1933 yılında Lady for a Day’deki yardımcı kadın oyuncu performansıyla May Robson, Akademi’nin başrol ve yan rol ayrımı yapmamasıyla En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde Oscar’a layık görülmüştü. 1937 yılından itibaren iki kategorinin ayrımına gidilmesiyle, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar’ı ilk kucaklayan isim, Anthony Adverse’daki performansıyla Gale Sondergaard olmuştu. Zamanı biraz ileri sarıp geçtiğimiz yıla baktığımızda ise, 12 Years a Slave’deki performasıyla Lupita Nyong’o’nun Oscar’ı kucakladığını görüyoruz. Gelelim 2015’e…

Öncelikle adayları hatırlayacak olursak: Meryl Streep (Into the Woods), Laura Dern (Wild), Keira Knightley (The Imitation Game), Emma Stone (Birdman) ve Patricia Arquette (Boyhood), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu adayları arasında yer alıyor. Genel olarak baktığımızda, adaylar arasında sürpriz olarak nitelendirebileceğimiz tek ismin Laura Dern olduğunu görüyoruz.

Konu Oscar olunca, Meryl Streep’in ismini görmemek imkansız. Akademi Ödülleri’nde en fazla adaylığı bulunan oyuncu olan Streep, bu kez de Into the Woods müzikal filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinde aday. Oscar’a 19. kez aday olan Streep’in, Akademi’den üç ödülü bulunuyor ve başarılı oyuncuyu önümüzdeki senelerde de kırmızı halıda görmeye devam edeceğiz gibi gözüküyor. Ancak Streep’in bu yıl Oscar’ı kucaklaması yüksek bir ihtimal değil. Zira Into the Woods, daha çok makyaj ve kostüm dizaynında iddialı bir yapım olarak ön plana çıkıyor ve Streep’in oyunculuk alanında, rakipleri arasında zayıf bir halka olarak yer almasına neden oluyor.

Laura Dern ise, belirttiğimiz gibi adaylar arasındaki en şaşırtıcı isim olarak karşımıza çıkıyor. Cherly Strayed’in anılarından oluşan kitabının bir beyazperde uyarlaması olan Wild filminde, Strayed’e umut ve ilham kaynağı olan annesi rolünde gördüğümüz Laura Dern, filmdeki başarılı oyunculuğu ile iç ısıtıyor. Rambling Rose filmiyle 1992 yılında En İyi Kadın Oyuncu dalında adaylığı olan Dern’in, her ne kadar bu yılki başarısı bir “geri dönüş” olarak nitelendirilse de, Oscar’ı kucaklamak için yeterli bir performans olarak görülmüyor.

2006 yılında, Jane Austen’ın unutulmaz eseri Pride and Prejudice’un beyazperde uyarlaması ile Oscar’a ilk kez aday olan Keira Knightley’in bu yıl yer aldığı The Imitation Game, yılın en başarılı yapımları arasında yer alıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi’lerin kullandığı şifreleme makinesi olan Enigma’nın nasıl kırıldığını anlatan filmde, Knightley de oldukça başarılı bir performans sergiliyor. İngiliz oyuncunun, bu yıl aradığı başarıya ulaşması ihtimal dahilinde bulunuyor.

Yılın heyecanla beklenen yapımları arasında yer alan ve yükselen beklentiler sonrası çoğunlukla karşılaşılan hayal kırıklığını yaşatmaktan da uzak bir tutum sergileyen Birdman’deki rolüyle Emma Stone, bu yıl ilk kez Oscar’a aday. Filmi başarılı kılan birçok etmen sayesinde oyunculuğu daha da ön plana çıkan Stone’un adaylığı kimilerince tartışma konusu olsa da, Oscar’ı alması halinde büyük bir sürpriz yaşanmayacak gibi görünüyor. Genç oyuncunun, yer aldığı The Help, Magic in The Moonlight gibi başarılı filmlerle kariyerine yükselen bir grafikle devam ettiği de aşikar.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisine baktığımızda bu yılın en öne çıkan ismi ise, Boyhood’daki performansıyla Patricia Arquette oluyor. 12 yıllık bir emeğin ürünü olan Boyhood, yapım hikayesiyle tüm gözleri üzerine çekerken, Patricia Arquette ise bu süreç içerisinde adeta sayfalarını çevirdiğimiz bir romandaki gibi filmi akıcı bir şekilde izlememizi sağlıyor. Bir roman tadındaki filmde geçen zaman içerisinde ilerlerken, karakterinde yaşanan çatışmalara tüm doğallığıyla sarılan Arquette ile, bu roman izleyiciyi de sarmalayabilecek samimi bir hale geliyor. Dolayısıyla Arquette, Oscar’ın en iddialı ismi olarak karşımıza çıkıyor ve ilk adaylığında Oscar’ı kucaklayabilecek bir isim olarak görünüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi