‘Ayna’ simgesi; realitede sahip olduğu vasfın yanında, bireyin kendisini sürekli olarak yansıtan bir cisim olduğu için felsefe, edebiyat ve sinema dünyasında da kendine sembolik bir anlatım olarak kendine yer bulur. Narsizmin tanımını yaparken sıklıkla başvurduğumuz ‘ayna’; aslında kendisine hayran olan ve gözü kendisinden başkasını görmeyen bireyi temsil eder. Hem soyut hem de somut olarak bize narsist bireyi ve bencilliği hatırlatan bu cisim; sembollerin hayat bulduğu beyazperdede elbette ki en çok karşımıza çıkan metaforlardan biri oldu. Kubrick, Almodovar gibi farklı tarzlarla sinemanın farklı dönemlerinde damga vuran sinemacıların sıklıkla başvurduğu bu simge; en son The Neon Demon filmiyle insanın içine sakladığı tehlikeli ötekisini, bencil ve hırslı varlığı anlatan Nicolas Winding Refn sinemasında da fazlasıyla kendine yer buluyor.

Nicolas Winding Refn Sinemasında ‘Ayna’ Kullanımı

The Neon Demon’da masumiyetin simgesi olarak resmedilmeye başlayan ve girdiği moda dünyasında başkaları yüzünden değil, aslında içinde yatan ötekisi yüzünden değişime uğrayan Jesse’i anlatırken sürekli olarak dev aynalarla karşılaşmamız da şaşırtıcı değil tabii ki… Filmin görüntü yönetmeni Natasha Braier film hakkında verdiği bir söyleşide şunları söylemişti; “Yunan mitolojisine göre kendine aşık olan ve bu nedenle cezalandırılan tanrılardan biri olan Narcissus; narsizme adını vererek, ölümüne sebep olan ‘deredeki yansıması’ nedeniyle ‘su’ ile simgelenir. Filmde Fanning’in hayat verdiği karakter Jesse’i bu simgelerle tasvir etmeyi tercih ediyoruz.” Filmdeki Jesse karakterinin değişim sahnesinde hatırlarsanız; Narcissus’un kendi yansımasını suda görmesiyle dünyadaki hiç bir şeyi umursamadan kendisine tutkuyla aşık olduğu gibi; hırs, bencillik, nefret, rekabet gibi duyguların kol gezdiği bir dünyada dört bir tarafı aynalarla çevrili olan Jesse de kendi güzelliğine tutkuyla bağlanmıştı.

drive-filmloverss

Refn, bu metaforu sadece son filmi The Neon Demon’da kullanmamıştır. Kullandığı renklerle de kendine özgü bir tablo çizmeyi başaran Refn; Drive ve Only God Forgives’te de aynanın sembolik gücüne başvurur. Mesela Drive’da Refn; Ryan Gosling’in hayat verdiği karakteri tanımlarken Freud psikoanalitik kuramına başvurur ve insanın içinde taşıdığı kimi zaman gizlediği ama her zaman içinde bulundurduğu egoist benliğini tasvir eder. Bu tasviri gerçekleştirirken de Jesse’de olduğu gibi sıklıkla ayna kullanır. Bazen dikiz aynasından bazen de pencere yansımasından baktığımız Gosling; hikayeden çok karakterin kendisine odaklanmamıza sebep oluyor.

Başarılı videolarıyla dikkat çeken Jacob T. Swinney; sinemanın aykırı isimlerinden Nicolas Winding Refn sinemasına ve kullandığı ‘ayna’ metaforuna, yarattığı karanlık atmosfere rağmen bizi buluşturduğu pastel renklere baktığı bir video yayınladı. İki dakikalık video ile Refn sinemasındaki yansımanın gücünü görmeye ne dersiniz?


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi