Oscar yarışında adayların açıklandığı ilk günden bu yana bende heyecan yaratan bir kategori varsa o da En İyi Kadın Oyuncu kategorisidir. Erkek egemen düzende kadınların sıklıkla ezildiği bir dünyada kadın oyuncu kategorisi, dünyanın en büyük endüstrilerinden birinde var olma savaşı veren kadınların emeğinin ödüllendirildiği kategoridir.

Biraz fazla feminist ama oldukça realist bir yaklaşımla başladığım bu yazım sizi korkutmasın. Ödülün ilk defa verildiği 1928 yılından bu yana değerlendirilen bu kategori, içerdiği yıldaki en iyi kadın performansları dikkate alıyor ve genelde en iyi film, en iyi erkek oyuncu ve en iyi yönetmen gibi diğer major kategorilerden bağımsız ilerliyor. Yani genelde iyi film, aktör, yönetmen kategorileri kendi içlerinde çoğunlukla bağıntılı ilerlemesine rağmen, o yıl hiç bir kategoride değerlendirilmeyen filmler kadın oyuncu dallarında öne çıkabiliyor. (bkz. The Impossible – Naomi Watts ya da Love Field – Michelle Pfeiffer)

85. Akademi ödüllerinin bu yılki kadın oyuncu adayları bir kez daha birbirinden oldukça bağımsız ve farklı filmler içeriyor.  The Impossible ile Naomi Watts, Zero Dark Thirty ile Jessica Chastain, Silver Linings Playbook ile Jennifer Lawrence, Amour ile Emanuelle Riva ve senenin kendimce en sürprizli filmlerinden biri olan The Beast of Southern Wilds’ın minik yıldızı Quvenzhané Wallis bu kategorinin adayları olarak açıklandı.

Golden Globe ve Critics Choice Award başta olmak üzere birçok ödül töreninde ve farklı festivallerde dikkat çekmesine ve adaylıkları bulunmasına rağmen Naomi Watts bu adaylıklarla yetinmek durumunda kaldı. Bu da bir başka adaylık ve ilerisi olmama durumuna mı işaret eder bilinmez ama kişisel fikrim Watts’ın bu daldaki en pasif adaylardan biri olduğudur. Naomi Watts 2004 yılında 21 Gram filmiyle aday olduğu kategoride bu yıl bir kez daha yarışacak.

2012 ve 2013 başında 3 farklı yapımla birden (Lawless, Mama ve Zero Dark Thirty) izleyici karşısına çıkan Jessica Chastain aslında bu tempoya önceki yıllardan alışkın. 2011’de The Help, Tree of Life ve Take Shelter gibi önce çıkan yapımlarda rol almış, hatta The Help filmindeki rolüyle en iyi yardımcı kadın oyuncu kategorisinde aday olmuştu. Senenin en konuşulan filmlerinden biri olan ve tartışmalara sebep olan Zero Dark Thirty filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu dalında aday olan oyuncunun şansı diğerlerine göre biraz daha yüksek görünüyor, ama sadece birazcık daha.

Kariyerindeki ilk ciddi işi sayılabilecek Winter’s Bone ile Akademi’nin dikkatini çekerek, 2010 yılında aynı dalda aday olan güzel oyuncu Jennifer Lawrence, bu defa Bradley Cooper ile rol aldığı Silver Linings Playbook filmindeki hafif çatlak ve bol sorunlu Tiffany karakteriyle aday oldu. Lawrence’ın Golden Globe ve Critic Choice Award’dan eli boş dönmediğini göz önüne alırsak, buradan da heykelcikle dönmesi çok şaşırtıcı olmayacaktır.

Gelelim son iki adaya… Aralarındaki yaş farkını gözetmeksizin aynı kategoride aday olan bu iki isim, kesinlikle senenin en sıradışı ve en iyi işlerden ikisinde rol aldılar. Emanuelle Riva’nın LAFCA tarafından ödüle layık görülmüş olması beni Oscar’da da ümitlendiriyor ve önün oldukça açık olduğunu düşündürüyor. Kaldı ki kişisel fikrim Riva’nın adaylar arasında kesinlikle en güçlü ve en fazla hak eden isim olduğudur. Quvenzhané Wallis’e gelirsek yaşından beklenmeyecek profesyonellikle ve olgunlukla Hushpuppy rolünün hakkını sonuna dek verdiği doğrudur. Ama Oscar adayı olacak kadar mıdır orası benim için Naomi Watts’ın adaylığını anlamlandıramadığım kadar muamma. Minik yıldız tahmin edileceği üzere, Akademi ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu dalında aday olan en geç isim olmasının yanı sıra Akademi tarihinde 21. yüzyılda doğmuş olan ilk ve tek adaydır. Kişisel tahminim Wallis’in motivasyonu açısından akademinin işi adaylık sürecinde bırakarak, bir adım ileri götürüp sürpriz yapmayacağı yönünde. Emanuelle Riva ise aynı dalda aday gösterilen en yaşlı kadın unvanına sahip. Hatta ödül töreninin doğum günü olması ve o geceki hediyesine dair birçok teori ortada dönmüştür.

Oscar süreci boyunca kişisel tahminim ve en güçlü adayım yazımdan da anlaşılacağı üzere Emanuelle Riva’dır. Akademi’nin de beni haksız çıkarmayıp ödülü kendisine vereceğini varsaymak istiyorum. Gerçi Oscar’ın hikmetinden sual olunmaz yazımda da belirttiğim gibi henüz formülünü çözemediğim Akademi beni terse yatırırsa da şaşırmayacağım. Peki, sizin tahminleriniz nasıl?

Ne diyelim rastgele…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi