1979 yılında İran’da yeni bir dönem başlamıştı. Şah Muhammed Rıza Pehlevi ülkeyi terk etmiş, Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin islam cumhuriyeti kurulmuştu. 1 Şubat 1979 yılında milyonların katıldığı bir karşılamayla Paris’ten dönen Humeyni yeni devletin dini ve siyasi lideri olarak ülkenin başına geçmişti. Bu sırada pankreas kanserine yakalanan Pehlevi tedavi için Amerika’ya gitti. Devrik Şah Amerika tarafından kabul edilince İran ile Amerika arasında geri dönüşü olmayan bir gerginlik başladı. İran’da yönetimden destek alan bir grup da bu gerginlikle Amerikan konsolosluğunu bastı ve içerideki 52 kişiyi bir yılı aşkın süre boyunca rehin tuttu. Bu süreçte Amerika’nın rehineleri kurtarma girişimleri başarısız oldu. Rehineleri kurtarmak için yollanan helikopterlerden biriyle onları geri getirecek uçağın çarpışması ile başlamadan biten bir operasyona da imzasını atan Amerika rehine krizini yönetemedi. Bu olay sonrası İran’da “ABD hiçbir şey yapamaz” pankartları açıldı ve İran’ın kendine güveni arttı.

Konsolosluk krizini bu kadar detaylı anlatmamın sebebi vizyona yeni giren Operasyon Argo filminin yıllar önceki bu olayı baz alıp, filmi onun üzerine kurması. Ancak film içerideki 52 kişinin kurtarılamaması üzerine değil, bir şekilde konsolosluktan çıkmayı başarmış altı kişinin ülkeden başarıyla çıkarılmasını anlatıyor. Yani günün sonunda kahraman(!) yine Amerika. Olayların başladığı sırada İran’lı devrimci muhafızlar konsolosluğa giremeden gizlice içerden kaçan altı Amerikalı, İngiltere ve Avusturalya hükümetlerince kabul edilmeyince gizlice Kanada konsolosluğuna sığınırlar. CIA bu aşamada devreye girer ve o altı Amerikalıyı gizli bir operasyonla İran’dan çıkarmak için planlar yapmaya başlarlar. Bu konuda deneyimli bir isim olan Tony Mendez’i de (Ben Affleck) görevlendirirler. Birçok plan üzerinde konuşan CIA, Tony Mendez’in  başarısız olacağından neredeyse emin oldukları planını uygulamaya karar verir. Plan, Kanada konsolosluğunda sığınan altı Amerikalıyı, film çekmek için yer arayışıyla İran’a girmiş altı Kanadalı olarak gösterip, bir an önce ülkeden çıkarmaktır. Plana Tony Mendez dışında neredeyse kimsenin güveni yoktur. Olacakları herkes merakla beklemektedir.

Operasyon Argo oyunculuğunu göklere çıkaramayacağım, hatta pek de beğenmediğim, bu nedenle yönetmenliğine önyargılı yaklaştığım Ben Affleck’in önyargılarımı yıktığı bir film. Bana sorarsanız yönetmenlikteki başarısı oyunculuktakiyle kıyaslanamaz diyebilirim. Gerçi bu filmde önceki filmlerine göre oyunculuğunun üzerine kat kat koymuş. Genel olarak düşünceli, uzaklara dalıp giden bakışlarıyla çok büyük bir oyunculuk yapmasına gerek olmasa da, o sessiz sakin ve ne yaptığını bilen dedektif rolünün altından kalkmış. Yönetmenliği de başarıyla kotarmış olan Affleck özellikle açılış sahnesiyle beni fazlasıyla etkiledi. Konsolosluğun basılmasıyla başlayan filmde yer yer gerçek görüntülere de yer veren Affleck, filme bir belgesel havası da katmış. İstanbul’da çekilen İran sahneleri de oldukça başarılı.

Oscar adaylığı gündemde olan Operasyon Argo, En İyi Film ödülü için iddialı bir yapım. Ancak bu film kesinlikle Oscar almalı diyebileceğim kadar başarılı değil. Özellikle Amerika’nın yaşadığı bir fiyaskoyu yine başarı olarak karşımıza çıkarmasıyla da en büyük Amerika mesajı veren yeni bir film olarak beyazperdede karşımıza çıkıyor. Her şeye rağmen izleyip, üzerine konuşulması gereken bir film.

İyi seyirler.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi