Lars von Trier’ın erotik-dram filmi Nymphomaniac’ın ilk fragmanı nihayet yayınlandı. Fragman yayınlanana kadar kısa kısa 5 video izledik. Şimdi elimizdekileri değerlendirelim.

Nymphomaic üzerine ilk yazımda “Fırtına Öncesi” tabirini kullanmıştım. Artık fragmanla birlikte fırtınanın başladığını söyleyebiliriz. Trier, çıplaklık ve seks sahneleri bir yana elini korkak alıştırmadığını kanıtlarcasına karakterlerimizin yaşadığı farklı seksüel deneyimleri de -bunu da mı yapmış dedirtiyor- ilk fragmana koymayı ihmal etmemiş.  Toplamda 5.5 saat uzunluğundaki filmi stüdyo baskısıyla ikişer saatlik iki filme dönüştürmek zorunda kaldığı söylenen Trier, her ne kadar Joe adlı nemfomanyak bir kadının cinsel yaşamına odaklansa da elinde ana hikayeye hizmet eden pek çok karakter var. Bu durum her yeni videonun birbirinden çok farklı olması ve ilk fragmanda her karakterden azar azar gösterme ihtiyacına, dolayısıyla da biraz karmaşaya neden olmuş. Elbette bu durumun fragmanın etki dozu üzerinde olumsuz bir etki yarattığını söylersek acımasız davranmış oluruz.

Trier’ın pornoya da göz kırpan uçlarda erotik filmi Nymphomaniac’a, eğer yapabilirseniz bir de dram olarak bakmaya çalışın. Çünkü Trier öyle yapmış. Ana karakterimiz Joe’ya can veren Charlotte Gainsbourg’un öne çıktığı ilk fragmanda açıkça nemfomani hastası olan kadının çektiği acıyı görüyoruz. Özellikle gençlik yıllarında arzulu, meraklı ve erkek avına çıkmış bir Joe görürken, karakterin bugününü yansıtan sahnelerde ızdırap çeken bir Joe izliyoruz.

Öte yandan filmin son videosu The Little Organ School’da gördük ki, perdeyi üçe bölen; birine tutkuyla birlikte olan karakterleri, diğer ikisine de avlanan bir yırtıcı hayvan ve piyano çalan birini yerleştiren Trier, yine olabildiğince estetik sahneler çekmiş ve bu sahneleri de farklı biçimsel numaralarla süslemiş. Ancak ‘süsleme’ kelimesi yanlış anlaşılmamalı, zira Trier’ın hikayelerini anlatmak için en uygun anlatım biçiminin peşine düştüğünü ve bunun amaç değil araç olduğunu söylemem gerekiyor.

Sonuç olarak, ilk fragmanın ardından başta düşündüğüm gibi Trier’ın estetik kaygılarla hareket edip Antichrist ve Melancholia’nın izinden giden bir eserle çıkageldiğini ve kafamdaki Nymphomaniac tablosunun artık netleştiğini söyleyebilirim.

[youtube video_id=”V5YekQnGSIs” width=”600″ height=”350″]

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi