The Nightmare Before Christmas, film olmadan önce hayatına bir Tim Burton şiiri olarak başlamıştı. O şiiri sizin için türkçeleştirdik.

Noel Gecesi Kabusu

Bir sonbahar Cadılar Bayramı Diyarı’nda saat geç,
ve hava ise oldukça serindi.
İskeletin teki aya karşı oturmuş,
bir tepede yalnız idi.
Uzunca bir  boyu ve papyonu vardı;
Jack Skellington’du adı.
Cadılar Bayramı Diyarı’nda yorgun ve sıkkındı

“Bıktım artık korkutmaktan, terör ve dehşetten
Yoruldum geceleri öcü olmaktan
Sıkıldım etrafa ürkünç bakışlar atmaktan,
Ve ayaklarım acıtıyor iskelet danslarından.
Mezarlıkları sevmiyorum, yeni bir şey lazım bana.
Böö diye bağırmaktan,
daha fazlası olmalı hayatta”

Derken mezarın içinden bükülüp kımıldayan
Sisli bir hortlak geldi ağlayıp sızlayan
Küçük bir hayalet köpekti bu, silik bir tonda havlayan
Ve oyuk balkağı burnu vardı, karanlıkta parlayan.
Bu Jack’in köpeği, sahip olduğu en yakın dost Zero’ydu
Ama Jack onu fark etmedi, Zero’yu üzdü bu.

O gece ve ertesi gün boyunca,
Jack yürüdü ve dolaştı ortalıkta.
İçi kaplıydı umutsuzlukla.
Ormanın derinlerinde, geceden hemen önce,
Jack’in gözleri rastgelmişti olağanüstü bir şeye.
Durduğu yerden on metre uzakta bile değildi
Gördüğü tahtadan oyulmuş üç kapının yeri.
Önlerinde dikildi, tüm hayretiyle,
Bakışı takılıp kalmıştı o çok özel kapının üzerine.
Mest olmuş ve heyecanlıydı, biraz da endişeli,
Kapı açıldı beyaz, rüzgarlı bir tipiye.

Jack bilmiyordu fakat düşüvermişti,
Noel Kasabası denen yerin tam göbeğine!
Işıklara daldığında, artık tekinsiz değildi
Ve nihayet bulmuştu aradığı hissi.
Ve arkadaşları onun yalancı olduğunu düşünmesin diye,
Ateşin üzerinde asılı hediyelerle dolu çorapları aldı
Raflarda duran şeker ve hediyeleri aldı
Ve Noel Baba’yla elflerinin bir resmini.
Işıkları, süsleri ve ağacın tepesindeki yıldızı aldı.
Ve Noel Kasabası tabelasındaki büyük N harfini aldı.

Işıldayan ve parlayan ne varsa toparladı.
Hatta bir miktar kar avuçlamayı unutmadı.
Görünmeden, her şeyden biraz kaptı,
Ve hepsini Cadilar Bayramı’na taşıdı.

Cadılar Bayramı’nda Jack’in çevresi
Noel hatıralarına hayranlıkla baktı.
Bu fevkalade görüntüye hiçbiri hazırlıklı değildi.
Çoğu heyecanlanmıştı, fakat bir kısmı ise korku içindeydi!

Sonraki günler, hava şimşekli ve gök gürültülüyken,
Jack takıntılı bir merakla başbaşaydı.
“Neden onlar kahakaha ve neşe saçarken
Biz mezarlıklarda başkalarını takip ediyoruz, panik ve korku saçılıyor bizden?
Belki Noel Baba olup, ben de neşe yayarım!
Neden illa o her yıl bunu yapıyor ki?”
Adaletsizliğe karşı kiniyle, Jack düşünüp durdu
Ve bir fikir buldu. “Evet…Evet… Neden Olmasın ki?”

Noel Kasabası’nda, Noel Baba oyuncak hazırlıyordu
Ve bir patırtıdan gelen hafif bir ses duydu.
Kapıyı açtı, ve şaşırtıcı bir biçimde
Karşısında garip yaratıklar vardı, ilginç kostümleriyle.
Hepsi de biraz çirkin, görece küçüklerdi.
Ellerindeki çuvalı açıp, hepsi “Şaka ya da şeker” diye bağırıverdi
Kafası karışan Noel baba, çuvala iteklendi
Ve Cadılar Bayramı’na elebaşları Jack’i görmeye getirildi.

Cadılar Bayramı’nda herkes bir kez daha toplanmıştı,
Çünkü daha önce Noel Baba’yı gören olmamıştı
Bu yaşlı, garip adama ihtiyatlı bakışlar attılar,
Jack ise Noel Baba’ya muhteşem planını aktardı:
“Sevgili Claus Beyciğim, bence bir suç olmalı
Noel Baba olma şerefinin hep sizin olması!
Artık ben hediyeler verip, neşe saçacağım.
Rolleri değiştiriyoruz bu sene Noel Baba ben olacağım.
Size Mutlu Noeller diyecek olan benim!
Siz de tabutumda yatıp, kapıları gıcırdadıp “Böö” diye bağırabilirsiniz
Ve lütfen, planım size batmasın
Olabileceğim en iyi Noel Baba olacağım.”

Ve Jack’le arkadaşlarına göre çok iyi bir iş yapmış olmalılardı,
Fakat onların Noel anlayışları hala oldukça cinaiydi.
Toparlandılar ve Noel arifesine herkes hazırdı
Jack ren geyiğini gösterişli tabuttan kızağına bağladı,
Fakat arife gününe tam hazılardı ki,
Cadılar Bayramı’nın pusu yavaşça bastırdı.
Jack dedi ki “Gidemeyiz, pus çok ağır bu akşam
Noel olmayacak ve ben de Aziz Nick olamam.”
Derken pusun içinden küçük bir parıltı koptu.
Ne olabilir bu?… Jack’in köpeği Zero’ydu!

Jack dedi ki “Zero, burnun çok parlak,
Bu gece kızağım sen öncülük edersen kıpırdayacak.”

Böylesine istenmek Zero’nun en büyük hayaliydi,
Böylece, neşeyle takımın başına o geçti.
Ve ürkütücü kızak, hayalet uçuşuna başladı,
“Herkese İyi Noeller, ve iyi akşamlar” diye Jack haykırdı.

‘Noel gecesi kabusuydu bu, ve evlerde,
Huzurlu bir yaratık kalmamıştı, huzursuzdu fareler bile.
Şömineye özenle asılan tüm çoraplar,
O sabah açıldığında fevkalade bir korkuya neden oldular!
Yataklarına bir sığınak gibi sokulan tüm çocuklar,
Gördüler canavarlı ve iskeletli kabuslar.
Ay, yeni yağmış karın üzerinde asılı duruyordu
Ve altındaki şehre tüyler ürpertici bir kefen yayıyordu,
Ve Noel Baba’nın kahkahası, bir inilti gibi duyuluyordu,
Ve çan sesleri birbirine vurulan kemiklere benziyordu.
Ve meraklı gözlerine görünen,
Yalnızca iskelet bir geyiğin çektiği bir kızaktan başka bir şey değildi.
Ve kızağın başındaki çirkin ve hasta iskeletimsi sürücüsü idi.
O an anladılar, bu Aziz Nick değildi!
Evden eve, gerçek bir keyifle,
Jack hediye ve oyuncakları bıraktı şevkle.
Çatıdan çatıya, hoplaya zıplaya,
Bıraktığı hediyeler mezardan fırlamıştı sanki.
Dünyanın panik ve korkuyla kaplandığını varmadan farkına,
Jack neşeyle devam etti kendi keyif ürünlerini yaymaya.

Susie ve Dave’in evini ziyaret etti,
Onlara mezardan Gumpy ve Pokey denk geldi.
Küçük Jane Neeman’ın evine vardığında
Şeytanın ele geçirdiği bir bebek hediye etti ona.
Rayları dokungaç şeklinde bir korkunç tren,
Hortlak kukla elinde balta tutan,
Çelenk şeklinde bir bitki yiyen bir adam,
Ve sivri dişleriyle vampir bir oyuncak ayıcık.

Her yer korku çığlıklarıyla kaplıydı, ama Jack duyamadı.
Kendi Noel ruhu tek uğraşıydı.
Dehşet saçan yıldızların arasından nihayet aşağı baktı
Gördü kargaşa, ses ve ışığı.
“Neden, eğleniyorlar, ne kadar da eğlenceli!
Sanırım iyi bir iş çıkarttım diye tebrik ediyorlar beni.”
Ama iyi niyet göstergesi sandığı havai fişekler,
Aslında onu öldürmek için atılan mermilerdi.
Derken silahların ortasında kalınca,
Jack Zero’yu yukarı ve daha yukarı gitmeye teşvik etti.
Bir devedikeni fırtınası gibi hep beraber havada uçarlarken,
En sonunda iyi isabet edilmiş bir mermi onlara isabet etti.
Ve beraber mezarlığa, gözden ırağa düştüler,
Ve “Herkese İyi Noeller, ve iyi akşamlar” diye bir ses geldi.

Jack kendini taş bir haçın üzerinden kaldırdı,
Ve o an neleri yitirdiğini anladı.
“Noel Baba olurum sanmıştım, ne kadar da inanmışım”
Jack’in kafası karıştı ve yas içinde kaldı.
Nereye gideceğini bilmez halde, göğe baktı,
Derken bir mezara düşüp ağlamaya başladı.
Jack ve Zero yerde iki büklüm yatarken,
Tanıdık bir ses geldi bir yerlerden.

“Benim Jack’ciğim” dedi Noel Baba “Niyetini alkışlarım
Biliyorum ki böyle bir tahribat değildi amacın.
Bu kadar mutsuz ve umutsuz hissediyor olabilirsin,
Fakat Noel’i devralmak istemek senin kabahatin.
Umarım Cadılar Bayramı’na ait olduğunu anlamışsındır.
Daha çok aslında söyleyeceklerim, Jack
Fakat acele etmeliyim, neredeyse Noel bitecek.
Sonra göz açıp kapayana kadar kızağına atladı,
“Mutlu Noeller” dedi ve vedasını yaptı

Eve döndüğünde Jack üzgündü, fakat sonrası adeta bir rüyaydı
Noel Baba Noel’i Cadılar Bayramı Diyarı’na taşıdı.

Son

Not: Bu şiir bu linkte bulunan ingilizcesinden türkçeleştirilmiştir. Belirtildiği üzere telif hakları Tim Burton’a aittir. Şiirin Barış Sipahi tarafından yapılmış çevirisinin yer aldığı ve içinde Tim Burton’ın da çizimleri olan kitap ise İletişim yayınları tarafından 2010 yılında ülkemizde basılmıştır ve kitapçılardan veya internetten temin edebilirsiniz. Bizim çevirimizi de amatör bir çalışma olarak nitelendirebilirsiniz.

Hazırlayan: Hazan Özturan

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi