Sevginin, bağlılığın, aşkın, sadakatin durmaksızın sorgulandığı Once Upon A Time, 5. Sezon 2. Bölümüyle kafalarımızı karıştırmaya ve sorularımıza sorular eklemeye tam gaz devam ediyor. 

Bence 5. sezonun ilk yarısındaki hikaye, tüm bu iyiler – kötüler konseptleri bir noktada birleşmeye başladığında “Karanlığın içindeki aydınlık mı daha güçlüdür aydınlığın içindeki karanlık mı” sorusunu sorgulatmaya geliyor.

once-upon-a-time-5-sezon-2-bolum.-filmloverss

***Yazının bundan sonrası Once Upon A Time 5. Sezon 2. Bölüm’e dair spoiler içerir***

Bölüm açılışında şunu fark ettim ki Snow White’ın 7 cücelerindeki atar, şu dizide kimsede yok. Olayların içinde olmak istediler, kimseyi dinlemediler ve bunu başardılar. Artık olayların göbeğindeler. Bir izleyici olarak tam da “Yaşasın, cüceleri daha aktif rollerde göreceğiz” diye düşünürken, esas amaç ortaya çıktı; cücelerin biri taşa dönüştü biri ağaca dönüştü. Birilerinin harcanabilir olması gerek tabii ve bunun için yazarlar da cüceleri seçmişler. Bunlara rağmen aksiyon içinde yer almaktan memnun görünen cüceler, ortalık bu kadar karışmışken bile yine de taco yemekten bahsedebiliyorlar ve ben onların bu normalliğini seviyorum.

“The Price” (Bedel) isimli bölümün, Rumplestiltskin’in sürekli kullandığı “Magic comes with a price (Her sihrin bir bedeli vardır)” repliğindeki bedele gönderme yapacağını hepimiz anlamışızdır. Bölüm de hem kendi içinde hem de yarım sezon sürecek Camelot hikâyesi içinde “Karanlık Olan”ın kullandığı sihre atıf yaparak bedel konusunu işledi.

Başa dönecek olursak, şimdi ortada Merlin tarafından yapılmış bir kehanet var. Biz de bunun ipuçlarını yavaş yavaş topluyoruz. Merlin şu an bir ağacın içine hapsolmuş durumda ki bölümün başında aynı lanet, cücelerimizden Dopey’nin başına gelirken izledik. Geçen hafta da yazmıştım. Arthur kötü biri çıkacak diye, bu bölümle beraber acaba bu durumun manipülatörü Guinevere de Arthur sadece piyon mu diye düşünmeye başladım. Ayrıca bu Guinevereler televizyonda neden hep “daha az” güzel? (Yazar burada Merlin dizisine isyan ediyor aslında) Bölümün bir diğer sürprizi de Camelot’ta tanıştığımız kahramanların da kendilerini Storybrooke’da bulmasıydı. Tabii ki onların da anıları silinmiş durumda. Sadece kahramanlar değil, Excalibur da Storybrooke’daydı. Hatta Dark Swan’ın evindeki kilitli odada saklanıyordu. Arthur, Guinevere ve “Karanlık Olan”ların amacı şimdilik aynı gibi görünüyor. Excalibur’u taştan çıkarmak ve Karanlık Olan’ın hançeri ile birleştirmek. Rumplestiltskin bunun aydınlık tarafı yok edeceğini söyledi. Peki Arthur neden bunun peşinde? Merlin’in kehaneti tam olarak ne? Bu soruların cevaplarını almak sandığımızdan uzun sürecek sanırım. Önümüzdeki hafta artık Merlin’i görsek hoş olmaz mı?

Bu arada masal diyarında, yapılacak o kadar iş varken balo düzenlemekten de eksik kalmıyorlar, masal kahramanı ya hepsi vur patlasın çal oynasın tabii. Şaka bir yana tüm bu dramaların arasında buna yer vermeleri hoş bir değişiklik oldu. Regina’yı şeytani durmayan bir kıyafet içinde görmek, Prince Charming’in ona dans etmeyi öğretmesi, kendisinden ve kıyafetinden hiç ama hiç bahsetmek istemediğim Snow White’ın Regina’ya moral vermesi ve Emma’nın tüm zarifliği ile karşımızda belirmesi karanlık hikayelerin içinden güzel bir kaçış oldu kanısındayım. Hançerin Regina’da olması, istemeden de olsa Emma’ya istediği şeyleri söyletebilmesi bölümün diğer eğlenceli anlarındandı. Keşke o kısımları biraz daha uzatsalardı.

Once Upon A Time 5. Sezon 2. Bölüm: Regina’dan Savior Olur mu?

Diğer bir konu da Emma Karanlık Olan’a dönüşmüşken, Regina’nın Savior (Kurtarıcı)’a dönüşmesi. Hem dizinin devamı açısından hem de favori karakterim olmasından dolayı Regina’nın bunu başaracağını düşünüyorum. Başlarda zorlanacak elbette. Baloda Robin’e olanlardan sonra sadece kendisini düşünerek Emma’yı karanlık sihir kullanması için az da olsa manipüle etmesi de bunun bir göstergesi. Kurtarıcının “selfless” olması yani kendini düşünmemesi gerekir. Orada çoğunluğun iyiliği için sevdiği adamın ölmesine göz yumması gerekirdi. Ama o zaman Storybrooke diyarındaki Fury ile tanışamaz ve bölümün adının neye refere ettiğini anlayamazdık.

Rumplestiltskin’in sürekli uyardığı “her sihrin bir bedeli vardır” mottosu bu bölümde açıklığa kavuştu. Meğerse bu durum Karanlık Olan olmanın raconundanmış. Her sihrin kendi niteliğinde bir karşılığının olması, verilen her cana karşı bir can alınması gerekiyormuş. Belle sayesinde öğreniyoruz ki bu bedel ödenmediğinde devreye Fury giriyormuş. Robin’e verilen cana karşılık bir bedel ödenmeyince Fury, Robin’in canını almaya gelmiş ama Regina buna elbette izin vermemiş hatta Fury’e kendi canını teslim etmişti.

Regina’nın “kurtarıcılık” konusunda küçük bir çocuk güvensizliğinde onay beklemesi de beni biraz üzdü açıkçası. Ya sen Evil Queen’sin, istediğin her şey olabilirsin, büyük düşün! İlla 5 kişinin halaya girer gibi yanında saf tutmasını bekleme! (Gerçekten o sahne de neyin nesiydi öyle!) Neyse ki sonunda Grumpy, Regina’nın Kurtarıcı olabileceğini onayladı da hepimiz bir rahatladık.

Bu arada Henry tek başına ne kadar ilgi çekici bir karakter ki bir de aşk hayatını, ilk aşk heyecanını, kıvılcımlarını izlemek zorunda kalacağız acaba? Aslında bölümün sonuyla beraber temennim şu yönde: Zaten tüm kahramanların karmakarışık ilişki ağları var ve biz Rumple, Emma ve Henry arasındakini biliyoruz. Umarım Neal/Baelfire bu bölümlerin birinde bir şekilde geri döner ve Emma’yı gittiği bu karanlık yoldan dönmesine ve Henry’nin bu durumla baş etmesine yardımcı olur. Babası ile yaşadığı çatışmayı, Emma ile Henry’nin yaşamaması için araya onu sokabilirler. Bae’nin geri dönmesini isterim, bence hikayesi yarım kaldı. Tıpkı Lily gibi.

Once Upon A Time 5. Sezon 2. Bölüm: “Biz kazanırsak Emma kaybedecek”

Kaptan Hook başta olmak üzere tüm kasaba Emma için endişelenirken aklımda, dizide sürekli geçen True Love’s Kiss (Gerçek Aşkın Öpücüğü)’in her şeyi çözebileceği vardı. Öyle ya son 4 sezonda gerçek aşkın çözemeyeceği hiçbir şey olmadı. Bu öpücük zaman zaman annelik bağı ile oluştu kimi zaman aşk bağı ile oluştu ama her derde deva oldu. Şimdiye kadar. Bölümde sık sık vurgulandığı gibi, eğer Emma kendinde bir sorun olmadığını düşünüyorsa ya da zamanında Rumple’ın yaptığı gibi gücü Hook’a tercih ediyorsa, gerçek aşkın öpücüğünün çözebileceği hiçbir şey kalmıyor ortada. Tanıdığımız Emma hala Karanlık Olan’ın içinde bir yerde, dışarı çıkarılmayı bekliyor, buna inanıyorum. Henry ve Hook ile konuşmaları, Büyükanne’nin Yeri’nde dışarıda beklemesi gibi işaretler hala hiçbir şey için geç değil mesajı veriyor bize.

Bölümün sonlarında Arthur ile Guinevere yuvarlak masada otururken Arthur’un elindeki şablon dikkatimi çekti. Yazının başında da belirttiğim gibi “Karanlığın içindeki aydınlık mı daha güçlüdür aydınlığın içindeki karanlık mı” sorusu tam olarak Emma ile Regina’yı anlatıyor bence. Bu hikâye sona ermeden, yine iki kadın kahramanımıza bağlanacakmış gibi görünüyor.

Emma artık Karanlık Olan olduğu için son sahneden bir kez daha gördüğümüz Excalibur’u yerinden oynatamadı. Önümüzdeki hafta Hook’u kullanmaya başlayacağını tahmin ediyordum. Çünkü Excalibur için de bir bedel ödenmesi lazım ve Emma için bu Hook’tan başkası olamaz! Buyrun ayrıntılar fragmanda:

https://www.youtube.com/watch?v=Z_ECJi6Q7dM

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi