Hatırlar mısınız, daha birkaç sene öncesinde çevrimiçi yayın platformlarının televizyonların yerini alamayacağını iddia ediyorduk. Nasıl televizyonların en kısa zamanda tarihten silineceği konuşulmuşsa, çevrimiçi platformların da bir hezimetle sonuçlanacağı düşünülüyordu. Tarih tekerrürden ibarettir misali, seyircileri internetin sınırsız özgürlüğüyle buluşturan sistem artık hayatımızın vazgeçilmezi haline geldi.

Çevrimiçi yayın platformlarının öncüsü ise tabii ki Netflix. Dört yıl önce akıl almaz bir hamleyle, dizilerinin tüm sezon bölümlerini aynı anda yayınlayarak insanlara yepyeni bir izleme kültürü aşılamıştı: Dizi Maratonu. Her saniyenin önemli olduğu hayatımızda haliyle boşa harcayacak vaktimiz yok. Teknolojik imkanların gelişmesiyle Netflix’in temellerini attığı bu sistem, izleyiciler için paha biçilemez bir nimet. Bu sistem kullanıcılar tarafından oldukça beğenilirken, dizi sektöründe de ayakları yere basan yapımlara ön ayak oldu. İptal edilme kaygısıyla tüm heyecan dolu sahnelerin ilk bölümlere sığdırılmaya çalışılmasından tutun, yakından takip ettiğimiz dizilerden soğutan ”filler” yani Türkçe karşılığıyla doldurma bölümlere kadar, tüm sınırlandırmalardan sıyrılan Netflix dizileri herkesin gönlünde taht kurmayı başardı. Netflix ile değişen izleme kültürü hakkında daha ayrıntılı bilgi almak adına Ecem Şen’in detaylı yazısına buradan göz atabilirsiniz.

Seyirciler Televizyonun Sınırlandırmalarından Kurtulmak İstiyor

Bugün ise Netflix’in izleyicilere sunduğu özgürlüğün sonuçlarını inceleyeceğiz. Biliyorsunuz, Netflix’in en büyük arzusu kullanıcılarının istedikleri içeriğe, istedikleri kadar, istedikleri zaman, istedikleri yerde ulaşabilmesidir. Reklamlar tarafından rahatsız edilmediğimiz bir deneyim sunan platformun, şu an hali hazırda yayın yaptığı 190 ülkede 100 milyonun üzerinde üyesi bulunuyor ve günde 125 milyon saatin üzerinde dizi, film ve belgesel üyelerle buluşuyor. Durum böyle olunca, Netflix’in kendi üyeleri üzerinden yaptığı çıkarımlar yeni izleme alışkanlıklarımız açısından paha biçilemez bilgiler veriyor.

netflix-ile-tv-kurallarinin-yeninden-yazilmasina-sahitlik-ediyoruz-2-filmloverss

Televizyon kanallarının aksine Netflix’in medya ile paylaştığı berlirli bir reyting sistemi yok. Ancak geçtiğimiz gün Netflix 22 ülkede gerçekleştirdiği global bir araştırma yaptığını açıkladı ve ortaya çıkan sonuçlar gayet ilgi çekici. Ülkemizdeki ulusal kanalların koşullandırmalarından hepimiz rahatsızız. Hatta evlilik programlarının kanallarda reytinglerin yükselmesi adına bir zorunluluk haline geldiği aşikar. Ancak Netflix’in yayınladığı sonuçlara göre, izleyicilere seçme özgürlüğü verildiğinde ortaya çıkan tablo bambaşka görünüyor.

Güne Gülerek Başlamak İstiyoruz

Evet, insanlar güne gülerek başlamak istiyor. Sonuna kadar katıldığım bu çıkarımda, insanların güne enerjik başlamak adına böyle bir tercih yaptıklarını düşünüyorum. Kahvaltımızı yaparken ya da kahvemizi yumdumlarken güne daha pozitif başlmamazı sağlayan Netflix’in en çok tercih edilen dizileri arasında Fuller House, Unbreakable Kimmy Schmidt ve Grace and Frankie yer alıyor. Daha detaylı açıklamak adına; Netflix verileri üyelerin sabah 06:00 civarında komedi programı izleme oranının, günün geri kalanına göre yüzde 34 daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Biraz önce de bahsettiğim gibi, öğlen kuşağında eğer herhangi bir ulusal kanalı tercih edecek olursanız evlilik programlarından başka bir seçeneğiniz olmadığını göreceksiniz. Netflix sayesinde ise seyircilerin tamamen başka yapımları izlemek istediği gün yüzüne çıkıyor. Netflix verilerine göre dünya genelinde yüzde 47 ile en çok drama dizisi izlenen saat aralığı 12:30 ile 14:00. Gilmore Girls A Year in the Life, The Crown, Suits, Vikingler gibi diziler bu saat aralığında öne çıkıyor.

TV Alışkanlıklarının Yeniden Yazılmasına Şahitlik Ediyoruz!

Prime Time olarak nitelendirilen, bir içerik izlemek adına günün en çok tercih edilen saatlerinde ise liderliği korku ve gerilim türündeki yapımlar üstleniyor. Stranger Things, Sense8, Breaking Bad, Dexter ve benzeri dizilerin daha çok ilgi gördüğü saatler olan 21:00 civarında, bu türde izlenen içeriklerde yüzde 27’lik bir artış var. Fakat hemen devamında gelen veriler ise gülmeyi ne kadar çok istediğimizi gözler önüne seriyor. Stresli hayatımızda gülerek başlamak istememizin yanı sıra uykuya dalmadan önce de mutlu olmak istiyoruz. Yatmadan önce yeniden komedi içeriklerine yönelen Netflix kullanıcılarının uyku öncesi en çok tercih ettikleri diziler Bojack Horseman, Master of None ve Love oluyor. Kısacası güne mutlu başlayıp, mutlu bitirmek istiyoruz.

Yazımızı tamamlamadan önce son bir detayı daha paylaşalım. Gece kuşlarının vazgeçilmezleri ise insanın zihnini açan belgeseller. Dünya genelinde gece yarısı ile sabah 06:00 arasında Netflix izleyenlerin oranı toplam üylerin %15’ini oluşturuyor. Bir kez daha hak verdiğim veriler, bu saat aralığında yüzde 24 artışla en çok Abstract The Art of Design, Making a Murderer, Chef’s Table ve Planet Earth gibi belgeseller izlendiğini gösteriyor.

Kısaca özetlemek gerekirse, eğer ki izleyicilere seçme özgürlüğü verilirse, isteklerinin ulusal kanalların sınırlandırmalarından tamamen farklı olduğu ortaya çıkıyor. Netflix sayesinde bunu rahatlıkla görebilirken, dünya genelinde TV izlemenin kurallarının yeniden yazılmasına şahitlik ediyoruz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi