Nema-ye Nazdik, yani Yakın Plan, dünya sinemasında işgal ettiği yerin yanı sıra, Abbas Kiyarüstemi’yi dünyaya tanıtan film olarak bilinir. Kiyarüstemi’nin gündelik yaşamı tüm içtenliği ile göz önüne seren cinema verite’ye yakın uslübu bu filmde belgesel estetiğine yaklaşır. Film bir yanıyla belgeseldir de aslında. Kurgu-belgesel (docufiction) diyebileceğimiz Nema-ye Nazdik’i çekmeden hemen önce Kiyarüstemi bir film çekimindedir. Bu esnada, filmde de kendini canlandıran (aslında filmde zaten herkes kendini “canlandırır”) Suruş dergisi muhabiri Hüseyin Farazmand’ın bir makalesine rastgelir. Bu makalede, kendini Mohsen Makhmalbaf olarak tanıtarak bir aileyi dolandırmaya çalışan Hasan Sabzian’ın hikayesi anlatılmaktadır. Kiyarüstemi hemen üzerinde çalıştığı filmi durdurur ve bu enteresan adam ile ilgili bir film yapmak için kolları sıvar. Sabzian’ın mahkemede görülecek davasını çekmek için izin alan Kiyarüstemi, davayı çoğu zaman konuşan kişilere yaptığı “yakın planlar” ile görüntüler. Sonrasında da, olaya konu olan Sabzian, Farazmand ve Ahankhah ailesinin üyelerini ikna ederek, olayın aslını canlandırmak ister.

Film, Farazmand’ın iki asker ile Sabzian’ı Ahankhah ailesini ziyaretteyken basmaya gitmesi ile başlar. Makhmalbaf’ı tanıyan Farazmand Sabzian’ın o olmadığını öğrenince askerler onu tutuklar. Kiyarüstemi Sabzian ile görüşür ve davasının çekilmesi için mahkemeden izin alır. Filmin geri kalanında davayı ve davada anlatılan bazı olayları flashback şeklinde (hem de karakterlerin kendilerini oynadığı sahnelerde) izleriz. İşin ilginci, bu kişilerin, yalnızca bir ay kadar süre önce başlarına gelmiş/yaşamış oldukları bu sahneleri olağanca negatifliği ile ama bir o kadar da doğallığı ile yansıtmış olmalarıdır. Kiyarüstemi de bu sahnelerin doğasının rahatsız ediciliğinden ötürü her an oyuncuların (karakterlerin) yaptıkları işten vazgeçeceklerini düşünerek filmi endişe içinde çektiğini söylüyor.

Kiyarüstemi’nin olayı dergide okuması ve olayın dergiye konu oluşunun canlandırılması birebir tezat yaratır. Yani, olayı bütün çıplaklığı ile göz önüne seren filmde, aslında Sabzian’ın hırsızlık yahut dolandırıcılık gibi bir niyeti olmadığına inanırız. Aslında çok samimi ve duygusal bir anda, daha davadan önce Sabzian’ı anlarız. Kiyarüstemi onu hapishanede ziyaret ettiğinde ve Makhmalbaf’a da konuyu anlatacağını söylediğinde, Sabzian, Makhmalbaf’a Bicycleran(Bisikletçi) filminin onun bir parçası olduğunu iletmesini ister. Burası Sabzian’ın bir sinema aşığı olduğunu anladığımız andır. Coen Kardeşler’in Cannes Film Festivali için çektiği “World Cinema” isimli kısa filmde Josh Brolin’in Nuri Bilge Ceylan’ın “İklimler” filminden çıktıktan sonra boğazına kelimelerin dizilmesini andıran bir an. Sabzian’a yönetmen olmayı mı yoksa oyuncu olmayı mı daha çok isteyeceğini soran hakime, muhtemelen oyunculuğu tercih edeceğini söyler çünkü yönetmen olmayı ne kadar çok arzulasa da aslında onu “oynamıştır” ve bu da onu oyuncu yapacaktır. Sabzian bir süreliğine de olsa başka birinin -hem de onun için çok önemli filmler yapmış birinin- yerine geçmiş olmaktan memnun olur; sonunda yakalanacağını, Makhmalbaf’a ve “kandırdığı” aileye karşı mahcup olacağını bile bile sonuna kadar gitmeyi seçer. Savunmasında ise, yaptığı şeyin oyunculuk, bunun da bir sanat olduğunu bilen Sabzian, Tolstoy’u alıntılar: “Kötü niyet sanatı perdeler.”

Davadan sonra, Sabzian affedildikten ve salıverildikten sonra, Kiyarüstemi Makhmalbaf’tan gelip Sabzian ile tanışmasını ve mümkünse onu Ahankhah ailesine götürmesini ister. Makhmalbaf’ın gizlice çekildiğinden haberi vardır, ancak Sabzian’ın yoktur. Sabzian Makhmalbaf’a sarılarak ondan af diler ve beraber Makhmalbaf’ın motoruna binerek Ahankhah ailesinin evine giderler. Yalnız filmde şöyle bir problem oluşur. Makhmalbaf’ın mikrofonundan sesin kesildiğine dair kısa bir diyalog Kiyarüstemi ve çekim ekibi arasında geçer. Sonrasında ise, bu yolculuk boyunca ses gidip gelir. Gerçekten sesin gidip gitmediği merak konusudur. 2005 yılında British Film Institute üyeliği alan yönetmen, seremoniden önce kendisine bu konuda bir soru yöneltilir. Makhmalbaf’ın bir sinemacı olarak böylesine bir durum içinde söylemek istediği şeyler olduğunu ve onları, kameraya çekildiğinin de bilincinde olarak söylediğini aktarır Kiyarüstemi. Yani, Makhmalbaf bir oyuncu olmuştur film içinde. Ancak, Kiyarüstemi bunun filmin doğasını bozacağını düşünerek bir geceyi uykusuz geçirdikten sonra filmden sesi çıkarmayı, onu da bu şekilde daha dışsal bir sebep sonucuymuş gibi göstermeyi tercih eder. Pierre August Renoir’ın “tabloya damlayan boya için üzülmeyin, onu da kompozisyonunuzun bir parçası haline getirin” önerisini hatırlayarak tüm filmlerini yaptığı hatalara adar.

Normal şartlarda hiçbir şekilde Makhmalbaf’la ya da Kiyarüstemi’yle tanışamayacak, filmlerinin izleyicisi olmaktan ileriye gidemeyecek bir adam, sesini duyurabilmek için başkası olmaya ihtiyaç duyuyor. Kiyarüstemi’yi bu hikayeye çeken şey de bu bir yanıyla. Sabzian, Makhmalbaf ile tanıştığında onun eline sarılışında gerçekten onu taklit etmiş olmasından duyduğu suçluluk duygusunun yanı sıra, ona duyduğu ve bir şekilde içinden bir parçaya seslenmiş olmasından kaynaklı hayranlığın da bir payı olsa gerek.

Bir yandan filmin konu aldığı hikayeyi özetleyen, Kiyarüstemi’nin okuduğu “Sahtekar Makhmalbaf Yakalandı” isimli yazı, bir yandan da filmin kendisi. İlki birebir görünür gerçeklerden yola çıkarak yazılmış bir haber metni. Diğeri ise, gerçeklerin yeniden canlandırılması ile, kurgu ile, üzerine düşünülen saatler ile şekillenmiş bir gerçeklik. Peki hakikat hangisi? Kiyarüstemi’nin “hakikate ancak yalanlar yoluyla ulaşabiliriz” sözü de buna işaret ediyor. Kurgu, canlandırma ve “yakın plan” yalanlardır. Ancak, göründüğü gibi olandan farklı bir şekilde hakikati inşa etmemiz için bu yalanlara ihtiyacımız vardır. Hem kimlik, hem hakikat, hem sinema aşkı üzerine çekilmiş bu eşsiz, birçok farklı şekilde okumaya açık olan filmin Abbas Kiyarüstemi’nin en önemli filmlerinden biri olmanın yanı sıra, dünya sinemasında büyük önem teşkil eden, etkili olmuş bir film olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi