Pazartesi günü, !fistanbul kapsamında Türkiye galasını yapan ve “İtiraf” adıyla 14 ve 21 Mart tarihlerinde iki bölüm halinde gösterime girecek olan Nymphomaniac filminin, gösterime sokulmasının uygun bulunmadığını öğrendik. Kararı alan Değerlendirme ve Sınıflandırma Üst Kurulu, Alt Kurul’un karar alamaması nedeniyle devreye girmiş ve filmle ilgili çeşitli sorunlar gördüğünü ifade ederek bu kararı almıştı.

“Filmin yoğunlukta pornografik görüntü ve diyaloglar içermesi, genel ahlaka aykırı, çocukların ve gençlerin ruh sağlığını etkileyici olumsuz örnek oluşturan görüntü ve etkiler içermesi” nedeniyle alınan karar doğal olarak oldukça tepki çekti. Filmin anlatısı içerisinde pornografik unsurların yer aldığı izleyen ya da izlemeyen kişiler için bilinen bir gerçek. Fakat iş, bu içeriğin “yorumlanması” kısmında sıkıntılı bir hal alıyor.

Filmde bir nemfoman olan Joe’nun hayatından kesitler izliyoruz. Joe’nun hikayesini günah çıkarma ve arınma olarak okumak da mümkün, “seks”i araç olarak kullanan provokatif bir eser olarak görmek de. Yönetmen Lars von Trier’in izleyiciyi avucuna alması da bu şekilde gerçekleşiyor. Yönetmenin “şakacı” kişiliği; izleyiciyi, izlediklerinin realite mi yoksa oyun mu olduğu üzerine düşünmesine yol açan önemli etmenlerden. Yani filmi, yönetmeninden bağımsız düşünmek mümkün değil. Özellikle de Antichrist’ı da izleyenler bilir ki filmi iki şekilde de okumak mümkün olsa da nihayetinde izlenen şey bir sanat eseridir. Fakat filmi incelemeye tabii tutan kurul üyelerinin filmi izlemeden önce kafalarında bir resim oluşturdukları düşüncesi daha olası görünüyor.

Karar üzerinden gidersek “yoğunlukta” olan pornografinin ne kadar yoğunlukta olduğu, neler içerdiği ya da hangi bağlamlarda içerdiği sorusunun belirli bir cevabı var mıdır? 5 dakika, 10 dakika ya da 1 saat? Aynı şekilde diyalogların yoğunluğu için ne söylenebilir? Tek bir sahnede çok ağır diyaloglar mı vardır yoksa sürekli pornografik diyaloglar mı içermektedir? Pornografiden kasıt cinsellik içeren cümleler midir yoksa her filmde duyduğumuz belli başlı İngilizce küfürlerin yoğunlukla tekrarlanması mıdır? Hadi çocukların etkilenmesi kısmındaki “çocuk” kavramını anlayabildik diyelim, “genç”lerden kasıt nedir? Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 15-25 yaş arası mı kıstas alınmıştır? Madem çocukların ve gençlerin filmden etkilendikleri düşünülüyor, o halde bu sorun yaş sınırı ile aşılamaz mıydı? Yoksa yaş sınırı uygulamasının sinema salonlarında çok da göz önünde bulundurulmayan bir uygulama olduğu bilindiği için mi böyle bir “biz yaptık oldu”ya imza atılmıştır?

Nymphomaniac’ın yasaklanmasının temel nedenlerinden birinin “cinsel ilişkide bulunan kadının, bu ilişkiden aldığı keyfin sürekli vurgulanması” olduğunu iddia edenlerin sayısı oldukça fazla. (Bu noktada ABD’de Straw Dogs ya da Brown Bunny filmlerinin aldığı tepkiyi hatırlamak mümkün) Buna karşın” La vie d’Adele”de yer alan lezbiyen ilişki sahnelerine böyle bir yaptırım uygulanmadığını biliyoruz. Aynı şekilde bolca hedonizm, cinsellik ve küfür içeren “The Wolf of Wall Street”in neden porno olarak görünmediği sorgulanabilir. Ek olarak pornografinin sadece cinsellikle ilgili bir kavram olmadığı; birçok sanat dalında aşırılık yoluyla kendisini gösterdiği de açık bir gerçek. İlla bir tavır alınacaksa bolca şiddet içeren birçok filmin 7+ ya da 13+ gibi komik yaş sınırları alması nasıl açıklanabilir?

Kendi adıma “aba altından sopa göstermek” olarak algıladığım kararı, Değerlendirme ve Sınıflandırma Üst Kurulu’nun bir meşruiyet çabası olarak görüyorum. Günlerce tartışılan ve sınırlı bir çevreye gösterilme imkanı bulmuş bir filme yapılan müdahale hem bir tehdit hem de deneme niteliğinde. Yasak kararı sonrasında filmin dağıtımcıları olan Umut Sanat ve Özen Filmcilik tarafından yapılan açıklama da usule uygun olmayan karar alma aşamasının tamamen gündem yaratma amacı taşıdığını ortaya koyuyor. Gerçi amaç ne olursa olsun filmin sansüre uğramasının 2’ye karşı 7 oyla kabul edilmesi, onay oyu verenlerden en az birinin meslek birliği üyesi (Sansür kararını veren kurulda Kültür, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan temsilcilerle birlikte bir psikolog, bir sosyolog ve bir çocuk gelişimi uzmanı yer alıyor. Kurulda ek olarak Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP) Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SESAM) Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Meslek Birliği (TESİYAP)’nden temsilciler var) olduğunu ortaya koyuyor ki en acı kısmı bu olabilir.

Sonuç olarak ilerleyen günlerde, sansür kararı Romanya’daki gibi kalkar mı yoksa Ermenistan’daki gibi poz mu veririz bilinmez ama niyetin gençlerin ahlakını korumaktan çok mesaj kaygısı taşıdığı açık. Peki biz bu mesajı aldık mı ya da bir cevap hazırlıyor muyuz? Asıl mücadele bu noktada başlayacak gibi.

Not: Sansür kararı kalkmayacak ise yetkililere sormak isterim: Filme !fistanbul’da maruz kalan ya da İstanbul Film Festivali’nde seyredip yoldan çıkacak izleyicilerle ilgili bir rehabilitasyon çalışması yapılacak mı?

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi