L’heure d’été, Après mai, Clouds of Sils Maria gibi filmlerle adından söz ettiren Fransız yönetmen Olivier Assayas, Criterion Collection filmleri arasından favori filmlerini seçti. 

Sinemanın büyülü dünyasına kısa filmlerle adım atan, televizyon sektöründe çalışan babasının hastalanması üzerine onun yarım kalan tv dizilerinin senaryolarını yazarak senarist olarak kendini geliştiren, L’heure d’été, Après mai, Clouds of Sils Maria gibi filmlerle de son zamanlarda adından sıkça söz ettiren Olivier Assayas, Criterion Collection filmleri arasından 11 tane favori filmini seçti. Tür olarak birbirinden ilginç filmlerin bulunduğu listede favori 11 filmi dışında Andrei Rublev, A Christmas Tale, Dazed and Confused, Frances Ha, Moonrise Kingdom, Yi Yi, Army of Shadows, Topsy-Turvy, Judex, Thief filmlerini de listeye ekleyen Olivier Assayas‘ın 11 favori filmini sizin için listeledik.

Olivier Assayas’ın 11 Favori Filmi!

1. The Leopard (Luchino Visconti)

the-leopard-filmloverss

Giuseppe Tomasi di Lampedusa’nın  aynı adlı  otobiyografik romanından sinemaya uyarlanan The Leopard, İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının usta yönetmenlerinden Luchino Visconti önderliğinde sinemaya uyarlandı. Başrollerinde Burt Lancaster, Claudia Cardinale, Alain Delon  gibi isimlerin rol aldığı film aynı zamanda gelmiş geçmiş en iyi tarih filmlerinden biri olarak kabul edilir.1860 yılının Sicilya’sında Garibaldi’nin reformlarından ve İtalya’nın birleşmesinden endişelenen ve ailenin en yaşlı üysei olan Prens Salina’nın hızla değişen toplum yapısına uyum sağlamaya çalışmasıyla yaşanan gelişmeleri beyazperdeye aktarıyor film. İtalyan aristokrasisinin çöküşünü ve burjuvazinin yükselişini Prens Salina üzerinden anlatan film, özellikle aristokratların eski güçlerini kaybetmelerini kabullendikleri  balo sahnesi ile hafızalarımıza kazınıyor

2. Pickpocket (Robert Bresson)

pickpocket-filmloverss

Çoğu eleştirmen tarafından tüm zamanların en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen Pickpocket, Fransız yönetmen Robert Bresson’un yönetmenliğini üstlendiği ve senaryosunu Dostoyevsky’nin Suç ve Ceza romanından esinlenerek yazdığı bir film olarak kendisini tanıtıyor. Romandan hareketle ruhsal çözümlemelere yer veren film, hem sevdiği bir şey yaptığı için hem de bulunduğu topluma tepki göstermek için yankesicilik yapan Michel isimli bir adamın hikayesini anlatıyor. Açılış sahnesi ile bir polisiye filmi olmadığını söyleyen Pickpocket, Michel’in yaşadığı olayları sade bir üslupla anlatıp bu sadelikten güç alarak altyapısını oluşturuyor ve oldukça etkileyici bir yapım haline gelerek sinemaseverlerin izlemesi gereken filmler listesinde üst sıralardaki yerini alıyor.

3. White Material (Claire Denis )

white-material-filmloverss

Beau Travail, 35 rhums  gibi yapımlarla çağdaş Fransız sinemasının önemli isimlerinden biri olan Claire Denis’in yönetmenlik koltuğunda yer aldığı White Material, şiddetli bir ayaklanmayla sarsılan bir Afrika ülkesinde kahve tarlalarına sahip olan Maria adındaki bir kadının hasat zamanına az bir süre kala işçilerini kaybetmesiyle zorluklara karşı göğüs germesini ve eski kocasıyla yaşadığı sıkıntılı durumları müthiş bir sinematografiyle ekrana yansıtıyor. Senaryosu Claire Denis ve Fransız yazar Marie N’Diaye ikilisinin birlikte kaleme aldığı filmin başrollerinde Isabelle Huppert, William Nadylam, Christopher Lambert gibi usta oyuncular yer alıyor. Bir kadının isyanın kol gezdiği bir yerde ayakta kalışını anlatan film, Isabelle Huppert’ın mükemmel oyunculuğunu görmek için biçilmiş kaftan.

 4.  Nashville (Robert Altman)

nashville-filmloverss

 Beş dalda Oscar’a aday olup en iyi müzik dalında bu ödülün sahibi olan Nashville adını country müziğin merkezi Nashville şehrinden alıyor. Gosford Park, MASH gibi filmlerin arkasındaki isim olan Robert Altman’ın yönetmenliğini üstlendiği film, Vietnam Savaşı’nın yaşandığı günlerde Amerika’nın Nashville kentinde müzisyenler arasında yaşanan kıyasıya bir rekabeti ekranlara getiriyor. Savaş olmasına rağmen bu durumu hiç umursamayan insanların müzikle ilgili hikayesinin anlatıldığı film, Joan Tewkesbury’nin senaryosu ve Robert Altman’ın yönetmenliği sayesinde müthiş bir tarz yakalayarak bir taşlama örneğini beyazperdeye aktarıyor. Keith Carradine, Karen Black, Ronee Blakley gibi isimlerin başrolde yer aldığı film, 1970’li yılların havasını iyi bir şekilde yansıtıyor.

5. Heaven’s Gate (Michael Cimino)

heavens-gate-filmloverss

Adından dolayı ABD’de zamanında kurulmuş olan Heaven’s Gate Tarikatı ile bir benzerlik taşımayan sadece isim benzerliğine yakalanan bu yapımın yönetmenliğini  The Deer Hunter filmiyle iki Oscar ödülünü kucaklayan Michael Cimino üstleniyor. John Hurt, Jeff Bridges, Kris Kristofferson, Christopher Walken gibi isimlerin başrolde yer aldığı film aynı zamanda sanat yönetimi dalında bir Oscar ödülü de kazanarak yarattığı başarılı atmosferini bir ödülle taçlandırıyor. Bir Western hikayesini ekranlara getiren film, Avrupalı göçmen ailelerle ile yerel arazi sahipleri arasındaki çekişmenin bir büyük mücadeleye dönüşmesini mercek altına alıyor. Müthiş oyuncu kadrosuna rağmen gişede büyük bir hayal kırıklığı yaratan film, ne olursa olsun izlenmeyi hak eden bir yapım.

6. Videodrome (David Cronenberg)

videodrome-filmloverss

Yönettiği filmlerle harikalar yaratan David Cronenberg’in sinemaseverler tarafından tanınmasını sağlayan filmlerden biri olan Videodrome, çoğumuzun evinde bir dönem mutlaka bulunan VHS video kasetlerin çok yaygın kullanıldığı dönemde geçiyor. Sahibi olduğu televizyon kanalında seks ve şiddet içerikli programlar yayınlayarak reytinglerini arttırmak isteyen Max Renn isimli bir televizyon yöneticisinin  bir gün Videodrome isimli bir korsan yayın bulmasıyla yaşadıklarına odaklanan film, her şeyiyle kendine özgü ve  sıra dışı bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Hem medyanın insan üzerindeki etkilerini hem de reality showların hayatımızdaki yerini çok iyi biçimde ekrana yansıtan Videodrome, korku ve sanal gerçekçilik türlerinden beslenerek bilim kurgu filmleri içerisinde kendini ayrı bir mevkide konumlandırıyor.

7. Che (Steven Soderbergh)

che-filmloverss

 The Knick, The Girlfriend Experience ve Sex, Lies and Videotape’ın başarılı yönetmeni Steven Soderbergh’ın kamera arkasında yer aldığı Che, Ernesto Che Guevara’nın Küba devriminde ve gerilla yıllarında yaşadıklarını konu ediniyor. Uzunluğu dolayısıyla iki part halinde  beyazperdeye aktarılan filmde Benicio Del Toro Che Guevara’yı harika bir şekilde canlandırıyor. Eleştirmenler ve izleyiciden gene anlamda olumlu yorumlar alamayan film ise farklı tarzlarda çektiği filmler bilinen Steven Soderbergh’ın elinden iyi bir hikaye olarak çıkamıyor. Oyuncu seçimi başarılı olmasına rağmen tipik bir Amerikan senaryosunun özelliklerine sahip olmasında dolayı da sinema çevreleri tarafından zamanında eleştirilmişti film. Eğer Che Guevara hakkında hiç ama hiçbir  fikriniz yoksa bu filmi izleyerek Che Guevara hakkında biraz bilgi sahibi olabilirsiniz.

8. La dolce vita (Federico Fellini)

La Dolce Vita

Federico Fellini’nin Cannes Film Festivali’de  Altın Palmiye kazanan unutulmaz filmi La Dolce Vita, gazeteci Marcello  zengin ve şöhretli İtalyan aristokrasisine dair haberlerin yayınlanacağını bir köşede yazması için görevlendirilmesiyle ana hatlarını oluşturur. Marcello’nun  işini en doğru şekilde yapabilmesi için bu insanların arasına karıştığı filmde, başlarda  bol danslı, alkollü ve hızlı yaşantısının zamanla  Marcello’yu yalnızlaştırdığına ve kendini anlamlandırma çabasında oluşuna tanıklık oluruz. Marcello’nun yaşadığı durum  üzerinden Roma’nın ahlaki çöküşüne Dante’nin İlahi Komedyası’ndan referans alarak yaptığı göndermeleriyle La Dolce Vita, İtalyan sinemasının en başarılı filmlerinden biri olarak her sinemaseverin izlemesi gereken bir yapım. Başrollerinde Marcello Mastroianni, Anita Ekberg, Anouk Aimee gibi isimlerin yer aldığı film özellikle Trevi Çeşmesi önündeki o meşhur sahnesi ile hafızalarımıza kazınıyor.

9.Fanny and Alexander- The Television Version (Ingmar Bergman)

fanny-and-alexander-filmloverss

Üç saatlik film versiyonundan önce ilk başta 312 dakika süren dört bölümlük bir TV dizisi olarak çekilen Fanny and Alexander, usta yönetmen Ingmar Bergman’ın gerçek ve hayal hakkındaki sorgulayıcı öğeleri bir arada kullanarak izleyiciyi atmosferine çok rahatlıkla çeken, aynı zamanda dini de sorgulama temasına  yer veren bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. İzlediğinizde bir tiyatro oyunu seyrediyormuş edası veren yapım, Fanny and Alexander kardeşlerin babalarının ölmesinden sonra  annelerinin katı görüşlere sahip olan bir pederle evlenmesiyle yaşadıkları hapis hayatını konu alıyor. Karşıt öğelerden de yararlanan Ingmar Bergman, dramın yanında gerilim türüne de yer vererek izleyicinin filmi izlerken farklı duyguları bir arada barındırmasını istiyor.

10. Désiré (Sacha Guitry)

désiré-filmloverss

Çok sayıda tiyatro oyunu yazan ve yazdığı eserlerin çoğunu sinemaya uyarlayan Sacha Guitry’nin 1937 yılında yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği aynı zamanda başrolünde yer aldığı komedi türündeki Désiré, tiyatro oyununda şövalyeyi oynayan bir adamın yeni işvereni politikacı bir kadınla ile yaşadığı aşk ilişkisini konu alıyor.Sacha Guitry’nin şövalyeyi oynayan adamı canlandırdığı film, unutulmaz karakterleri bir arada barındıran bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Sacha Guitry ile birlikte Jacqueline Delubac, Jacques Baumer, Saturnin Fabre gibi döneminin ünlü isimlerini oyuncu kadrosunda barındıran film, 1996 yılında Fransız yönetmen Bernard Murat önderliğinde  yeniden çevrim olarak sinemaya uyarlandı.

11. Rififi (Jules Dassin)

rififi-filmloverss

Özgün adı Du rififi chez les hommes olan ama birçok ülkede Rififi adıyla gösterilen filmin yönetmenliğini Pote tin Kyriaki, Topkapı gibi yapımlardan tanıdığımız Julius Dassin üstleniyor. Auguste Le Breton’un 1954 tarihli aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan film, Fransız kara filminin en iyi örneklerinden biri olarak kabul edilir . Cannes Film Festivali’nde “en iyi yönetmen” ödülüne layık görülen film, bir grup soyguncunun Paris’te bulunan  ünlü bir mücevherat mağazasında neredeyse imkansız gibi görünen bir soygunu gerçekleştirme çabalarını ele alıyor. Özellikle soygun sahnesini çok ince detaylarla gösteren film, soygun temasına yer veren birçok filme ilham kaynağı olmuştur. Başrollerinde Jean Servais, Carl Möhner, Robert Manuel gibi isimlerin rol aldığı filmde yönetmen Jules Dassin de önemli bir rolde izleyici karşısına çıkıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi