Ariel Schulman ve Henry Joost tarafından yönetmenliği yapılmış olan film Oyun – Nerve Jeanne Ryan’ın romanından Jessica Sharzer tarafından senaryolaştırılmış gizem ve suç dolu bir gerilim-macera filmi. Filmin başrollerinde Vee karakterini canlandıran Emma Roberts’a Ian karakterine hayat veren Dave Franco eşlik ederken, oyuncu kadrosunu Emily Meade, Miles Heizer, Kimiko Glenn, Machine Gun Kelly ve Juliette Lewis oluşturmaktadır. Filmde Vee lise son sınıf öğrencisidir ve üniversitenin getirmiş olduğu bilinmezlik ile beraber kendi gençlik dünyasındaki kalp çarpıntılarıyla kendi yolunu çizmeye çalışmaktadır. Bu yol içerisinde annesini yalnız bırakamayan Vee, hayallerini süsleyen okuldan kabul almış olsa da annesine yakın olma ve ona kendi düşüncelerini dile getirememesinden kaynaklı hayallerini bir kenara bırakmaya ve hayatın olağanlığını kabul etmeye başlamıştır. Bu sırada okuldaki hoşlandığı çocuk etrafında şekillenen günleri gelip geçerken en yakın arkadaşı Sydney ile bir çıkmazda karşı karşıya gelir. Sydney internet üzerinden yayılan ve insanların kendi bedenleri ile oynadıkları bir oyunun içerisindedir. Nerve ismindeki bu oyunun en basit tanımı doğruluk ve cesaret oyununun doğruluk kısmının olmamasıdır. Nerve’ün bilinen iki kategorisi vardır; oyuncu ve izleyici. Eğer birey izleyiciyi tercih ederse oynayan kişileri izlemek ve onları istediği zaman kayıt altına almak için para ödemek zorundadır. Bununla beraber eğer birey oyuncu kategorisinde yer almayı tercih ederse de izleyiciler tarafından gönderilen görevleri yapmak zorundadır. Her yapılan görev karşılığında bir miktar para kazanan oyuncular, eğer başarısız olursa veya oyundan çekilirse her şeyi kaybetmekle yükümlüdürler. Oyuncuların tek seçenekleri oyunu kazanmaktır ve bu oyun 24 saat içerisinde sonlanacaktır. Sydney Vee’nin en zayıf olduğu noktadan ona karşı istemsiz bir saldırıda bulunduğu anda Vee kendi duvarlarını yıkmaya karar verir ve aslında kendini kendine kanıtlamak için Nerve’ün içerisine oyuncu olarak adım atar.

Vee’nin Nerve ekranına parmağını dokundurmasıyla beraber bilgisayarın içerisinde olan izleyicinin gözleri o an fark etmediği bir kabusun tanıkları olur. Vee parmağını ekrana dokundurduğu anda artık bir birey olmaktan çıkar ve onu internet üzerinde tanımlayan her bir olgunun bütünü haline dönüşür. Nerve, Vee’nin en sevdiği kitaptan banka hesabına kadar bütün bilgileri saniyeler süren bir yolculuk içerisinde elde eder ve neon ışıkların parlaklığında ne Vee’nin ne de izleyicinin farkına varmadığı büyük bir katliam ve kabus dolu bir korku filmini gerçekleştirmeye başlar. Vee oyuncu olarak kendini meşrulaştırmaya çabaladığı anda artık bilmediği ve umursamadığı bir bilmecenin içerisine girer. İlk görevinin adımı olarak izleyiciler Vee’nin bir lokantaya gitmesini ister ve Vee oraya varır varmaz görevi belirlenir: tanımadığın bir kişiyi beş saniye boyunca öp. Bu öpüşme senaryosu içerisinde tesadüf olmayan-kurgulanmış bir denk gelme ve karşılaşma ile Vee, Ian’ı öper. Bu öpüşme ile beraber gelen gençlik filmi esintileri bir anda neon ışıkların korkutucu parlaklığı ve Amerikan tarihindeki askerleri izleyen eril devletin ‘büyük kardeş seni izliyor’ sloganına benzer bir izleme ritüelinin ekrana yansıması ile bu olgular ve soundtrack albümünün inanılmaz temposu Nerve’ü gençlik filminden çıkararak akıl sınırlarını işgal eden kansız bir vahşet filmine dönüştürür.

Yakışıklı bir çocuğu öpmek, motora binip New York şehrine gitmek, hiçbir zaman satın alamayacağın bir elbiseyi denemek ve bunun üzerine ünlü olarak para kazanmak gibi gençliğin kanını kaynatmak bir yana her yetişkinin beynine bir haz olarak izdüşümünü bırakabilecek olan bir konunun üzerine inşa edilen Nerve, internetin karanlık tarafını da içine alarak büyük bir kaos yaratıyor. İnternetin asla ‘normal’ bir insanın ulaşamayacağı bir karanlık tarafı olduğunu bilen izleyiciler bunun bir temsilini filmde izlerken kısıtlı bırakılmış bir sahneyle bunun çıplaklığıyla karşı karşıya kalıyor. İnternet üzerinden ilerleyen Nerve’ün belirli bir sunucusu olmadığı filmde direkt söylenirken; oyunun kaynağının aslında herkes olduğunu yansıtan o an umursanmayan ancak vahşetin içine herkesi çeken bir yapısı izleyiciye aktarılıyor.

Oyun – Nerve: İmgesel ve Gerçek Alanlarındaki Neon Işık Temsili

Sanal alem içerisinde kendilerini bir maskenin ve takma ismin arkasına saklayan insanlar her şeyi yapabilme özgürlüğü ile kendilerini büyük bir maceranın içerisinde buluyor. Tam da bu noktada filmi izleyen izleyicinin zihninde Lacan öğretileri beliriyor ve Lacan’ın psikanalitik kuramına katmış olduğu ve kendi öğretilerinin temellerini oluşturan imgesel ve Gerçek kavramları filmin bir noktasına oturuyor. Ruhsal dünyanın içinde yer alan ve bir bütünü oluşturmasa da kısmi olarak yer alan imgeler ruhsal dünyada belirli olguların izdüşümleri olarak zihinlerde yer alır. Buna benzer olarak da Vee’nin kafasında yer alan ve Nerve ile açığa çıkardığı sınırsızlık; aynı zamanda izleyicilerin hiçbir şeyi umursamadan telefon kameralarının arkalarına saklanmaları ruhsal dünyalarındaki imgelerin yaratmış olduğu tepkimeler olarak karşımıza çıkıyor. Bireylerin psişelerinde yer alan babanın imgeleri, otoriteye saygı göstermenin imgesi eğilme; ceza almamak için sessiz kalmanın imgesi parmakla mühürlü dudak; vahşeti ve öldürmeyi seven eril hegemonyanın imgesi kaydetme ve bundan zevk almanın gülümsemesi gibi birçok imgesel olgu filmde Nerve’in izleyici kategorisindeki gençlerde bize kendini gösteriyor ve korku figürünün asıl etmenlerinden birini oluşturuyor.

Bu filmde izleyiciye aktarılan imgeler ile beraber gençlerin zihinlerinde, psişelerinde yer alan imgeler arasındaki paralellikten büyük bir gerilim masalı ortaya çıkıyor. Kimse tanık oldukları hakkında sesini çıkarmıyor ve bundan suçluluk hissetmiyor. Çünkü herkes bir noktada psişelerinde, ruhsal dünyalarında yer alan imgeleri dışarı çıkarıyor. Eğer Lacan’dan çıktığımız yolu Freud ile bir kesişime uğratacak olursak bir noktada da gençlerin id’lerini, şiddetlerini ve cinsel hazlarının yansımaları olan hayvani iç güdülerini özgür bıraktıkları bir alanı oluşturuyor Nerve. Lacan’ın imgesel alanı ve Freud’un id’i ile yolları kesişen Nerve kendisini iki ayrı noktada meydana getiriyor. Bunlardan biri sanal ortamda farklı kimliklerin arkasına gizlenen gençler babanın olmadığı, eril bir gücün ve hayır diyen bir kurumun olmamasından kaynaklı olarak id’lerini ortaya çıkarıyor ve trenin altına yatmak gibi vahşi bir arzuyu açığa çıkarıyorlar. Ancak bununla beraber internetin karanlık tarafı ve insanların içinde yer alan kan açlığı bütün erilliğin babasını uyandırıyor, daha doğrusu herkesin içerisindeki babanın yapabileceklerine ve tahakkümüne göre oluşmuş imgeleri uyandırıyor ve insanlar bu imgelerin istenen ve izlenen askerler gibi esirleri olup izlenen ve izleyen kavramlarını birbirine karıştırıp kendilerini yok olmaya mahkum ediyorlar. Filmin fragmanında yer alan ancak filmde değiştirilmiş olan sahneye baktığımızda da polisin de Nerve içerisindeki tahakküme girmesi ve zaten içerisinde olduğu kurumun tüm eril tahakkümünü ve şiddetini kayıtsız kalma eylemi ile beraber dışarı çıkarması bütün bu olguları bir anda mantıksal akış alanına indiriyor.

Bunlarla beraber Oyun – Nerve bir şekilde Lacan’ın Gerçek’ine de (büyük harf ile) bir şekilde değiniyor hissi yaratıyor. Lacan’a göre Gerçek zihin içinde ve dışında olmak üzere iki kutba ayrılıyor ve bu kutuplar içerisinde dışarıda yer alan Gerçek insanın dışında varlığını sürdürüyor ve insanın zihinsel alanında kendini var ediyor ve bu var olma alanı içerisinde bağımsız bir şekilde yol alıyor; bir şekilde kendi kendinin üstüne kapanıyor. Bu kendine ait oluşum içerisinde Gerçek bilinmezliği ve bir süre sonra ne olacağının asla kestirilememesini oluşturuyor. Vee’nin bir şekilde içinde yer aldığı Nerve’de salondaki izleyicinin gözleri bir süre sonra ne olacağını kestiremiyor çünkü izleyenler tarafından gönderilen görevlerin herhangi bir döngüsü olmaması Gerçek’in ortaya çıkmasına neden oluyor, filmde herhangi bir mantık aracına izin vermiyor. Kimin oyunda finale çıkacağının belirsizliği gibi birçok noktada bu Lacan esintisi bir şekilde kendini var ediyor. Fakat bu sanal dünya ile iç içe geçen gerilimin yüksek olduğu film bir kesime indirgeniyor ve bu indirgenme ile kendine büyük bir zarar veriyor. Aşkın, romantizmin, seksist arzuların ve bununla beraber masumluğun filmdeki neon ışığın her şeyi olduğu gibi gösterdiği kırıklarla harmanlanmak istenmesi filme büyük bir zarar veriyor.

Oyun- Nerve gençlerin cesaretlerini göstererek, kendilerini teknoloji modernizminin yaratmış olduğu popülerlik içerisinde var etme çabalarını konu ediniyor. Gençlerin hayatlarında bir ışık araması ve bu ışık peşinde gözü kapalı da olsa gitmelerini neon ışıklar altında ve bir motorsiklet üzerinde betimleyen film, neden gençler üzerinden gitmeyi tercih ettiğini maalesef ki anlatamıyor. Açlık Oyunları’nın açmış olduğu kapıdan giren birçok gençlik ve cesaret-ölüm denkleminin içindeki film gibi görülen Nerve aslında onlardan daha çok gerçekçi ve muazzam bir yapıyı kendinde barındırıyor. Nerve’ün senaryosu (maalesef ki son sahneler hariç) gayet başarılı bir şekilde ilerlerken, herhangi bir distopyayı veya büyüyü veya gerçeküstü dünyayı izleyici karşısına getirmiyor. İnternet gibi günlük hayatımızın merkezinde olan bir aktörünü alarak karşımıza farklı bir hikaye ile çıkarıyor. Bu aktörün devreye girmesi ile neden gençlerin ortaya atıldığını anlamak güçleşiyor ve filmin sonundaki büyük düşüş ile gençlik ateşinin dışında yetişkin dünyasına da el uzatmaması filmin noksan noktaları arasında yerini alıyor. Yapılmak istenenin ve aktarılan düşüncenin gayet başarılı lanse edilmesinin, kamera arkasındaki gücün yerinde olmasının yanı sıra ışığın, müziğin, kansız vahşetin muazzam bir şekilde izleyici aktarıldığı film izlenilmesi ve hatta uzun uzun hakkında tartışılması gereken bir yapım olmasını sağlıyor.

Ariel Schulman ve Henry Joost tarafından yönetmenliği yapılmış olan film Oyun - Nerve Jeanne Ryan'ın romanından Jessica Sharzer tarafından senaryolaştırılmış gizem ve suç dolu bir gerilim-macera filmi. Filmin başrollerinde Vee karakterini canlandıran Emma Roberts'a Ian karakterine hayat veren Dave Franco eşlik ederken, oyuncu kadrosunu Emily Meade, Miles Heizer, Kimiko Glenn, Machine Gun Kelly ve Juliette Lewis oluşturmaktadır. Filmde Vee lise son sınıf öğrencisidir ve üniversitenin getirmiş olduğu bilinmezlik ile beraber kendi gençlik dünyasındaki kalp çarpıntılarıyla kendi yolunu çizmeye çalışmaktadır. Bu yol içerisinde annesini yalnız bırakamayan Vee, hayallerini süsleyen okuldan kabul almış olsa da annesine yakın olma ve ona kendi düşüncelerini dile getirememesinden kaynaklı hayallerini bir kenara bırakmaya ve hayatın olağanlığını kabul etmeye başlamıştır. Bu sırada okuldaki hoşlandığı çocuk etrafında şekillenen günleri gelip geçerken en yakın arkadaşı Sydney ile bir çıkmazda karşı karşıya gelir. Sydney internet üzerinden yayılan ve insanların kendi bedenleri ile oynadıkları bir oyunun içerisindedir. Nerve ismindeki bu oyunun en basit tanımı doğruluk ve cesaret oyununun doğruluk kısmının olmamasıdır. Nerve'ün bilinen iki kategorisi vardır; oyuncu ve izleyici. Eğer birey izleyiciyi tercih ederse oynayan kişileri izlemek ve onları istediği zaman kayıt altına almak için para ödemek zorundadır. Bununla beraber eğer birey oyuncu kategorisinde yer almayı tercih ederse de izleyiciler tarafından gönderilen görevleri yapmak zorundadır. Her yapılan görev karşılığında bir miktar para kazanan oyuncular, eğer başarısız olursa veya oyundan çekilirse her şeyi kaybetmekle yükümlüdürler. Oyuncuların tek seçenekleri oyunu kazanmaktır ve bu oyun 24 saat içerisinde sonlanacaktır. Sydney Vee'nin en zayıf olduğu noktadan ona karşı istemsiz bir saldırıda bulunduğu anda Vee kendi duvarlarını yıkmaya karar verir ve aslında kendini kendine kanıtlamak için Nerve'ün içerisine oyuncu olarak adım atar. Vee'nin Nerve ekranına parmağını dokundurmasıyla beraber bilgisayarın içerisinde olan izleyicinin gözleri o an fark etmediği bir kabusun tanıkları olur. Vee parmağını ekrana dokundurduğu anda artık bir birey olmaktan çıkar ve onu internet üzerinde tanımlayan her bir olgunun bütünü haline dönüşür. Nerve, Vee'nin en sevdiği kitaptan banka hesabına kadar bütün bilgileri saniyeler süren bir yolculuk içerisinde elde eder ve neon ışıkların parlaklığında ne Vee'nin ne de izleyicinin farkına varmadığı büyük bir katliam ve kabus dolu bir korku filmini gerçekleştirmeye başlar. Vee oyuncu olarak kendini meşrulaştırmaya çabaladığı anda artık bilmediği ve umursamadığı bir bilmecenin içerisine girer. İlk görevinin adımı olarak izleyiciler Vee'nin bir lokantaya gitmesini ister ve Vee oraya varır varmaz görevi belirlenir: tanımadığın bir kişiyi beş saniye boyunca öp. Bu öpüşme senaryosu içerisinde tesadüf olmayan-kurgulanmış bir denk gelme ve karşılaşma ile Vee, Ian'ı öper. Bu öpüşme ile beraber gelen gençlik filmi esintileri bir anda neon ışıkların korkutucu parlaklığı ve Amerikan tarihindeki askerleri izleyen eril devletin 'büyük kardeş seni izliyor' sloganına benzer bir izleme ritüelinin ekrana yansıması ile bu olgular ve soundtrack albümünün inanılmaz temposu Nerve'ü gençlik filminden çıkararak akıl sınırlarını işgal eden kansız bir vahşet filmine dönüştürür. Yakışıklı bir çocuğu öpmek, motora binip New York şehrine gitmek, hiçbir zaman satın alamayacağın bir elbiseyi denemek ve bunun üzerine ünlü olarak para kazanmak gibi gençliğin kanını kaynatmak bir yana her yetişkinin beynine bir haz olarak izdüşümünü bırakabilecek olan bir konunun üzerine inşa edilen Nerve, internetin karanlık tarafını da içine alarak büyük bir kaos yaratıyor. İnternetin asla 'normal'…

Yazar Puanı

Puan - 71%

71%

71

Nerve gençlik filmi esintileri arasında bir anda neon ışıkların korkutucu parlaklığı ve Amerikan tarihindeki askerleri izleyen eril devletin 'büyük kardeş seni izliyor' sloganına benzer bir izleme ritüelinin ekrana yansıması ile soundtrack albümünün inanılmaz temposunda gençlik filmi olmaktan çıkıyor ve zihin sınırlarını işgal eden imgesel ve id'sel kansız bir vahşet filmine dönüşüyor.

Kullanıcı Puanları: 4.78 ( 6 votes)
71
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi