. Dennis ile birlikte hakimiyeti ele alan bir diğer kişilik Patricia ise, muhtemelen çocukken tacize uğrayan Kevin’ın o dönemde ortaya çıkardığı bir kişilik. Sanatçı kimliği ile öne çıkan gey kişilik Barry ise, Kevin’ın hayatta konumlanmak istediği karakter olarak okunabilir. Fakat, uzun süre hakimiyeti elinde bulunduran bu karakterin fazlasıyla naif olması, Kevin’ın yaşadığı travmalara karşı bir başkaldırı amacıyla ortaya çıkan Dennis’in güçlenmesi ve diğer kişilikler üzerinde hakimiyeti ele geçirmesine yol açıyor. Diğer 20 kişilikten farklı olarak, Dennis ve Patricia, Kevin’ın hayatında önemli rol oynayan kötü olaylardan sonra ortaya çıkmış, şeytani yönleri simgelerken diğer tüm kişilikler Kevin’ın gerçek kişiliğini ortaya koyan masum ve zarar görmüş kişilikler olarak arka planda kalıyor.

Parçalanmış, belki Altıncı His ya da İşaretler kadar büyük bir film değil ancak Shyamalan filmografisindeki yeri, bu zamana kadar yaptığı tüm filmlerden daha önemli. Yazının en başında belirttiğim gibi, kendi mutant evreninin ilk tohumlarını atıyor olması son derece cesurca. Shyamalan, filmle ilgili verdiği demeçlerde “bu karakteri çok uzun zaman önce yazdım” dediğinde bunu klişe bir söylem olarak düşünmüştük oysa filmin sonuna geldiğimizde karşımıza çıkan tablo, karakterin Ölümsüz’den bu yana -belki de daha önce- var olduğunu kanıtlar nitelikte. Nitekim, Bruce Willis’i görmüş olmamız son kertedede sadece büyüyen bir evrenin varlığını değil, Parçalanmış’ın Ölümsüz ile doğrudan bir bağı olduğunu kanıtlıyor. Fakat, filmin son sahnesi bir başka mesajı daha içinde barındırıyor; bu filmin kurbanı olan Casey Cooke’nin, inşa edilmeye başlanan bu evrenin bir başka filminin kahramanı olacağının ilk sinyalleri veriliyor. Tam bu noktada özellikle belirtmek isterim ki filmin, benim açımdan dikkat çeken ve değerini artıran unsurlarından bir tanesi de sadece Kevin’a odaklanılmamış olması oldu. Kurban konumunda bulunan Casey’nin flashback’ler ile verilen hikayesi, filmin hikayesinin birden fazla katmana sahip olarak ilerlemesini sağlıyor. Av konumunda bulunan Casey’nin, flashback sahnelerinde avcı olarak gösterilmesi filmin ilerleyen bölümlerinde olacaklar için bir ön bilgilendirme gibi görülse de, hayatı boyunca “av” konumunda bulunduğunu öğrendiğimiz bu karakter ile kurduğumuz bağ ve geçen hissiyat son derece değerli. Zira, tüm bu karakterlerin bir araya geleceği ve ayrı ayrı yer alacağı devam filmlerinin çekilecek olması ya da bu evrenin kısa süre içerisinde genişleyecek olması değil, Shyamalan’ın böylesine minimal bir filmi tasarlarken, arka planda tüm bu dışlanmış karakterlerin yer aldığı, çok daha büyük bir evren inşa edebiliyor olması.

Yazıyı sonlandırmadan önce, James McAvoy ve Anna Taylor-Joy’un performanslarını da atlamamak gerekiyor diye düşünüyorum. James McAvoy, bir kez daha kendisine hayran bırakacak bir performans sergiliyor. Özellikle Hedwig’in Casey’i odasına çağırdığı sahne dahi, McAvoy’un oyunculuğu hakkında fikir vermeye yetecektir ancak McAvoy’un kariyer performansını sergilediğini düşündüğüm Pislik – Filth (2013) ile kıyaslayacak olduğumuzda, çok daha uygun sahnelere sahip olan Parçalanmış’ta oradaki performansına erişememiş olması, Shyamalan’ın oyuncu yönetimiyle ilgili oluşan soru işaretlerini bir kez daha akla getiriyor. The VVitch: A New-England Folktale’daki performansıyla şimdiden çok şey beklediğimiz Anna Taylor-Joy için ise biraz daha beklememiz gerektiğini düşünüyorum, nitekim gerilim filmlerinin aranan yüzü olacağını düşündüğüm Chloë Grace Moretz’de yaşadığım hüsranı bir kez daha yaşamak istemiyorum.

Girizgahta üzerinde durmaya çalıştığım konuya dönecek olursak Shyamalan, kariyerinin böylesine çalkantılı bir döneminde kimsenin kolay kolay cesaret edemeyeceği bir projeye imza atmış. James McAvoy’un performansıyla bir kez daha beyazperdede büyüdüğü Parçalanmış, tek bir film olarak ele alındığında minimal bir gerilim olarak gözükse de, yarattığı evren göz önüne alındığında her zaman Shyamalan’ın en cesur denemesi olarak anılacaktır.

Sinema dünyasına yön veren veya çektiği filmlerle büyük ses getiren yönetmenleri göz önüne alacak olduğumuzda "sürpriz son" tanımının en çok M. Night Shyamalan'ın üzerine yakıştığını söyleyebiliriz. İlk iki uzun metraj denemesinin ardından çektiği 1999 yapımı Altıncı His (The Sixth Sense) ile büyük ses getiren Shyamalan için, Hitchcock'tan bu yana Amerikan seyircisini böylesine ters köşe yapabilen ender yönetmenlerden dersek abartmış olmayız. Altıncı His'in ardından sırasıyla çektiği Ölümsüz, İşaretler, Köy ve Sudaki Kız ile Hindistan doğumlu yönetmen nevi şahsına münhasır bir filmografi inşa etti. 2008 yapımı Mistik Olay ile kariyerinde düşüşe geçmeye başlayan Shyamalan, toplamda $300.000.00 harcanan iki filmi Son Hava Bükücü ve Dünya: Yeni Bir Başlangıç ile tabiri caizse kariyerinde dibe vurdu. Bu iki filmin ardından, bildiği sulara geri döndüğü Ziyaret ile kariyerinin orta sınıf işlerinden birine imza atan yönetmen son filmi Parçalanmış (Split) ile filmografisinin ilk yıllarına dönüş yaparak adeta "Ben daha ölmedim" diyor. Üstelik, kendisine yapılan eleştirilere aldırmadan, birçok kişinin cesaret dahi edemeyeceği bir işe soyunarak kendi mutant evreninin ilk tohumlarını atıyor. ***Bu yazı Parçalanmış - Split hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.*** En baştan belirtmek istiyorum ki Parçalanmış spoiler içermeden yazılacak bir film değil. Bu sebeple, filmi izlemeden bu yazıyı okumamanız gerektiğini tekrardan hatırlatmak isterim. Film, Kevin Wendell Crumb'ın (James McAvoy) üç kızla beraber bir arabada oturduğu sekans ile açılır. Kısa süre sonra bu üç kızı kaçırdığını anlayacağımız sekansın ardından, filmin tanıtım sürecinde sıklıkla dile getirilen, karakterin 23 farklı kişiliğe sahip olmasının taşıdığı anlamı öğreniriz. Son olarak 10 Cloverfield Yolu (2016)'nda gördüğümüz, dört tarafı duvarla çevrili odayı andıran bir odada tutsak edilen kızlar ile Kevin arasındaki ilişki her geçen dakika garipleşirken, karakterin yaşadığı kişilik bölünmeleri, filmin süresi ilerledikçe seyirciye aktarılır. Tedavi sürecinin devam ettiğini tahmin ettiğimiz Kevin'ın, psikiyatristinden saklamaya çalıştığı kişiliği "Dennis", diğer 22 kişilik üzerinde hakimiyet kurar. Naif, kırılgan veya içine kapalı kişiliklerin aksine bu zamana kadar gördüğü baskı ve toplum tarafından dışlanmış olmanın verdiği travmayı kabul etmeyen ve kendisini ispat etmek arzusu ile ortaya çıkan bir kişilik olarak tanımlayabileceğimiz Dennis planlamıştır kızları kaçırmayı; henüz ortaya çıkmamış "Canavar"ın -24. kimlik- ortaya çıkışını bir nevi ayin ile süsleyebilmektir amacı. Parçalanmış - Split: Sıra Dışı Bir Süper Kahraman Evreninin İlk Bölümü Açıkçası, son derece yapay diyaloglar ile açılan, filmin ilk bölümü diyebileceğimiz, yaklaşık yirmi dakikalık bölüm süresince filmin içine girebilmek pek kolay olmuyor. Özellikle James McAvoy'a eşlik eden Anya Taylor-Joy, Jessica Sula ve Haley Lu Richardson'ın teen slasher'ları andıran oyunculuk performanslarının da bunda etkili olduğunu söyleyebilirim. Bu açılış, benim gibi Shyamalan'dan çok şey bekleyen sinemaseverleri korkutsa da, ilk yirmi dakikalık bölümün ardından hem McAvoy performansıyla öne çıkmaya başlıyor hem de filmin senaryosu giderek kuvvetleniyor. Bu dakikadan itibaren gerilimin her geçen dakika arttığı filmde, James McAvoy'un hayat verdiği karakterin sahip olduğu farklı karakterlerin önemi artıyor. "Canavar"ı da sayacak olduğumuzda toplamda 24 farklı kişiliğe sahip olan Kevin'ın bedeninde yaşattığı bu karakterleri tek tek analiz etmek mümkün değil, nitekim film de bu karakterlerin tamamını seyirciye aktarmıyor. Özellikle, yaşça diğer kişiliklerden daha küçük olan ve Kevin'ın masumiyetini simgelediğini düşündüğüm Hedwig karakteri, senaryonun devamlılığı açısından son derece önemli bir konumda bulunuyor. Bu karakterin, hem diğer karakterler tarafından kolaylıkla yönlendirilebiliyor olması hem de kaçırılan kızların bu karakter sayesinde olayların derinine inebiliyor olması iyi…

Yazar Puanı

Puan - 75%

75%

75

James McAvoy'un performansıyla bir kez daha beyazperdede büyüdüğü Parçalanmış, tek bir film olarak ele alındığında minimal bir gerilim olarak gözükse de, yarattığı evren göz önüne alındığında her zaman Shyamalan'ın en cesur denemesi olarak anılacaktır.

Kullanıcı Puanları: 4.46 ( 25 votes)
75
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi