Ödül sezonunun yavaş yavaş sonuna doğru yaklaşırken büyük final için tahminleri yapmaya başlamanın vakti geliyor artık. 22 Şubat günü sahiplerini bulacak olan 87. Oscar Ödülleri’nde bu yıl, geçen yıla oranla daha sağlam bir rekabet var kuşkusuz. Her dalda eşit derecede şans verilebilecek adayların olduğu bu yılki Oscar’larda En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nde bu bahsettiğim rekabeti fazlasıyla görüyoruz. Adaylar arasındaki sürpriz diyebileceğimiz tek isim olarak The Judge (Yargıç)’taki rolüyle Robert Duvall bulunuyor. Duvall dışındaki dört aday ise adı çokça geçen ve beklenen isimlerdi.

Adaylara geçecek olursak Boyhood‘da gösterdiği performansla Ethan Hawke ile söze başlamak istiyorum. Her ne kadar aksini düşünen olsa da, Boyhood’un ortaya çıkış ve yapım hikayesi filmi özel bir yere koyuyor. Bunun paralelinde oyuncuların durumu da aynı özel olma durumunu paylaşıyor. Hawke, eşinden boşanmış ama çocuklarını aksatmayan bir baba rolünde karşımıza çıktı. İyi bir yıl geçiren Hawke’ın bu rolüne olan adaptasyonu ise takdire şayan. Çünkü 13 yıla yayılmış bir filmde, araya giren uzun zamana rağmen karakter kimliğinin sapmasına hiç izin vermemiş. Buna karşın Ethan Hawke’ın bu yıl ödül şansının ise zayıf olduğu ortada, güçlü ve iddialı rakipler içerisinden sıyrılma şansı pek yok gibi.

Vizyona gireceği tarihi, hatta yapım aşamasını bile sabırsızlıkla takip ettiğimiz Birdman’deki rolüyle Edward Norton da bu yılın En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’ne aday. Norton’un karakterinin film içerisindeki dinamikler için önemi bir yana dursun, kendisinin rolünü güçlü bir şekilde taşıdığını söylemek lazım. Bu dalda daha önce Primal Fear (İlk Korku) ile aday olan Norton’un bu yılki şansı için “ortada” diyebiliriz.

Robert Duvall’ın adaylığı, The Judge‘ın yıl içerisinde vizyon gören filmlerden olağan dışı bir şekilde ayrılmamasından dolayı sürpriz olarak nitelendirilebilir. Yoksa Duvall gibi bir oyuncunun adaylığı elbette sürpriz olamaz. Filme adını veren karakteri canlandırdığını eklemek de, kendisine adaylık getiren rolün önemini anlatmaya yetecektir. Daha önce üç kez aday olduğu En İyi Erkek Oyuncu dalında bir defa ödüle kavuşan Duvall’in bu yılki adaylığı ise, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalındaki dördüncü adaylığı oluyor. Daha önce bu dalda ödülü kazanamadı. Yargıç’daki rolüyle filme büyük bir ivme katmış ancak filmin gerek piyasada, gerekse sektördeki konumu bu tür ödüllerin gidişatını fazlasıyla etkiliyor. Dolayısıyla Robert Duvall’ın ödülle arasında biraz mesafe var.

Sessiz sedasız bir şekilde tek tek bütün ödüllerde adını duyduğumuz Mark Ruffalo da, bu dalda ikinci Oscar adaylığını Foxcatcher ile almış bulunuyor. Filmde olimpiyat şampiyonu olmuş, şimdilerde ise koçluk yapan bir güreşçiyi canlandıran Ruffalo, etkileyici bir performans sergiliyor. Son zamanlarda adını çoğunlukla blockbuster’larda duysak da, yeteneğinin bu tarz işlerle sınırlı olmadığını net bir biçimde gösteriyor. Bu yıl Cannes’da da boy gösteren Foxcatcher Takımı, bu özelliğiyle diğer adaylardan ayrılıyor. Ruffalo’nun performansının film içerisinde belli bir ağırlığı var, bunu çok da iyi taşıyor. Fakat şimdiye kadar açıklanan ödüllere ve gidişata baktığımız zaman En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nün en büyük favorisinin Ruffalo olmadığını söyleyebiliriz.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dediğimizde bu yılın en öne çıkan ismi, şüphe götürmez bir şekilde Whiplash‘deki Terence Fletcher rolüyle J.K. Simmons. Filmdeki rolünü oldukça baskın bir şekilde oynayan Simmons, şimdiye kadar duyurulan hemen her ödülü silip süpürmüş durumda. Bütün kategorileri göz önünde bulundurduğumuzda belki de ödüle en yakın gösterilen isim olabilir. Whiplash’de kendini fazlasıyla aştığını ve hayatının rolünü oynadığını söyleyebileceğimiz Simmons, bu yıl En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar’ların en iddialı ismi olarak duruyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi