Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek İnsanlık Tarihi film gösterimleri Ekim ayı boyunca sinemaseverleri bekliyor.

İnsan nedir? Tarih boyunca insan denince akla hep başka başka şeylerin geldiğini, bugün ona verdiğimiz anlamın ise aşağı yukarı 300 yıllık bir geçmişi olduğunu düşünürsek zor bir soru olduğunu kabul etmek gerekir. Ama insanın, onu bütün çağlar boyu birleştiren bir niteliği var. Buğdayın tohumunu, bir yolunu bularak ekmeğe dönüştürmek için gece gündüz uğraşanla, yer çekimi diye bilinen şeyin ışığın yönünü de değiştiriyor olabileceğine kafayı takan kişi aynı mesela. Kilisenin duvarından sokağa dökülen artıklarla beslenmeyi kabul etmeyip, işlediği tarlanın kendisine ait olduğunu iddia edenlerle, şehri bir yağma ordusuna teslim edenleri dinlemeyip şehirlerini korumak için barikatlar kuranların aynı olduğu gibi. Sadece bu kadar mı? Bütün gün tapınağından çıkmayıp, insanların kendi malı olduğunu düşünenlerle, güneş yüzü görmeden çalışanların yarattığı değeri cebine indirenler de aynı örneğin.

İnsanlık, tarihi boyunca çok sayıda yüce değer yarattı ve yaratılanların önemli bir kısmı da elinden alındı. Ama hiç boyun eğmedi insan. Bu vesileyle Ekim ayı boyunca Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek İnsanlık Tarihi film gösterimleri sinemaseverleri bekliyor.

nhkm-insanlik-tarihi-film-gösterimleri-poster-filmloverss

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde Ekim Ayı: İnsanlık Tarihi Film Gösterimleri

Umberto D. – 7 Ekim Çarşamba

Vittorio De Sica’nın 1952’de yönettiği Umberto D.’de, İkinci Dünya Savaşı sonrası, faşizmin en hoyratça üzerinden geçtiği ülkelerden İtalya’da bir grup sinemacı hem sinemanın olan biteni tüm çıplaklığıyla anlatması gerektiğini düşündüklerinden hem de insanlığa bir çıkış yolu aradıklarından kameralarını Roma sokaklarına, insanlığın o güne kadar gördüğü en büyük yıkıma çevirdiler. Umberto D., Yeni Gerçekçilik olarak adlandırılan bu döneme damga vuran filmlerdendir.

Güney – 14 Ekim Çarşamba

1983 yapımı Fernando Solanas imzalı Güney, insanlık tarihinin en umutlu zaman aralıklarından birinde, sınıf mücadelelerinin damga vurduğu 60’li ve 70’li yıllarda kapitalizm, kâr hırsını ifade eden “istikrarına” bir türlü kavuşamamasına odaklanıyor. 80’lerin başında ise tüm dünyada, neo-liberalizm adıyla bir restorasyon girişimi başladı. Bizim ülkemizde olduğu gibi Arjantin’de de bu süreç kanlı bir darbeye sahne oldu. Arjantinli devrimci sinemacı Fernando Solanas, Güney’de bize o günleri anlatıyor.

Kitera’ya Yolculuk – 21 Ekim Çarşamba

Yönetmen Theodoros Angelopoulos, Sovyetler Birliği’nin çözülüş sürecine girdiği, sınıf mücadelesinin geri çekildiği, neo-liberalizmin yükselmeye devam ettiği 80’li yılları 1984 yapımı Kitera’ya Yolculuk ile beyazperdeye aktarıyor. İnsanlık tarihinin günümüze kadar süren karanlık dönemlerinden birinin başı… Büyük Yunan sinemacı Theo Angelapoulos, Kitera’ya Yolculuk’ta, bize ne olduğunu ve neden böyle olduğumuzu Yunanistan özelinde anlatıyor.

Daima Lilya – 28 Ekim Çarşamba

İnsanlık Tarihi gösterim dizisinin son filminde, Lukas Moodysson’ın yönetmenliğinde Sovyetler Birliği’nin çözülüşü sonrası geriye kalan dünyaya bakıyoruz. Kapitalizmin yok ettiği koskoca bir coğrayfada Lilya’nın başına gelenler, tüm dünyanın başına gelenlerdir. Böylece günümüze gelmiş ve insanlık tarihi gösterimlerine son vermiş oluyoruz. Ancak tarih akmaya devam ediyor. Bugündeyiz ve insanlığın yeniden ayağa kalkacağa günlere hazırlık yapıyoruz. Çünkü biliyoruz, en güzel film henüz çekilmedi.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi