SİYAD üyelerinin seçtiği, 2012′de gösterime girmiş en iyi filmler bu sene de Beyoğlu Sineması‘nda bir seçki kapsamında gösterilecek. Gösterilecek filmler sırasıyla Amour, Shame, The Master, We Need to Talk About Kevin, Drive, Anna Karenina, Faust, Elena, Tinker Tailor Soldier Spy ve Melancholia. Sadece sinema yazarlarının değil birçok sinemaseverin ortak görüşte birleştiği bu filmlerin mutlak başarılarının yanı sıra en önemli ortak noktaları ülkemizde vizyona girdikleri kopya adetleridir. Kısaca kopya adetlerini yazmak istiyorum. En İyi Yabancı Film Oscar’ını da kazanan Amour 3 kopya. 2012’nin kesinlikle en iyi filmlerinden Shame 17 kopya. Yine ilk yazdığım sırayla devam edecek olursam The Master 22, We Need to Talk About Kevin 5, Drive 26, Anna Karenina ki seçkinin arasında en fazla kopya sayısına erişen filmdir 49, Faust 1, Elena 2, Tinker Tailor Soldier Spy 27 ve Melancholia 16. Yani bu 11 filmin gösterildiği sinema salonu sayısını toplayınca 2012’de vizyona giren Özcan Deniz’in Evim Sensin filminin yanına bile yaklaşamadığını Twilight’ın final serisinin ikinci filmininse yarısı kadar bile olmadığını görüyoruz. İşte bu yüzden çok güzelsin sen Beyoğlu Sineması…

Emek Sineması yıkılmadan önce sadece sinema salonumuzu değil, haklarımızı tamamen elimizden alıyorlar dedik. Kaldı ki son Gezi olayları tüm bu yapılan diktatörlüğe bir baş kaldırış oldu ve isteklerimizde ne kadar haklı olduğumuzu çok daha geniş kitleler duymuş oldu. Olayın sinema sektörü açısından değerlendirmesi kısaca tüm bu güzel sinemaları bir bir kapatarak, izleyiciyi  AVM’ler içerisine hapsetmek değil mi? Birkaç firmanın tüm rantı ellerinde bulundurarak yalnızca kazanmak, daha fazla para kazanmak zihniyetiyle bizi sadece belirli filmleri izletmeye mecbur etmeleri değil mi?

Peki, bu sinema salonlarının değeri biliniyor mu?

32. İstanbul Film Festivali kapsamında gece yarısı (Gece Yarısı Çılgınlığı) filmleri kuşağı hazırlanmıştı. Korku filmleri olarak adlandırabileceğimiz bu filmler Cuma-Cumartesi uygulanan suare seanslarında yayınlandı. Birçok sinemaseverin sinema salonlarını en çok tercih ettiği saatlerden de biridir aslında suare. Ancak, Beyoğlu Sineması’nın hemen yanındaki restaurant belirli bir saatten sonra gece kulübü olarak hizmet vermeye başlamış. Film izlerken dahi öyle kuvvetli müzik sesi geliyor ki “Hadi son kalan sinema salonlarından da çıkın gidin!” der gibi. Bunu anlatırken içim sızlıyor. 1989 senesinde açılmış bir sinema salonundan bahsediyoruz, çok kısa bir süre önce açılmış değil. Oysa bağımsız filmleri izleyebileceğimiz kaç tane sinema salonu kaldı ki? Ya da kimin aklına Beyoğlu dendiği zaman artık sinema salonları geliyor. Sadece bir sinema salonu değil artık Beyoğlu Sineması. Elimizdeklileri bir bir kaybederken sıkı sıkıya sarılmamız gereken bir bağımsız sinema dünyası.

Kısacası eğer ki aranızda izlemeyenler varsa Beyoğlu Sineması’nın her sene olduğu gibi kapılarını açtığı SİYAD seçkisinde gösterilecek filmleri kaçırmamanızı tavsiye ederim. İzlediyseniz de buyurun bir kez daha hep beraber izleyelim. Her şeye inat yine, yeni, yeniden Beyoğlu Sineması’nda buluşalım.

[youtube video_id=”RaV3twkOmUk” width=”600″ height=”350″]

Ayrıntılı bilgi: http://www.beyoglusinemasi.com.tr/fest.php?id=45

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi