Game of Thrones fırtınasının estiği şu haftalarda Netflix hızını kesmiyor ve yeni suç drama dizisi Ozark 1. sezon ile karşımıza çıkıyor. 21 Temmuz’da 10 bölümlük ilk sezonu yayınlanan Netflix Orijinali dizide, komedide görmeye alıştığımız Jason Bateman ve sağlam karakter rollerinin ismi Laura Linney başrolleri paylaşıyor.

***Yazının bundan sonrası Ozark 1. Sezon ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Ozark, Martin Bryde (Jason Bateman) isimli bir finans danışmanının suç girdabının hikayesi. Martin ve ortağı yıllardır Meksikalı kartel Del’in (Esai Morales) paralarını şirketleri üzerinden aklarlar. Bu düzen yıllarca gayet güzel devam eder – taa ki kartel Martin’in ortağının kendisinden para aşırdığını öğrenene kadar. Del bunun hesabını sorarken namlunun ucunda olan Martin, kıvrak bir hamleyle ortağının çaldığı paraları kartele katbekat geri ödeyebileceği bir senaryo anlatır. Sonu olabilecek bu kurtuluşunun tek yolu Güney Missouri’nin turistik kasabasındaki Ozark gölüdür.

Ozark: Oldurmaya Çalışmanın Hikayesi

ozark-sezon-1-filmloverss

Dizinin ismini alan Ozark gölü, Amerika Birleşik Devletleri’nde 5 milyon turistin her sene uğradığı büyük bir göl. Gölün ambiyansı, her ne kadar bazı bölümler Georgia’da çekilmiş olsa da genel olarak dizinin o kasvetli ve ne olacağı bilinmez havasını aktarmaya oldukça yardımcı oluyor. Dizinin lokal yeri merkezine alması, karakterlerin kendi doğalarındaki çabaları ve doğanın yenilmez duruşu dizinin en önemli noktaları diyebiliriz. Ozark, kamera çekimleri ve yeşil-gri renk kullanımı ile sahil kasabasının o naif ve saf duruşunu nakavt ederek bir ailenin hayatta kalma mücadelesi için neler yaptıklarını suç zinciri halinde bize sunuyor.

Martin ve onu aldatan eşi Wendy (Laura Linney)’nin 2 çocukları vardır. Martin, karteli Ozark’a gidip oradaki işletmeler üzerinden istediği miktardaki yüklü parayı aklayabileceğine ikna ettikten sonra ailesiyle birlikte bir anda Ozark’a yerleşirler. Tüm aile olarak yeni yere uyum sağlamakta zorluk çekerlerken, Martin ve Wendy birlikte işe koyulurlar. Kangren olan ilişkilerini suç ortağı olarak ayakta tutmaya çalışırlar.

Ozark her bölümünde ciddi bir senaryo çalışması barındırıyor. Senaryoda para aklama süreci o kadar detaylı bir şekilde izleyiciye aktarılıyor ki olayın gerçekliği adeta parlamaya başlıyor ve böylelikle izleyiciyi diziye daha çok çekiyor. Her bölümün başında büyük “O” harfi içerisinde gösterilen 4 farklı simge, puzzle edasıyla o bölüme dair ipuçları verirken “ben olsaydım nasıl yapardım?” sorusu olayların akışında size hep eşlik ediyor. Sakin kamera çekimlerinin ve doğanın dinginliğinin arka planında ölümü ve şiddeti hep yanı başımızda hissetmemize neden oluyor. Akıllıca kurgulanan dönüm noktaları bu huzurlu kasaba hayatı içerisinde tüm olağanlığıyla karşımıza çıkıyor. Şiddeti ve ölümü cesurca ve doğrudan göstermekten çekinmeyen fakat pasif şiddeti de antagonistler üzerinden oldukça iyi yansıtan bu kurgu, o kadar natürel akışta gerçekleşiyor ki her an her şey olabilir hissi 10 bölüm boyunca yakanızı bırakmıyor. Bu bilinçli gerginlik sebebiyle kendinizi trajik bir sahnede gülerken bile bulabiliyorsunuz.

Çıkan her türlü sorun karşısında bir planı olan Martin ve Wendy’nin bu sürekli bir şeyleri oldurmaya çalışmaları haline şahit olan Ozark Gölü ise hem kasabada yaşanan diğer suçlara ortak olurken hem de onları cezalandıran konumda olarak karşımıza çıkıyor. Kasabadaki uyuşturucu dağıtımının tekne üzerinde verilen Pazar vaazları aracılığıyla olmasına “izin verirken” Martin’i öldürmek isteyenleri elektrik çarpması sonucunda ölüme yolcu etmekten de çekinmiyor. Dizinin çoğu kasvetli bir havada geçerken yağmur öncesi o sıkkınlık sürekli alacakaranlık bir görüntüde geçiyor. Tam bir şeyler düzelip güneş doğacak diye düşünürken bir anda bir twist ile hikâye tekrar başa sarıyor geceye dönüş yapıyor. Bu karanlıkla dans Bryde ailesinin ruh halinin iyi resmedilmesini sağlıyor.

Dört bölümün yönetmen koltuğunda da oturan Jason Bateman ve vahşi bir sükûnet abidesi rolüyle Laura Linney dizide oldukça başarılı performans sergiliyorlar. Bunun yanı sıra Ruth (Julia Garner) karakteri dizide vicdan olgusunun bir öğesi olarak çıkarları doğrultusunda iyi ve kötü olmanın nasıl olabileceğini doğal bir şekilde yansıtıyor. Buna ek olarak kasabanın yardımsever gözüken uyuşturucu çetesi Snell ailesi ile FBI ajan karakterleri dizinin kurgularını desteklerken ana karakterlerin asla altında kalmamayı başarıyorlar.

Dizinin olabilecek tek handikabı, bu anti kahraman hikayesinin bazı noktalarında Breaking Bad ile benzerlik taşıması. Sıradan bir kişinin yasadışı işlere kendi isteğiyle karışması, hikâyenin lokal bir yerde geçmesi ve lokal insanların yasadışı işleri gibi konularda ortaklık bulmanız çok zor değil.

Kopuk bir ailenin yeniden bağlanmaya çalışmasını birbirini takip eden suçların eşliğinde muazzam oyunculuklar üzerinden anlatan Ozark’ı izlemek oldukça keyif veriyor diyebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi