Hemen her sene yaptığı tercihlerle tartışmalara yol açan Oscar ödüllerinin herhalde elle tutulur sonuçlar verdiği yegane bölüm Yabancı Dilde En İyi Film kategorisidir. Çünkü dünyanın dört bir yanından öylesine başarılı filmler gelir ki Akademi içlerinden en kötüsünü seçse bile yine de çok iyi bir filme ödül vermiş olur. Ne demek istediğimi zaten daha önce bu alanda ödül almış filmlere baktığınızda gayet iyi anlayabilirsiniz ama ben yine de birkaç tanesini buraya yazayım: Ladri di biciclette, Rashômon, 8½, Mephisto, Z, Fanny och Alexander, Amour…

1947’den beri dağıtılan bu ödül, geçtiğimiz sene Paolo Sorrentino’nun La Grande Bellezza’sına gitmişti. Cannes’daki Altın Palmiye’den sonra Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu filmi de bu alanda favori olarak öne çıksa da henüz adaylık sürecinde elenerek bizleri üzdü. Son beşe kalan filmlerse şu şekilde oldu: Polonya’dan Ida, Rusya’dan Leviathan, Estonya’dan Tangerines, Moritanya’dan Timbuktu ve Arjantin’den Wild Tales.

Listede özellikle üç film daha önce katıldıkları festivallerden aldıkları ödüllerle öne çıkıyor. Bu üç tanesinden Ida, şimdiye kadar 50’den fazla ödül alarak bu senenin bombalarından biri oldu. Zaten bunca ödülü almasından da anlaşılacağı üzere film hem tarz olarak hem de teknik olarak çok farklı bir seviyede ve daha çok sinematografisiyle dikkatleri çekti. Ayrıca Pedro Almadovar’ın yapımcısı olduğu Wild Tales da özellikle içinde barındırdığı komedi unsuruyla dikkat çekerken 20’ye yakın ödülü kucaklamayı başardı. Son olarak da artık çektiği her film aylar öncesinden merakla beklenen ve Cannes Film Festivali’nin demirbaşlarında biri haline gelen Andrey Zvyagintsev’in Leviathan filmi, özellikle Rus hükümetine getirdiği eleştirilerle yıl içinde adından sıkça söz ettirdi. Tabii filmin Cannes’dan En İyi Senaryo Ödülü ile döndüğünü de hatırlatalım.

Geriye kalan iki filmse yani Timbuktu ve Tangerines, daha çok toplumsal bir konuya parmak basmalarıyla ön plana çıktılar. Bu açıdan eğer Akademi siyasi veya protest bir duruş sergileme gibi bir tutum içine girmezse, hikayeleri dışında pek de varlık gösteremeyen bu filmleri ödüllendirmesi pek de olası değil.

Benim tahminim ödülü Ida’nın kucaklayacağı yönünde. Tabii belirttiğim gibi jürinin toplumsal gerçekliklere odaklanan filmlere karşı yaklaşımı burada önemli. Aynı şekilde birçok ödüle rağmen sürekli olarak rejim eleştirisiyle ön plana çıkan Leviathan için Akademi’nin yaklaşımında bu eleştirel tavra yönelik bir siyasi olumlama olup olmayacağı belirsiz.

Tüm bu tercihlerde kendine has bir konumu olan Wild Tales ise bana göre bu kategori için fazla spesifik kalıyor gibi. Tabii jüri, beklenilenin aksine Leviathan’a farklı bir açıdan yaklaşırsa Ida’ya en önemli rakip olarak öne çıkar. Çünkü Zvyagintsev oldukça parlak kariyerine karşın hiç Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı’nı alamadı ve Leviathan’la ilgili şöyle bir durum var. Filmi ilk olarak Filmekimi’nde izlemiştim, genel çerçevede değerlendirildiğinde birçok açıdan oldukça başarılı bir yapım olmasına karşın, ben doğal olarak yönetmenin filmografisindeki diğer filmlerle belirli bir karşılaştırma da yaparak ele almıştım. Haliyle oradan yola çıkıldığında, yönetmenin filme olan yaklaşımında, genel filmografisi üzerinden oldukça değişen ve bir açıdan basitleşen bir tarzı vardı ve bunu olumsuz bir yan olarak ele almıştım. Bu açıdan eğer akademi filmi genel çerçevede değerlendirirse yine Ida’yla birlikte en muhtemel Yabancı Dilde En İyi Film Oscar adaylarında biri haline gelecektir. Ama bu düşük olasılıkların yanında Ida’nın dışında bir filme ödül gitmesi oldukça sürpriz olur.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi