İyilikler – kötülükler, Kurtarıcılar – Karanlık Olanlar, anneler – çocuklar, aşklar – nefretler, yaşamlar – ölümler derken, yeni bir filler bölüm daha geçti ömrümüzden. 

Tam da bu sezonun şahaneliğini övmeye yeni başlamışken, cücelere kavuşmuşken, Emma’nın karanlığını, Regina’nın aydınlığından kırmızı kalın çizgilerle ayırmışken, Camelot hikayesinin sabırsızlıkla beklerken, Prince Charming ile Snow White’ı bile yeniden sevmeye alışmışken Once Upon A Time 5. Sezon 4. Bölüm yayınlandı ve yayınlanır yayınlanmaz da duvara çarpmamıza neden oldu.

once-upon-a-time-5-sezon-4-bolum-filmloverss

***Yazının bundan sonrası Once Upon A Time 5. Sezon 4. Bölüm’e dair spoiler içerir***

Merlin’in kemikleri -ya da bu durumda dalları mı demeliyim?- sızladı, Excalibur utancından çıktığı kayaya yeniden gömüldü, Lancelot ardına bakmadan Camelot’u terketti. Böyle mi hayal etmiştik biz Camelot hikayesini? Camelot flashbacki bu kadar kötü oyunculuklara, bu kadar kötü efektlere ve bu kadar kötü bir senaryoya mı emanet edilmeliydi? Çok büyük hayal kırıklığı oldu çok. Arthur’un kötü çıkacağını daha ilk bölümden anlamıştık zaten!

Az figüranlı minik bütçeli Camelot flashbacklerinde, Arthur’un ahır temizleyen bir seyis çocuk iken nasıl hırslanıp kral olmaya yemin ettiğini, Merlin’i nasıl aşırı derecede takıntı haline getirdiğini ve bu uğurda hayatının aşkı ile en yakın arkadaşını nasıl harcadığını izledik. İzledik ama ne izlemek! Lancelot’un ifadesiz suratı ve Gwen’in olmayan mimiklerini Arthur’un delirmeleri bile kurtaramadı. Arada görünen Rumplestiltskin olmasa Lancelot ile Gwen hikayesine dayanamazdım muhtemelen. “The Broken Kingdom (Parçalanmış Krallık)” isimli bölümde, parçalanmış bir krallığın dışında, parçalanmış bir kılıç ve parçalanmış kalpler izleyen parçalanmış seyircilere dönüştük. Bir tutam da bizim üstümüze Avalon Adası’nın tılsımlı kumlarından üfleselerdi ya!

Nedir bu Avalon Adası’nın tılsımlı kumlarının alametifarikası? Avalon Adası’nın tılsımlı kumları sadece bir tutamıyla tamir edilmesi gereken her şeyi tamir ediyor, düzeltiyor. Hem de insanmış, krallıkmış, şatoymuş, eşyaymış farkı gözetmeden! Ayrıca tesadüfe bakın ki Gwen ile Lancelot’un, onu değiştokuş etmesinin üstünden 5 yıl geçmesine rağmen hala bitmemiş ve hala kullanılabilir durumda. Merlin’in eldivenini Rumplestiltskin ile değiştirmekle iyi yapmışlar demek ki.

Geçen bölümde izlediğimiz tatlı kimyalarından sonra bu bölüm, Prince Charming ile Snow White’ın Arthur’a oynadığı küçük oyun pek de inandırıcı gelmemişti bana – ki oyun olduğu çok da geç olmadan anlaşıldı – Ama yine erkenden havaya girdiler ve yaklaşan büyük tehlikeyi göremeyip, tılsımlı kumlara maruz kaldılar. Umarım Regina her zamanki gibi zekasını konuşturur da bu iki saftrik kahramanı default ayarlarına geri döndürür. Gönül rızalarıyla verseler bile bu kadar kolay alamazdı hançeri Arthur, gidip kek gibi teslim ettiler. Gerçekten daha kolay bir yolu olamazdı.

Bakalım Excalibur ile hançeri birleştirebilecek kişi Arthur mu? Birleştirebileceğini varsayalım. Birleştirdikten sonra ilk icraatının Merlin’i öldürmek olmasını istemesi de başlı başına bir tartışma konusu değil mi? Böyle karanlık bir yola saptıktan sonra, karanlığı bitirip tüm diyarların en büyük kralı olmak istemesi de başka bir diktatör fetişi olsa gerek. Zaten karanlığın yedi kat dibine batacaksın, o kadar derindeyken karanlığı bitirmeyi nasıl planlıyorsun acaba Arthur? Elbette Excalibur ile hançer birleşse bile “sonsuza kadar” ne karanlık bitecek ne de aydınlık. Dünyanın sonuna kadar çarpışmaya devam edecekler, ikisi de birbirine baskın gelemeyecek. Bunu görmek için kahin olmaya gerek yok.

Bu bölüm ile beraber tek merak ettiğim konu Rumplestiltskin’in bu olaylardaki rolünün ne olacağı. Rumplestiltskin ölümden geri döndü, evet ama karanlıktan nasibini almamış boş beyaz bir sayfa, bir korkak olan eski haliyle geri döndü. Merida’ya meğersem bu noktada ihtiyacımız varmış. Korkak Rumple’dan bir Cesur Yürek yaratmaya çalışacakmış. Herkesin birbirini zindanlarda sakladığı, zamanı gelince koz olarak kullandığı bir dizide elbette Dark Emma’nın da birden fazla zindanı ve onlarca kozu olacaktı. Camelot’un içinde sadece bir bölüm yer alacağını düşündüğüm Merida’yı Dark Emma’nın arabasına bağlanmış şekilde yeniden görünce pek mutlu olduğum söylenemez. Sizce de çok itici bir karakter olmamış mı?

Önümüzdeki bölüm ağlayan bir Dark Emma görüyoruz. Kimbilir belki de Kurtarıcı’yı kurtarmak için o kadar da geç kalınmamıştır belki.

https://www.youtube.com/watch?v=0pUTue2-mdI

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi