Pixar için devrim niteliğindeki teknikleri ve dünyanın dört bir yanından izleyicinin gönlünü fetheden hikayeleriyle uzun yıllardır animasyon dünyasına hükmediyor desek yanlış olmaz. Adeta animasyon dünyasına yeni ve farklı bir çığır açan Pixar, orijinal hikayeleri ve kendi evreninde birbirine bağladığı karakterler ile de sıklıkla konuşulmakta. Ratatouille, Wall-E, Brave ve Up gibi filmlerle unutulmayacak karakterlere imza atan Pixar, düşüşe geçtiği yönündeki eleştirileri yok edecek bir proje olan Inside Out ile 2015 yılında yeniden eski formuna kavuşmayı başardı. Son olarak karşımıza Finding Dory ile çıkan Pixar, bekleyen ve yapı aşamasında olan birçok projeyle gelecek yıllarda da yeniden yükselişe geçeceğinin garantisini veriyor.

Rengarenk Dünyasıyla Bizleri Büyüleyen Pixar’dan Öykü Anlatımına Dair 5 Sır!

Peki ya Pixar’ın bu başarısını elde etmesinin sebeplerinin başında gelen o muazzam hikaye anlatıcılığının köklerine inmeye, sırlarını keşfetmeye ne dersiniz? Pixar, Khan Akademi ile gerçekleştirdiği eğitimle ‘Hikaye Anlatımı Sanatı’nı biz sinema meraklılarına sunuyor. O büyüleyici Pixar evreninin kapılarını aralayan dersler, bu evrenin nasıl bu kadar etkileyici olduğunu ve orijinal hikayelerin yaratım süreçlerinde nelerin en önemli olduğunu anlatmayı amaçlıyor. Ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşan bu eğitimlerin ilk dersi geçtiğimiz haftalarda yayınlandı, bu dersten Pixar evreninde hayran olduğumuz karakterlerin ve öykülerin yaratım sürecinin altında yatan sırları keşfetmemizi sağlayan 5 kuralı sizler için sıraladık.

brave-filmloverss

Bildiğiniz Hisler Hakkında Yazın!

Inside Out, Up ve Toy Story gibi filmlere imza atan, oldukça çok beğenilen Pixar yönetmeni Pete Docter’ın verdiği dersin ilk ana kuralı, oldukça basit olan bir sırra başlıyor aslında… “Yaşadıklarınızı Yazın!” Sadece animasyon evreninde değil, birçok farklı yerde bu karşı kaşıya kaldığımız bu öneri; bildiğimiz şeylerin aslında nasıl hissetmemiz gerektiğini bilmemizi sağladığını hatırlatıyor ve bir hikaye anlatımında olmaz olmazların başında yer alıyor. Docter’ın dediğine göre etkili hikaye anlatımı evrensel bir düşünceyi almak ve onu benzersiz bir duruma getirmekle ilgili. “Bir hikayeyi anlatırken, seyirci de siz ne hissediyorsanız onu hissetmeli” diyen Docter, hedef kitlenizi hayal gücünüzün sınırları içinde herhangi bir yere götürebilirsiniz derken sinemanın önemli eserlerinden Pan’s Labyrinth, E.T. ve The Wizard of Oz’u örneklemeyi de unutmuyor.

inside-out-filmloverss

Parlak Fikirler Günlük Rutinlerden Gelir

Storyboard sanatçılarından yönetmen ve yazarlara, Pixar öykü üreticilerinin Pixar dünyasını bu denli özel kılan orijinal hikayelerin nasıl yaratıldığını bir araya geldikleri bir platformda Valerie Lapointe şunları dile getiriyor; “Hiç kimse hayatını aynı şekilde yaşayacak değil, bu yüzden hiç kimse bir hikayeyi de aynı şekilde anlatamaz” Aslında bu Pixar’ın çok sesliliğini ve farklı duygulara hitap eden filmlerini çok net bir şekilde açıklıyor. Sanatçılar sonsuz miktarda farklı fikirlere sahip olabilir; çünkü hepsi yaşıyor ve günlük hayatlarında elbette bir şeyler tecrübe ediyorlar. Bazen hüzünlü bazen ise mutlu olabiliyorlar. Aslında orijinal bir hikaye yaratımı da bu kadar kolay; sadece hikaye anlatıcı kendisine şunu sormalı; “Neden böyle hissettim? Ve nasıl başkalarına da aynı şekilde hissettirebilirim?”

toy-story-filmloverss

Hayal Dünyasının Kapısını Aralamanın En Etkili Yolu: Soru Sormak!

Sürekli olarak alternatifleri düşündüğünüz; “ya şöyle olursa” kalıbından hiç kopmadığınız bir hayat düşünün, fazlasıyla yaratıcı olmaz mıydı? Pixar’ın hikaye anlatıcılığı dersinde değindiği gibi mesela Toy Story’nin yaratım süreci şu soruyla başlamış; “Ya oyuncaklarımız canlanırsa?”  Öykü yazarlarının sürekli olarak keşfetmeye açık olması gerektiğini ve mantıksal olarak değil daha çok hayal gücünü canlandırmayı çabaladıklarını dile getiren Pixar, kendine sorduğun bu soruların hayal gücünün kapılarını açtığına inanıyor. Pixar öykü anlatıcıları eğer yaratıcı olmak istiyorsak gerçek hayattan biraz uzaklaşıp, rüya alemine dalmamızı öneriyor. Uçsuz bucaksız hayal dünyasına dalmazsak, o yaratım sürecinin ve orijinal fikirlerin olduğu kapalı kutuya asla ulaşamayız…

up-filmloverss

İyi Bir Hikaye Duygusaldır!

Pixar’ın en başarılı yapımlarını hatırlayalım mesela; Wall-E ya da Up! Her ikisi de gözlerimizi dolduran hüzne ve yaşama dair umutlandıran mutluluğa sahip değil mi? İyi bir hikaye oluşturmak demek, iyi bir fikir ve defalarca yeniden şekillendirme gerektirir; Inside Out’un dört yıl süren çalışması gibi… Bir hikaye anlatıcısı olan Domee Shi iyi bir hikayeye ulaşmak için nasıl bir yolda ilerlemek gerektiğini şöyle anlattı; “Mükemmel fikir kapının dışında olmaz, bununla ilgili bir sorun yok!. Sadece duygusal olarak orada sizi bekleyen bir şey olup olmadığını bilmek önemli, eğer varsa çalışıp geliştirmeye devam edeceğin bir şey de var demektir.”

 wall-e-filmloverss

Dünyadan veya Karakterden Başlayın

Dünya bir ortam ve kurallar dizisiyken; karakter ise takip ettiğiniz öznedir. Hikayenizde her ikisine de ihtiyacınız var, ancak ikisine birden başlamak zordur. Birini yarattıktan sonra diğerini bir öncekine göre şekillendirmeniz gerekir. İnsanlar hikaye yaratım sürecinde birbirinden oldukça farklı yöntemler çizerek başlarlar. Patel bu durumu Star Wars’u örnek göstererek açıklıyor. Star Wars’u bir dünya kavramından yola çıkarak oluşan hikayelerin en iyi örneklerinden biri olarak gören Patel, Lucas’ın yaratım sürecinde tam olarak ne düşündüğünü bilmesek de öncesinde böylesine orijinal bir dünya yarattığını ve sonrasında o dünyada yaşaması gereken karakterleri oluşturduğu hayal etmenin oldukça kolay olduğunu dile getiriyor.

Öte yandan diğer hikaye anlatıcılarından biri olan Shi için bu süreçte her zaman karakter önce gelmelidir. Örneğin, pantolonunu unutan ve çalışmaya giden kör bir kişi, gören gözlü birinin pantolonunu unutup çalışmaya gitmesinden tamamen farklı bir hikayeye sahip olacak” diye düşüncesini açıklayan Shi, sözlerine şöyle devam ediyor; “İki karakter tamamen farklı öykülere sahip olacak, ancak tüm nesneler tamamen aynı kalacak.”

Pixar’ın olağanüstü dünyasını yaratan anlatıcıların dediğine göre; aslında nasıl yüzdüğün değil, önemli olan boğulmadan istediğin yere ulaşıp ulaşmadığın… Tabii ayrıca sürekli olarak soru sormak, en büyük ilhamı yaşamdan almak, fikirleri üretmekten korkmamak ve biraz da cesaret önemli.

Pixar’ın hikaye anlatımına dair söyleyeceklerini dinlemek ve orijinal fikirlerle dolu evreni daha iyi tanımak istiyorsanız, Khan Academy‘nin sayfasından bu derslere ulaşabilirsiniz.

Kaynak: NoFilmSchool

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi