Senaryo kuşkusuz bir filmin olmazsa olmazları listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Bir yönetmenin sinematik zekası ya da kendi özgün tarzı elbette ki ortalama bir senaryoyu bir başyapıta dönüştürebilir ancak bunun için bile elinizde en azından eli yüzü düzgün bir senaryo bulunması gerekir.

Ancak kimi hikayeler vardır ki bu hikayenin bir kuplesi bile sizi heyecanlandırmaya, yerinizde kıpır kıpır olmanıza sebebiyet verir. Ancak bahsini ettiğimiz bu hikayenin başarılı bir filme dönüşmesi için yeterli olan tek şey orijinal bir fikir değildir. Kimi zaman senaryo aşamasında, kimi zaman ise işin yönetmenlik ve prodüksiyon kısmında elinizdeki bu orijinal hikaye sönüp gider ve geriye izlemekten pek keyif almadığınız, silik bir film kalır. Gerçek hayat gibi sinemada da teoride başarılı olmak pratikte de başarıyı getirmiyor ne yazık ki.

Bu listemizde yola orijinal bir fikirle yola çıkmasına rağmen hayal kırıklığı yaratan 10 filme göz atacağız.

Katkıda Bulunanlar: Ecem Şen, Furkan Yücel, İbrahim Cem Özsefil

Orijinal Bir Fikirle Yola Çıkmasına Rağmen Hayal Kırıklığı Yaratan 10 Film

The Purge

Purge-filmloverss

The Purge üçlemesinin seveni çok fazla olsa da 2013 yapımı olan serinin ilk filmi, sahip olduğu konunun çok altında bir film. Film, Amerika’da yılın yalnızca bir günü tüm yasaların ortadan kalktığı, hastanelerin ve polis istasyonlarının kapalı olduğu Arınma Günü adı verilen bir distopyayı ele alıyor. Serinin ilk filmi bu Arınma Günü’nü tek mekana sığdırmaya çalışarak aslında geniş kollara yayılabilecek hikayesini kısıtlıyor. Her ne kadar serinin devam filmi olan The Purge: Anarchy hikayeyi şehrin tamamına yaysa da ilk film The Purge bu potansiyelin altında kalıyor.

Lucy

scarlett-johansson-lucy-filmloverss

Leon ve The Fifth Element gibi filmlerle tanınan Luc Besson’un gişede hayal kırıklığı yaratan son filmi Valerian’dan önce 2014’te vizyona giren filmi Lucy, hem orijinal konusu hem de oyuncu kadrosunda barındırdığı Scarlett Johansson ve Morgan Freeman gibi isimlerle daha vizyona girmeden tüm dikkatleri üzerine toplamıştı. Her ne kadar başlangıç sekanslarıyla iyi bir giriş yapsa da film ilerledikçe dağınıklaşan film, çarpıklaşan senaryosu ve finaliyle hayal kırıklığı yaratarak bu orijinal fikrin altını tam olarak dolduramamıştı. Son yıllarda orijinal bir fikirle yola çıkmasına rağmen en büyük hayal kırıklığı yaratan filmler listesinin açık ara ilk sırasında yer alan Lucy’ye, Besson’un devam filmi çekme fikrine sıcak bakmaması boşuna değil.

Self/Less

selfless-filmloverss

Tarsem Singh’in Self/Less filmi için, temeli iyi bir öyküye dayanan fakat geneline bakılacak olursa ortalamanın altında bir kaliteye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kanser teşhisi konan çok zengin bir iş adamı, son şansını yeni bir tedavi yöntemiyle deneme kararı alır. Yeni ve resmi olmayan bu yöntemle tüm bilinci genç ve sağlıklı bir bedene aktarılır. Yeni bedeninde hayatı gayet güzel olan adam eski bedeninde saklı kalmış gizli ve karanlık olayları keşfetmeye başlar. Varoluşun hafıza ile ilişkilendirilebileceği böylesine orijinal bir konunun, karakterlerin ve bu felsefenin yüzeysel işlenmesi filmi yalnızca temeli orijinal sıradan bir aksiyon, gerilim filmine dönüştürüyor.

The Invention of Lying

the-invention-of-lying-filmloverss

The Invention of Lying, yalan söylemenin de bir ihtimal oluşunun henüz keşfedilmediği bir dünyada ilk kez yalan söyleyen bir karakterin başına gelen durumları ekrana taşır. Kimsenin yalan söylemediği bir dünyanın doğal sonucu olarak söylediklerine inanılan Mark Bellison (Ricky Gervais), bu yalanlardan fayda elde edebildiğini fark eder. Sonrasında adeta bir peygambere evrilen ve bu keyifli konuyu dinlere bağlamayı da ihmal etmeyen The Invention of Lying, yaratıcı bir senaryoyu beyazperdeye aynı derecede başarılı bir ivmeyle aktaramayan yapımlardan. Bir noktadan sonra ortalama bir romantik komediden öteye geçemeyen film, zekice işlenebilecek bir konunun kaybolmasına neden oluyor.

The Signal

the-signal-filmloverss

Hackeleme tutkusu olan iki genç çocuk ve arkadaşları olan bir kız, “Göçmen” ismindeki bir hackerın sinyalini takip ederler. Göçmen’in izini bulduğuna inanan gençler terk edilmiş bir eve gelir ve burada Göçmen ile karşılaşırlar. Ardından kendilerini tuhaf bir grup tarafından incelendikleri ve hapis oldukları bir yerde bulurlar. Konusuyla hayli ilgi çeken The Signal, filmin kırılma anıyla izleyiciyi şaşırtsa da gelişme ve final bölümleriyle hikayenin potansiyelinin çok aşağısında bir işleyişe sahip.

Son Durak Serisi

final-destination-filmloverss

‘Kadercilik’ temalı yapılan en popüler işlerden birisi şüphesiz Son Durak serisidir. Seri, ölümü öngören bir karakterin, çevresini de etkileyerek ölümden kaçması ve sonrasında ölümün tüm kurtulanlara yeniden musallat olmasını konu alıyor. İlk filmle korku janrına farklı bir soluk getiren serinin devam filmleri, ilk filmde işlenen hikaye üzerine hiçbir şey koymadan, aynı konuyu farklı karakterlerle işleyerek serinin tüm kalitesini düşürüyor. Her filmde ölümden onu öngörerek kurtulan ve sevdiklerini de kurtaran karakterin, aynı öngörülerle herkesi kurtarmaya çalışması başarısızlıkla sonuçlanıyor. Bu yüzden seri orijinal bir konuyu temel alsa da aynı hikayeyi sürekli işleyerek bu konuyu yine kendisi klişeleştiriyor.

Planetarium

planetarium-filmloverss

Gerçek bir olaydan esinlenen filmde ruhlarla iletişime geçebildiğine inanılan Laura (Natalie Portman) ve Kate Barlow (Lily-Rose Depp), bu yeteneği sahnede sergiledikleri dünya turlarının son ayağını tamamlamak üzere Paris’e gelirler. Kardeşlerin performansı, nüfuzlu bir film yapımcısı olan Korben’in dikkatini çeker. Barlow Kardeşler kendilerini bir anda zamanın en popüler sanatı olan sinemanın içinde, sıra dışı bir yapımın ortasında bulurlar. Ruhlarla iletişime geçen Kate ve Laura’nın gizemli ve karanlık bir dünyadan sinemanın ışıltılı dünyasına geçişi, arka planda II. Dünya Savaşı’nın motifleriyle işlenir. İzleyiciyi oldukça heyecanlandırabilecek bu konu, ne yazık ki kağıt üstünde durduğu şekliyle ekrana aktarılma başarısının oldukça gerisinde kalır, hem de Natalie Portman’a rağmen.

The Happening

the-happening-filmloverss

Altıncı His filmini çektikten sonra düşüşe geçmekten kendisini bir türlü kurtaramayan M. Night Syamalan; 2008 yılında çekmiş olduğu filmi The Happening (Mistik Olay)’de de aynı hissiyatları yaşatıyor. Ortada ilginç bir konu olmasına rağmen, muallakta bırakan bir final tercihinde bulunan film, bu istikamette de hikayenin tamamının çöpe dönmesine sebebiyet veriyor. Küçük bir rüzgar esintisiyle başlayan sıra dışı ölümleri konu edinen yönetmen; senaryosunu nerede ve nasıl sonlandırılacağını bir türlü bulamadığına yönelik ilginç bir tablo çiziyor. Oluşturulan atmosfer ve ortaya sunulan fikrin marjinalliğine rağmen finalin bir türlü çözüme kavuşturulamamış olması The Hapening’in başarılı bir çıkış noktasına sahip olmasa da başarılı bir film olarak değerlendirmeye yetmiyor.

Pontypool

Pontypool-filmloverss

Türkçeye “Öldüren Kelimeler” olarak çevrilen filmin konusu şöyledir: Mazy, karlı bir akşamda her zamanki programını yapmak için kasaba radyosuna gider fakat ilerleyen saatlerde kasabada baş gösteren şiddet olaylarına asistanıyla birlikte bir anlam veremez. Ardından gelen telefon aramalarıyla birlikte bir söylenti yayılmaya başlar. Bu şiddet olaylarının İngilizce kelimelere bulaşan bir hastalıkla yayıldığı ortaya çıkar. Bir ümit kurtarılmayı bekleyen radyo ekibinin aklındaki soru ise yaptıkları radyo yayınıyla bu hastalığın yayılmasına yardımcı olup olmadıklarıdır. Kelimelere hastalık bulaşması gibi orijinal bir fikirle yola çıkan Pontypool, filmin gelişme ve sonuç bölümlerine doğru sahip olduğu potansiyelinin çok da hakkını veremiyor.

Perfect Sense

Perfect-Sense-filmloverss

Eva Green ve Ewan McGregor’un muhteşem oyunculuğu eşliğinde harika bir distopyayı takip ettiğimiz Perfect Sense, duyuların tek tek kaybedildiği bir dünyada, koku alma duyusundan, işitmeye ve tat almaya her bir duyunun birbirinin yerine geçişini ve herhangi bir duyumuz dünya üzerinde topluca işlevini kaybettiğinde yaşamın nasıl bir noktaya evrilebileceğini konu alır. Ne yazık ki bu denli yaratıcı bir konu yine klişe bir aşk hikayesinin kodlarıyla boğularak ortalama bir yapıma dönüştürülmüştür.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi