1976, Ürdün doğumlu Ghazi Albuliwi’nin senaryosunu yazıp, başrolü üstlendiği ve yönetmenliğini de Bandar Albuliwi ile beraber gerçekleştirdiği Nikahta Keramet Var mı?, ilk bakışta İsrail-Filistin ilişkileri üzerinden ilerleyen orta sınıf bir romantik-komedi gibi gözükse de zekice esprileri ve başarılı oyunculuklarıyla bundan çok daha fazlası olduğunu gösteriyor. Brooklyn, New York’ta yetişen ve sahne sanatları eğitimi, tiyatro performansları ve stand up gösterilerinden sonra West Bank Brooklyn filmiyle dikkatleri üzerine çeken; Tribeca Film Festivali sırasında enstitü tarafından “Creative Promise Award” ödülüne layık görülen Ghazi Albuliwi’nin ismini ilerleyen dönemde muhtemelen daha sık duymaya başlayacağız.

Arafat, New York’ta ailesiyle birlikte yaşayan, yalnızlıktan muzdarip, çareyi porno filmlerde ve şişme kadınlarda arayan bir Filistinlidir. Kendisine bir çıkış yolu ararken, cinsellikle ilgili problemleri olan başka kişilerin katıldığı bir terapi seansı sırasında tanıştığı biri bu durumdan nasıl kurtulması gerektiğine dair önerilerle Arafat’a yol göstermeye başlar. Bir kaç başarısız girişimin ardından daha uzun soluklu bir çözüm için, yeşil kart sahibi olmak adına formaliteden evlilik yapmak isteyen bir kadın bulunur. Bu yöntemle Arafat hem para kazanacak hem de seks yapacaktır. Fakat ortada önemli bir problem vardır; Arafat’ın evleneceği kadın bir İsrailli’dir. Başta birbirlerine karşı temkinli yaklaşan ikili zaman içinde birbirlerine ısınacak, aralarındaki ilişki aşka dönüşürken, bu sefer de kökenlerinden ötürü aileler ilişkiye dahil olacaktır.

Nikahta Keramet Var mı?, senaryo düzeyinde bazı eksiklikler, boşluklar ve karakter düzeyinde de bazı gereksizlikler barındırsa da filmi bütün olarak değerlendirdiğimizde bunların kabul edilebilir olduğunu söyleyebiliriz. Bugün onlarca film çekmiş yönetmenlerin, yüksek bütçeli yapımlarında bile bu tarz problemler göze çarpabiliyorken, nispeten daha kendi halinde bir film olması ve Ghazi Albuliwi’nin sinema kariyerini yeni yeni inşa etmesinden ötürü bu tarz negatifliklere anlayış gösterilmesi gerekir. Kaldı ki film, gerek sinematografisi, gerek çekim teknikleri ve açıları, renkleri, gerekse oyuncu yönetimiyle oldukça başarılı. Arafat’ın başlardaki o kaybeden tavırlarını izlemek oldukça eğlenceliyken, diyaloglar arasına yerleştirilen zekice espriler ve kelime oyunları kahkaha atmanıza sebep oluyor. Hikayenin ağırlık noktası Arafat olunca, onu, ailesini ve doğal olarak Müslüman kesimi filmde daha yoğun olarak izliyoruz fakat yönetmen herhangi bir tarafı haklı göstermek yada bu durum üzerinden siyaset yapmak gibi bir çaba içine girmediği için takdiri hak ediyor. Arafat’ın kendi topraklarından bir kadınla evlilikten son anda vazgeçtiği flashback sahnesi, kendi içinde bulunduğu tarafa da mizahi bir dille yaklaşabildiği için filmin önemli bölümlerinden birini oluşturuyordu. Nikahta Keramet Var mı?’nın belki de en önemli özelliği, oldukça gergin olan ve yaşanan çok küçük olayların önemli gelişmelere sebep olduğu İsrail-Filistin ilişkilerine yaklaşımı. Herhangi bir mücadelede kullanabilecek en etkili silah nasıl mizah ise, Ortadoğu’daki bu gerginliğin de ihtiyaç duyduğu tutum bu. Filistin’in Woody Allen’ı olarak nitelenen ve yönetmene hayranlığını da saklamayan Albuliwi filmi yaparken nasıl bir misyon yüklendi bilinmez fakat bulunduğu konum itibariyle ortaya koyduğu eser çok değerli.

Kadrosunda Hiam Abbas gibi bir yıldızı barındıran, herhangi bir propagandist yaklaşım sergilemeden, aralarında ciddi bir gerginlik olan iki toplumdan bireylerin birbirlerine aşık olabileceklerinin gösterildiği ve New York’ta geçen Nikahta Keramet Var mı?, yılın üzerinde durulması gereken romantik-komedi filmlerinden biri. Ghazi Albuliwi’nin sanata, sinemaya ve hayata karşı tutumu görülmeye değer.

1976, Ürdün doğumlu Ghazi Albuliwi’nin senaryosunu yazıp, başrolü üstlendiği ve yönetmenliğini de Bandar Albuliwi ile beraber gerçekleştirdiği Nikahta Keramet Var mı?, ilk bakışta İsrail-Filistin ilişkileri üzerinden ilerleyen orta sınıf bir romantik-komedi gibi gözükse de zekice esprileri ve başarılı oyunculuklarıyla bundan çok daha fazlası olduğunu gösteriyor. Brooklyn, New York’ta yetişen ve sahne sanatları eğitimi, tiyatro performansları ve stand up gösterilerinden sonra West Bank Brooklyn filmiyle dikkatleri üzerine çeken; Tribeca Film Festivali sırasında enstitü tarafından “Creative Promise Award” ödülüne layık görülen Ghazi Albuliwi’nin ismini ilerleyen dönemde muhtemelen daha sık duymaya başlayacağız. Arafat, New York’ta ailesiyle birlikte yaşayan, yalnızlıktan muzdarip, çareyi porno filmlerde ve şişme kadınlarda arayan bir Filistinlidir. Kendisine bir çıkış yolu ararken, cinsellikle ilgili problemleri olan başka kişilerin katıldığı bir terapi seansı sırasında tanıştığı biri bu durumdan nasıl kurtulması gerektiğine dair önerilerle Arafat’a yol göstermeye başlar. Bir kaç başarısız girişimin ardından daha uzun soluklu bir çözüm için, yeşil kart sahibi olmak adına formaliteden evlilik yapmak isteyen bir kadın bulunur. Bu yöntemle Arafat hem para kazanacak hem de seks yapacaktır. Fakat ortada önemli bir problem vardır; Arafat’ın evleneceği kadın bir İsrailli’dir. Başta birbirlerine karşı temkinli yaklaşan ikili zaman içinde birbirlerine ısınacak, aralarındaki ilişki aşka dönüşürken, bu sefer de kökenlerinden ötürü aileler ilişkiye dahil olacaktır. Nikahta Keramet Var mı?, senaryo düzeyinde bazı eksiklikler, boşluklar ve karakter düzeyinde de bazı gereksizlikler barındırsa da filmi bütün olarak değerlendirdiğimizde bunların kabul edilebilir olduğunu söyleyebiliriz. Bugün onlarca film çekmiş yönetmenlerin, yüksek bütçeli yapımlarında bile bu tarz problemler göze çarpabiliyorken, nispeten daha kendi halinde bir film olması ve Ghazi Albuliwi’nin sinema kariyerini yeni yeni inşa etmesinden ötürü bu tarz negatifliklere anlayış gösterilmesi gerekir. Kaldı ki film, gerek sinematografisi, gerek çekim teknikleri ve açıları, renkleri, gerekse oyuncu yönetimiyle oldukça başarılı. Arafat’ın başlardaki o kaybeden tavırlarını izlemek oldukça eğlenceliyken, diyaloglar arasına yerleştirilen zekice espriler ve kelime oyunları kahkaha atmanıza sebep oluyor. Hikayenin ağırlık noktası Arafat olunca, onu, ailesini ve doğal olarak Müslüman kesimi filmde daha yoğun olarak izliyoruz fakat yönetmen herhangi bir tarafı haklı göstermek yada bu durum üzerinden siyaset yapmak gibi bir çaba içine girmediği için takdiri hak ediyor. Arafat’ın kendi topraklarından bir kadınla evlilikten son anda vazgeçtiği flashback sahnesi, kendi içinde bulunduğu tarafa da mizahi bir dille yaklaşabildiği için filmin önemli bölümlerinden birini oluşturuyordu. Nikahta Keramet Var mı?’nın belki de en önemli özelliği, oldukça gergin olan ve yaşanan çok küçük olayların önemli gelişmelere sebep olduğu İsrail-Filistin ilişkilerine yaklaşımı. Herhangi bir mücadelede kullanabilecek en etkili silah nasıl mizah ise, Ortadoğu’daki bu gerginliğin de ihtiyaç duyduğu tutum bu. Filistin’in Woody Allen’ı olarak nitelenen ve yönetmene hayranlığını da saklamayan Albuliwi filmi yaparken nasıl bir misyon yüklendi bilinmez fakat bulunduğu konum itibariyle ortaya koyduğu eser çok değerli. Kadrosunda Hiam Abbas gibi bir yıldızı barındıran, herhangi bir propagandist yaklaşım sergilemeden, aralarında ciddi bir gerginlik olan iki toplumdan bireylerin birbirlerine aşık olabileceklerinin gösterildiği ve New York’ta geçen Nikahta Keramet Var mı?, yılın üzerinde durulması gereken romantik-komedi filmlerinden biri. Ghazi Albuliwi’nin sanata, sinemaya ve hayata karşı tutumu görülmeye değer.

Yazar Puanı

Puan - 75%

75%

Nikahta Keramet Var mı?, ilk bakışta İsrail-Filistin ilişkileri üzerinden ilerleyen orta sınıf bir romantik-komedi gibi gözükse de zekice esprileri ve başarılı oyunculuklarıyla bundan çok daha fazlası olduğunu gösteriyor.

Kullanıcı Puanları: 4.7 ( 1 votes)
75
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi