Bundan 2 yıl önce Ifistanbul etkinlikleri kapsamında izleme imkanı bulduğum bu film hakkındaki yazıma yönetmeni Rüya Arzu Köksal’dan bahsederek başlayacağım.  

Yollar Çimen Bağladı, Son Kumsal, Ordu’da Bir Argonot ve Bir Avuç Cesur İnsan gibi derdi tasası bizleri çok yakından ilgilendiriyor olması gereken, 2006 – 2011 seneleri arasında çekilmiş bu dört belgesel filmiyle tanıyorum kendisini. Özgeçmişinden öğrendiğim kadarıyla da dil bilimi okuyup, rehberlik yapmış olan yönetmen;  kamera ile 2003 yılında Bilgi Üniversitesi Belgesel-Sinema Atölyesi’nde tanışıyor. 

Peki nedir derdi tasası bizleri çok yakından ilgilendiriyor olması gereken bu konular? 

Bugün hiçbirimizin umursamadığı yaşam alanlarımız ile ilgili konular. Daha da açık anlatmak gerekirse; suyunu içebileceğimiz, ağacımızı dikebileceğimiz, ekinini alabileceğimiz,  güneşini görebileceğimiz, insanıyla insan olabileceğimiz alanlar ile ilgili konular. Fakat tuhaftır her türlü imkan olmasına rağmen neredeyse bugün bunların hiçbirine sahip olamıyoruz yahut bunları kendimiz önemsemiyoruz. 

İşte Rüya Arzu Köksal, filmlerinde yaşamı, hatta yaşamlarımız için savaşan bu insanları konu ediniyor sürekli kendine ve bu insanlara da efsane diyor. Bahsedeceğim filmde bahsi geçen Argonot ismi de buradan geliyor tam da.  

Mitoloji de önderleri İason (Ordu’daki Yason burnunun isim babası) ile altın postu arayan topluluğun ismidir Argonot. Ordu’da Bir Argonot filminin isminde geçen Argonot ise bugün Ordu’da hemen hemen tanımayan kimsenin olmadığı hatta artık yurt çapında da hatırı sayılır bir tanınmışlığı olan ENİS AYAR’ın kendisidir.

Karadeniz Sahil Yolu projesini duymuşsunuzdur. Bir tek Ordu’nun sahil güzergahı üzerinden geçirtilmeyen o projeyi. İşte Enis Ayar’ın ilk mücadelesinin ürünüdür o. Sonrasında ise her sene yapılan vosvos şenlikleri, Ordu evleri mücadelesi, İstanbul-Ordu arası yaya olarak yürüme macerası peşi sıra gelir. Film boyunca röportajlar eşliğinde bu bahsettiğim birçok süreç, nedenleriyle –sonuçlarıyla anlatılır. Bazen başarı elde edilir bazen de başarısızlık. 

İşte içinde hapis bulunduğumuz şu yapılı çevrede gerçekten ne için yaşanması gerektiğini bilmek, görmek istiyorsanız Karadeniz manzaralarıyla ciğerlerinizi açan, memleket insanının dertleriyle duygulandıran, izlerken efsane kişilik Enis Ayar ile sizin de adeta bir savaşçı olup çıkıverdiğiniz bu belgeseli mutlaka izlemelisiniz. 

Son olarak aşağıda aklımda kaldığı kadarıyla filmde geçen trajikomik bir konuşmayı da aktarmak istiyorum sizlere. Bazen küçücük detaylar bile ne kadar önem teşkil edebiliyor bunu hatırlatıyor bizlere bu konuşma. 

Belediye’nin diktiği palmiyelerden yakınıyor Enis Amca:  

‘’Ne işe yarar ki bunlar? Gölge desen vermez, meyve desen vermez, odun olarak kesip yaksak desek olmaz, tabutumuzu bile yapamayız bundan’’ deyip basıyor kalayı.  

Filmi izleyecek herkese gerçek dünyaya hoş geldiniz diyor, iyi seyirler diliyorum.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi