Kızlar ne kadar büyürlerse büyüsünler, babalarının gözünde hep küçük kalırlar. 18 yaşına da gelse, 118 yaşına da gelse; bir baba asla kızının dış dünyaya hazır olduğuna inandıramaz kendini. Onu korumaya çalışırken istemeden üzer biraz ama en azından yanındayken güvende olduğunu bilir.

Karısı insanlar tarafından öldürülen Dracula, ondan geriye kalan tek varlığı olan kızının üstüne titremektedir. Onu, insanların kötülük dolu dünyasından uzak tutmak için insanların ulaşamayacağı bir yere kocaman bir otel yaptırır. Kendisi bütün müşterileri çeşitli canavarlardan oluşan bu oteli işletirken, kızını da yanından hiç ayırmaz. Uzun yıllar boyunca hayatlarını bu şekilde geçirdikten sonra; nihayet küçük vampir Mavis 118 yaşına basar ve o artık bir yetişkindir. Bir yetişkin olarak tek yapmak istediği; otelin dışına çıkıp yaşıtlarıyla tanışmaktır. Babası Dracula, onu daha fazla otele hapsedemeyeceğini anladığında bir plan yapar. Otelde çalışan zombileri insan kılığına sokarak, kendi tasarladığı bir köye yerleştirir ve Mavis geldiğinde onu korkutmalarını söyler. Yaşadığı hayal kırıklığı Mavis’i bir süre daha otelde tutmaya yetecektir, ta ki Jonathan adında bir insanın yolu Otel Transilvanya’ya düşene dek…

Dracula, Frankestein vb. korku dünyasının ün salmış isimlerini bir araya toplayarak bir çocuk filmi hazırlama fikri; iki dünya arasındaki çizginin diğer tarafında bulunmak, kendimizi bir de geceleri kâbuslarımıza giren bu korkunç yaratıkların gözüyle görmek açısından oldukça iyi bir fikir. Önyargıları kötülemek amacıyla 2003 yılında buna benzer bir film daha çekilmişti; Ayı Kardeş (Brother Bear). Hayatını ayıları öldürmeye adamış bir gencin, ayıya dönüşmesi sonucu; kendini onların gözünden görmesini konu alıyordu film. Sonunda ayılarla dost oluyor ve önceden yaptıklarının ne kadar gereksiz olduğu sonucuna varıyordu. Bir Disney filmi olan Ayı Kardeş, çocukları eğlendirirken; zekice yazılmış esprileriyle yetişkinlere de hitap ediyordu.

Bu filmi Ayı Kardeş’le neden kıyasladım şimdi? Çünkü Disney animasyon konusunda, diğer film şirketlerinden çok farklı. Ayı Kardeş’i izlerken her yaş grubundan insanlar aynı zevki alabiliyor. Otel Transilvanya ise Sony ve Colombia Pictures’ın ortaklığının bir ürünü olarak; Disney animasyonlarının yanına bile yaklaşamıyor. Çocuklar gülüp eğleniyorlar belki ama aileleri “bitse de, gitsek” diye bekliyorlar.

Filmlerde kullanılan şivelere önceki yazılarımda da dikkat çekmiştim. Bir filmde, şive kullanıldığında; o yöreye aşina olmayan insanların konuşulanları anlaması oldukça zorlaşıyor. Karadeniz’de geçen bir filmde şive kullanmamak olmaz tabii, film gerçekliğini kaybeder o zaman. Ama Transilvanya’da geçen bir filmin Türkçe dublajında Karadeniz şivesinin kullanılması, çok gereksiz bir ayrıntıydı.

Çocuklarınızla hoş bir hafta sonu geçirmek niyetindeyseniz, size istediğinizi verebilecek bir film Otel Transilvanya. Renkli, neşeli, eğlenceli… Çok fazla irdeleyip, detayları kurcalamadığınız sürece keyifle izleyeceğinizi söyleyebilirim. Ama aklınızda yer edecek, tekrar tekrar izleme isteği uyandıracak bir film olduğunu düşünmüyorum.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi