Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

“Ben hayatta kalmak istemiyorum, ben yaşamak istiyorum.”

Steve McQueen imzalı, 2013 yapımı 12 Years a Slave’de karşımıza çıkan bu replik aslında özgür bir hayatın en yalın tanımı değil midir? Hayatta kalmak adına değil, gerçekten yaşamak adına nefes almak ve o atmosferi senin gibi özgür insanlarla yaşamak gerekir. Bir tarafta toplumsal normlar ve hükümet tarafından çekilen sınırlar tarafından özürlüğü kısıtlanan hatta bazen tamamen yok olanlar; diğer tarafta ise bu uğurda tüm cesaretiyle mücadele edenler… Bu mücadelenin resmedilmesi uğruna yolumuz elbette ki sinemaya düşer. 24 karenin gücü ile özgürlük arzusu bir araya gelince; ortaya çıkan muazzam yapımlar ile sinema dünyası etkileyici örneklerle buluşmuştur tabii ki. Biz de sizin için özgürlüğü, cesareti ve direnişi ele alan 10 etkileyici filmi sıraladık.

Özgürlüğe Dair 10 Etkileyici Film

One Flew Over the Cuckoo’s Nest – 1975

one-flew-over-the-cuckoo-s-nest-filmloverss

Aynı adlı kitaptan uyarlanan One Flew Over the Cuckoo’s Nest, akıl hastası numarası yaparak güvenlik önlemleri daha az olan bir akıl hastanesine sevkedilen bir mahkumun hikayesini ele alıyor. Mahkum, bu süre içerisinde hem kaçma planları yapıyor hem de akıl hastanesindeki diğer hastalarla farklı bir diyalog kuruyor. Randle Patrick mcMurphy, terapilerdeki kendi başına buyruk hareketleri ve özgürlüğe olan düşkünlüğü nedeniyle ise diğer hastalara kötü örnek olduğunu düşünen baş hemşire Mildred ile de büyük sorunlar yaşamaktadır. Jack Nicholson’un muazzam performansıyla büyülediği film; Milos Forman’ın diğer filmlerinde olduğu gibi sosyal eleştirilerini metaforik anlatılarla sinemaya aktaran en önemli yapıtlarından biri.

Malcolm X – 1992

malcolm-x-filmloverss

Tarihin en önemli insan hakları savunucularından olan Malcolm X’in hayatının anlatıldığı; onun hangi aşamalardan geçtiğini, ruhani olarak nasıl geliştiğini, en önemlisi bir lider olup nasıl kitleleri peşinden sürüklediğini ve zulme karşı savaşını verdiğini epik bir dille anlatan Malcolm X adlı filmin yönetmen koltuğunda Spike Lee oturmaktadır. The Autobiography of Malcolm X kitabından uyarlanan filmin başrolünde ise Denzel Washington yer alıyor. Malcolm küçük yaşta, papaz olan babası Ku Klux Klan tarafından öldürülmesiyle çok zor bir çocukluk geçirir. Biraz büyüdüğünde ise gangster olan Malcolm’un yolu kaçınılmaz bir şekilde hapishaneye düşer. Burada İslam’la tanışan Malcolm hapisten çıktığında ise artık bambaşka bir insandır… 1952 yılındaki şartlı tahliyesinden sonra hızla farklı bir yola giren Malcolm, öncesinde dahil olduğu ırkçı eğilimden uzaklaşarak siyahilerin kendi kaderini tayin edebilme ve kendi kendilerini savunma hakkı gibi konuların önemini vurguladı.

In the Name of the Father – 1993

in-the-name-of-the-father-filmloverss

Basit kaygıları olan bir İrlandalı genç olan Gerry Conlon, 70’li yıllarda Londra’ya gelir. Kendini hayatın akışına kaptıran Gerry, burada bir işgal evinde serbest bir hayat yaşayan gençlerle birlikte zaman geçirmeye başlar. Bir polis baskınında hiç ilgisi olmadığı 1974 Gyildford bombalamasından sorumlu tutularak tutuklanır. Üstelik o dönemin İngiltere’sinde şimdikinden çok farklı olarak, terörle mücadele adına insan haklarının hiçe sayıldığı uygulamalar olmaktadır. Ayrıca sadece Gerry değil; yoğun fiziksel ve manevi işkencelerin baskısı altındaki Gerry’nin masum babası da, suç ortağı olarak hapse atılır. Kadın bir avukatın yıllar süren çabalarının da yardımıyla, Gerry maruz kaldığı adaletsizliğe direnmeye ve özgürlüğü için mücadele etmeye başlar… Jim Sheridan’ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrolünde yer alan Daniel Day Lewis ise performansıyla büyüler!

Braveheart – 1995

braveheart-filmloverss

Yaşanan büyük acılar sonrası yeniden memleketi olan İskoçya’ya dönen William Wallace’ın asıl amacı çiftçilik yaparak sakin bir hayat sürmektir ama beklentileriyle gerçekleşenler çok farklıdır…  Çocukluk aşkıyla karşılaştığında dipsiz bir uçuruma iteceğinin farkında olmayan William; Mel Gibson’ın performansıyla sinema tarihine adını yazdırmıştır. Gibson’In hem yönetmenliğini üstlendiği hem de başrolünde yer aldığı film; İskoç halk kahramanı William Wallace’ın hayatını konu alıyor. İngilizler, İskoçlar üzerinde egemenlik kurmuş; İngiliz soyluları, yeni evli İskoç kadınlarıyla ilk geceyi geçirme hakkına sahiptir. Çocukken ailesini İskoçya uğruna kaybeden William Wallace’ın karısı da İngiliz birlikleri tarafından öldürüldüğü zaman, onun intikam arayışı kısa zamanda ülkesinin özgürlüğü için amansız bir savaşa dönüşür…

La Haine – 1995

la-heine-filmloverss

Paris’in gettolarında yaşayan biri pied-noir (Said), biri yahudi (Vinz), biri ise siyahi (Hubert) üç arkadaşın hikâyesini konu alarak, Fransa’da gettolarda yaşayan gençlerin hayatından bir kesit sunmayı başaran La Heine; ırkçılığa ve sosyal sınıf farklılıklarına yaptığı göndermeler nedeniyle hem Fransa’da hem de dünyada oldukça ses getirmeyi başarmıştı. Vurucu bir atmosfere sahip olan film, oldukça gerçekçi bir trajediyi beyazperdeye yansıtır.Göçmen ailelerin bulunduğu bölgede polisle gençler arasında sürekli bir çatışma yaşanmaktadır. Abdel adındaki bir bir gencin polis tarafından ağır bir şekilde darp edilmesi gerilimi had safhaya taşır. Vinz adındaki başka bir genç polise ait bir silah bulduğunda eğer Abdel ölürse bir polisi öldüreceğine yemin eder…

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi