2009 yapımı Død snø’nun elde ettiği başarının ardından ikinci filmin geleceği tahmin ediliyordu. Fakat devam filminin bu kadar başarılı olacağını, ilk filmde tutan formülleri yinelemeyip çıtayı çok daha yükselteceğini kimse beklemiyordu. Norveçli sinemacı Tommy Wirkola hem zombi külliyatına, hem korku-komedi türüne ilerleyen yıllarda kültleşmesi garanti bir film armağan ediyor.

İlk filmde bir grup gencin kiraladıkları dağ evindeki tatil yaparken, buldukları bir kasa altından ötürü Nazi zombilerin saldırısına uğramalarını izlemiştik. Gruptan bir tek Martin hayatta kalmıştı. İkinci film tam da bu noktadan başlayarak devam ediyor. Altınlarını geri alan Nazi zombiler, ölümlerinden önce verilen fakat yerine getiremedikleri bir emri tamamlamak için şehre doğru harekete geçerler. Zombileri durdurması gereken Martin’in yardımına ABD’den Zombi Mangası yetişir. Sayıları zombilere karşı oldukça az olan ekibimiz mücadeleyi kazanabilmek için ölmüş Rus askerlerini çağıracaklardır.

Ölü Kar 2: Kızıllar Ölülere Karşı – Død snø 2’nin en önemli özelliklerinden bir tanesi ilk filmin tam olarak kaldığı yerden devam etmesi. Yönetmen Wirkola kendisine ve hikayesine o kadar güveniyor olmalı ki herhangi bir zaman atlamasına, ara olaylar yaşanmasına ihtiyaç duymuyor. İlk filmden oldukça kısa hatırlatıcı sahneler ile hafızaları tazeleyen yönetmen, aksiyonu daha ilk dakikalardan başlatarak seyirciyi içine çekmeyi başarıyor. Kuzey Avrupa coğrafyasında üretilmiş filmler yapı itibariyle genel olarak biz sıcak iklim insanlarına farklı gelebilirken Død snø 2 evrensel bir sinema dili yakalamayı başararak yoğun bir sinemasal zevk yaşatıyor.

Son yıllarda sinemada iyice popülerlik kazanan zombi filmlerinin başarısı türe getirdikleri yeniliklerle doğru orantılı oluyor. İlk çıktıkları zamanlarda daha çok voodoo efsanelerinden ve büyülerden beslenen zombi filmleri, yakın dönemde –modernizmin ve sanayileşme etkisiyle– virüssel bir temele  oturtulmaya başlanmıştı. Død snø 2, zombilerini fantastik bir büyü temelinde konumlandırarak öncüllerine selam çakarken daha önce bu tarz filmlerde görmediğimiz olay ve durumları da perdeye yansıtarak türdeşlerinden sıyrılmayı başarıyor. Zombilere Nazi kimliği eklemek başlı başına bir güzellik iken bu yeni filmde Nazilerin karşısına İkinci Dünya Savaşı’ndaki düşmanları Rusları koymak dahice bir fikir. Zombiler arasında bir meydan savaşı değil görmek hayal bile etmemiş iken, Død snø 2 bizlere bu güzelliği de yaşatıyor. Özellikle bu savaş sahnelerinin daha önceden izlediğimiz tarihi filmlerdeki kadar başarılı bir şekilde canlandırılması seyir zevkini bir hayli yükseltiyor. Dinmeyen açlıklarından ötürü insan yiyen aptal zombilerden sıkılmışken; emir komuta zincirine sahip, bir amaç uğruna hareket eden, baltayla, lavaboyla, tankla adam öldüren yürüyen ölüleri görmek bünyeye ilaç gibi geliyor.

Tommy Wirkola, yaptığı işe oldukça profesyonel bir yaklaşım gösterirken bazı klasik durumlarla dalga geçmekten de geri durmamış. ABD Ulusal Zombi Mangası filmin en önemli dinamiklerinden biri. Her zombisever gibi bu grup da bir zombi istilası beklemekteler. Zombiler ile ilgili her türlü filmi izlemiş olan 3 nerd’den oluşan manga, Norveç’ten gelen haber doğrultusunda vakit kaybetmeden bölgeye gidiyor ve hep bekledikleri maceranın tam içinde buluyorlar kendilerini. ABD’deki kolay silahlanmanın aksine Norveç’te işler farklı yürüdüğü için kendilerine kürek, çekiç, balta gibi malzemeler alarak hardcore bir mücadeleye girişiyorlar. Ekipten Monica’nın Star Wars hayranı olması ve sürekli filmden alıntılar yapması Død snø 2’nin bir başka güzel tarafı.

Tür içinde üretilmiş filmlerde ölüm, kan ve iç organlar olmazsa olmazdır ama bunlara getirilecek farklı yöntemler seyircinin asıl bekledikleridir. Bu noktada da film hedefi tam 12’den vurmayı başarıyor. Kalın bağırsaklar aracılığı ile otobüsten tanka benzin transferi ayakta alkışlanacak yaratıcılıkta bir sahneydi. Meydan savaşı sırasında kurulan revirde yaralanan Nazi zombilerin içlerinin samanla doldurulup tekrar mücadeleye döndürülmeleri filmin kendisiyle dalga geçtiği başka bir hoş bölümdü. Martin’in sahip olduğu Nazi zombi kolu sayesinde, ölüp ölüp dirilen geri dönüştürülebilir zombi de, filmin en can alıcı karakteri olabilir. Yine voodoo temalı zombi filmlerinden hatırlayabiliriz efendiye sadık ölüleri fakat bu karekterimiz daha çok bir evcil hayvanı anımsatmasıyla akıllarda yer ediyor.

Død snø 2’nin artı özelliklerinden bir başkası da cesareti. Bir tür sineması örneği olmasına rağmen her kesimden seyircinin ilgisini çekme potansiyeline sahip olan film, midesi hassas olan kişiler için zorlayıcı bir deneyime dönüşebilir. Çıkartılan kalpler, dökülen bağırsaklar, el ile ortadan ikiye ayrılan kafalar, kusmalar o kadar bol ki filme rahatlıkla gore (kanın istismar edildiği filmler için kullanılan bir terim) etiketini koyabiliriz. Yönetmen yaşanan mücadele sırasında kendi polisini aptal ve işe yaramaz göstermekten geri durmazken din adamlarının da dejenere olmasına küçük bir dokunuş yapıyor. Bütün bunlardan öte, savaş sona erdikten sonra Martin’in eski kız arkadaşı Hanna’nın mezarına gidip kadını mezardan çıkartarak büyülü koluyla dokunup tekrar hayata döndürmesi ve çürümeye başlamış bu bedenle araba içinde sevişmesi kesinlikle beklenmedik bir sahneydi. Nekrofiliye kaç sinemacı yer verebildi ki bu güne kadar filmlerinde? Norveçli Cesur Yürek desek abartmış olmayız heralde Tommy Wirkola için.

Ölü Kar 2: Kızıllar Ölülere Karşı – Død snø 2 ilk filminden açık ara önde olan bir yapım. Tarihi olaylardan ve karakterlerden küçük beslenmeler ile hikaye temelini oluşturup oldukça başarılı bir anlatım sergiliyor Tommy Wirkola. Tür içinde benzerlerinden sıyrılabilmek için külliyata getirilen başarılı yenilikler yanında zombi filmlerindeki olmazsa olmazlar da düzgün şekilde bütüne yayılabilmiş. 2011, Küba yapımı Juan of the Dead ile alışılmışın dışında bir zombi deneyimi yaşayıp mest olan bünyeler, aynı zevki hatta daha da fazlasını Død snø 2’den alabilirler. Sakin Norveç’e bu yürüyen ölülerin çok yakıştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Filmin sonunda jenerik aktıktan sonra beliren ekstra sahnede 3. filmin de müjdelenmesi ayrı bir güzellik olarak dikkat çekiyor. İzle, izlettir.

2009 yapımı Død snø’nun elde ettiği başarının ardından ikinci filmin geleceği tahmin ediliyordu. Fakat devam filminin bu kadar başarılı olacağını, ilk filmde tutan formülleri yinelemeyip çıtayı çok daha yükselteceğini kimse beklemiyordu. Norveçli sinemacı Tommy Wirkola hem zombi külliyatına, hem korku-komedi türüne ilerleyen yıllarda kültleşmesi garanti bir film armağan ediyor. İlk filmde bir grup gencin kiraladıkları dağ evindeki tatil yaparken, buldukları bir kasa altından ötürü Nazi zombilerin saldırısına uğramalarını izlemiştik. Gruptan bir tek Martin hayatta kalmıştı. İkinci film tam da bu noktadan başlayarak devam ediyor. Altınlarını geri alan Nazi zombiler, ölümlerinden önce verilen fakat yerine getiremedikleri bir emri tamamlamak için şehre doğru harekete geçerler. Zombileri durdurması gereken Martin’in yardımına ABD’den Zombi Mangası yetişir. Sayıları zombilere karşı oldukça az olan ekibimiz mücadeleyi kazanabilmek için ölmüş Rus askerlerini çağıracaklardır. Ölü Kar 2: Kızıllar Ölülere Karşı - Død snø 2’nin en önemli özelliklerinden bir tanesi ilk filmin tam olarak kaldığı yerden devam etmesi. Yönetmen Wirkola kendisine ve hikayesine o kadar güveniyor olmalı ki herhangi bir zaman atlamasına, ara olaylar yaşanmasına ihtiyaç duymuyor. İlk filmden oldukça kısa hatırlatıcı sahneler ile hafızaları tazeleyen yönetmen, aksiyonu daha ilk dakikalardan başlatarak seyirciyi içine çekmeyi başarıyor. Kuzey Avrupa coğrafyasında üretilmiş filmler yapı itibariyle genel olarak biz sıcak iklim insanlarına farklı gelebilirken Død snø 2 evrensel bir sinema dili yakalamayı başararak yoğun bir sinemasal zevk yaşatıyor. Son yıllarda sinemada iyice popülerlik kazanan zombi filmlerinin başarısı türe getirdikleri yeniliklerle doğru orantılı oluyor. İlk çıktıkları zamanlarda daha çok voodoo efsanelerinden ve büyülerden beslenen zombi filmleri, yakın dönemde –modernizmin ve sanayileşme etkisiyle– virüssel bir temele  oturtulmaya başlanmıştı. Død snø 2, zombilerini fantastik bir büyü temelinde konumlandırarak öncüllerine selam çakarken daha önce bu tarz filmlerde görmediğimiz olay ve durumları da perdeye yansıtarak türdeşlerinden sıyrılmayı başarıyor. Zombilere Nazi kimliği eklemek başlı başına bir güzellik iken bu yeni filmde Nazilerin karşısına İkinci Dünya Savaşı’ndaki düşmanları Rusları koymak dahice bir fikir. Zombiler arasında bir meydan savaşı değil görmek hayal bile etmemiş iken, Død snø 2 bizlere bu güzelliği de yaşatıyor. Özellikle bu savaş sahnelerinin daha önceden izlediğimiz tarihi filmlerdeki kadar başarılı bir şekilde canlandırılması seyir zevkini bir hayli yükseltiyor. Dinmeyen açlıklarından ötürü insan yiyen aptal zombilerden sıkılmışken; emir komuta zincirine sahip, bir amaç uğruna hareket eden, baltayla, lavaboyla, tankla adam öldüren yürüyen ölüleri görmek bünyeye ilaç gibi geliyor. Tommy Wirkola, yaptığı işe oldukça profesyonel bir yaklaşım gösterirken bazı klasik durumlarla dalga geçmekten de geri durmamış. ABD Ulusal Zombi Mangası filmin en önemli dinamiklerinden biri. Her zombisever gibi bu grup da bir zombi istilası beklemekteler. Zombiler ile ilgili her türlü filmi izlemiş olan 3 nerd’den oluşan manga, Norveç’ten gelen haber doğrultusunda vakit kaybetmeden bölgeye gidiyor ve hep bekledikleri maceranın tam içinde buluyorlar kendilerini. ABD’deki kolay silahlanmanın aksine Norveç’te işler farklı yürüdüğü için kendilerine kürek, çekiç, balta gibi malzemeler alarak hardcore bir mücadeleye girişiyorlar. Ekipten Monica’nın Star Wars hayranı olması ve sürekli filmden alıntılar yapması Død snø 2’nin bir başka güzel tarafı. Tür içinde üretilmiş filmlerde ölüm, kan ve iç organlar olmazsa olmazdır ama bunlara getirilecek farklı yöntemler seyircinin asıl bekledikleridir. Bu noktada da film hedefi tam 12’den vurmayı…

Yazar Puanı

Puan - 84%

84%

Tür içinde benzerlerinden sıyrılabilmek için külliyata getirilen başarılı yenilikler yanında zombi filmlerindeki olmazsa olmazlar da düzgün şekilde bütüne yayılabilmiş.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
84
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi