Filmin hem yönetmeni hem de senaristi olan Nar’ın yaratıcısı Ümit Ünal, hazırladığı yapımın bir drama, dolayısıyla bir sanat eseri olduğunu özellikle belirtiyor. “Nar” gerçek bir zamanda ve gerçek mekanlarda geçse de, Ünal’a göre yeni baştan kurgulanmış, kendine özgü mizah duygusu taşıyan, sınırsız malzemelerle beslenen ve yerel ünlüleri de içerisinde barındıran ince nüanslı bir film. Kişilikli bir gerilim deneyi olan bu film tıpkı Alice Harikalar Diyarında gibi malzemesini hayal gücü o kadar yüksek bir metinden alıyor ki, ortaya çıkan sonucun doğaçlamaya varacak denli serbest olması pek de yadırgatmıyor. Filmde yer yer yönetmenin seyirciyle doğrudan iletişime geçip, kendi imajıyla fütursuzca dalga geçtiği sekanslar yoğunluk gösterse de yönetmenin bu film için seçtiği karakterleri anlamak, onu zihnimizde canlandırmanın en zor yanıdır. Yine de hangi açıdan bakılırsa bakılsın bu bir büyüme filmidir, yönetmenin diğer filmlerini şöyle bir gözden geçirecek olursak bu sefer ki büyüme meselesi daha çok ön plana çıkıyor.

nar

Her şey bir davet üzerine çalınan kapının yanlış ev sahibi olmak gibi masum bir hata ile başlıyor ama hemen ardından oturulan ‘şirin’ kahve molasının tam ortasında,  ev sahibinin yarı canlı yatan bedeninin ve müteveffanın başında ağlayan bir kadın gibi ev sahibinin karşısında dikilen Asuman’ın (Serra Yılmaz) görüntüsü, zemini ufak ufak kaydırmaya, havayı tuhaflaştırmaya başlıyor. Bu sahne Ümit Ünal’ın “Nar” genelinde yakaladığı o yarı gerçek yarı düş dokunun temelini atıyor bir bakıma. Film, bir apartman dairesinde dört duvara ev sahipliği yapan karakterlerin içeriği açısından doğrudan gerçekçiliklerine itiraz edilebilecek sahnelere sahip değil ancak Ünal’ın olayları, kişileri ve hisleri buluşturma biçimi ortaya zaman zaman tekinsiz, zaman zamansa tamamen absürt bir hava çıkarıyor. O yüzden de film bazen tam da insanın kabuslarda kendini içinde bulduğu, zihinde soğuk bir alarm veren ama gerçekliği çürütülüp de silkelenemeyen türden ürpertici bir tuhaflıkla örülürken, bazen de insanı kahkahalara sevk edecek kadar komik olabiliyor. Filmin bazı karelerinde seyircilerin filmin karakterleri ile karşı karşıya kaldığına tanık oluyoruz, o kısımda bu durumu idrak ettiğimizde ise bu yapım tıpkı güneşteki patlamaların dünyanın dengesini değiştireceğini keşfeden bir bilim adamının öngörülerine dönüşüyor. Nitekim haydi koltuğumuza oturup, rahatça bir filmle günün yorgunluğunu atalım derken anında kendimizi yoğun zihin yorgunlukları içerisinde buluyoruz zira yapım vicdanımıza dokunuyor, okşuyor. Ünal bu yapımda öyle bir kompozisyon çizmiş ki filmin içerisinde kurguya hizmet eden her bir karakterin bizden biri olduğuna kendini kaptırmış. Öyle ki bu bir derya ve bizde onun içerisinde kulaç atmaya çalışan basit yapılı kurbanlarız. Uzun lafın kısası film kendimizi öylece içinde sürüklenmeye bıraktığımız hayat tarzıyla dalga geçmenin zarif, verimli, anıtsal bir örneğini teşkil ettiğini söyleyebiliriz. Yaşam üzerine bu hiciv, kendi yaşadığımız hayatı perdede bire bir yeniden yaratarak değil de, kısmen rüya, kısmen hayal, kısmen anı, kısmen de varsayımdan oluşan yarı gerçek, şaşırtıcı, dayanakları kendi içlerinde çatışan ve absürtlüklerle dolu bir karışım olarak sunmadaki muazzam potansiyeli gözler önüne seriyor.

nar 3

Sinema tarihimizde hakiki bir ekol teşkil etmeye aday olan Ümit Ünal bir yönetmen olarak ülkemizde taklitlerinin, klonlarının bulunmaması tuhaf görünebilir… Muhtemelen bunun sebebi Ünal sinemasının onu tarif eden tek bir ortak özellik üzerinde yükselmektense birçok farklı cepheden oluşan zengin, karmaşık, epey de kıvamlı bir bileşim oluşturması. O yüzden gelecek dönemler içerisinde farklı farklı yönetmenlerin filmlerinde Ünal sinemasının farklı farklı izlerini görebilmem mümkün. Ayrıca not düşmek gerekir ki yapım sinemamız açısından tek mekan olan filmlere örnek oluşturabilecek kaliteye fazlasıyla sahip. Ünal, çarpıcı zıtlıklardan oluşan, gerçekçi bir orta sınıf dramıyken Nar’ın olağanüstü olduğunun anlaşılmasıyla, sihirli gerçekçiliğe kanat açan bir film yapmış. Neyse ki bu gelişimi de, finalini de çok ustaca gerçekleştirmiş.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi