Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Belgica filminin soundtrack albümü bizi derinden etkiledi. Biz de sizin için müziği ve gece hayatını anlatan 10 büyüleyici  filmi derledik!

Belgica yayınlanan soundtrack albümü ile bizi bilmediğimiz bir noktamızdan yakaladı ve henüz filme karşılaşmadan albüm bizi filme doğru çekmeye başladı. Bu güç aynı zamanda bedenimizle ruhumuzu ayırmaya da başlayarak ruhumuzu müzikler ile birleştiripi başka bir evrene geçmemize sebep oldu. Böyle bir deneyimle beraber müziğin üstün gücü akıllarımızda bir soru işareti olarak belirdi. Sesin tınısıyla beraber melodinin ve sözün eşsiz ahengi ruhun beslendiği kaynaklardan biri olurken aynı zamanda ruhun macerasını yazan bir yazar oluyor. Bu yazar ruh için her seferinde yeni bir macera yazıyor ve bu macerada bizi nelerin beklediğini göstermeden ruhu kendine doğru çekiyor. Tıpkı sirenlerin kendilerini göstermeden denizciler için söyledikleri şarkılar gibi. Odysseus Sirenleri duymak için ama aynı zamanda bu deneyimi yaşadıktan sonra tadını çıkarmak yani ölmemek için büyük bir kurnazlık yapar ve Sirenler’i dinlemek ve aynı zamanda yaşamak için bir çözüm bulur. Tıpkı Odysseus’un yaptığı gibi bizde kendimizi direklere bağlıyoruz, acılar çekiyoruz belki ama yine de müziği vücudumuzda hissetmek için her yolu deniyoruz buluyoruz. Bu yollardan biri de sinemadan geçiyor ve sinema bize müzikle beraber görüntünün uyumunu ve aşkını sunuyor. Bu 10 filmde de size bu uyumu ve aradaki aşkı göstermek; sizi müziğe doyurmaya amaçladık. Bu doygunlukla beraber filmlerin sizi Fareli Köyün Kavalcısı gibi peşine sürükleyeceğini biliyoruz o yüzden de müzikle beraber gecenin listesini size sunuyoruz!

Müziği ve Gece Hayatını Anlatan 10 Büyüleyici Film!

Saturday Night Fever (1977)

saturday-night-fever-filmloverss

John Badham imzalı Saturday Night Fever, John Travolta’nun unutulmaz performansı ve Akademi Ödülü adaylığı ile akıllara kazınmıştır. Travolta’nın canlandırdığı Tony karakteri dansa aşık olan bir karakterdir. Bu aşkını kendi hayatı içerisinde sürdürmeye çabalasa da gerçeklik onu peşini bir türlü bırakmaz. Para, iş ve toplumsal çarklar Tony için bir prangadır ama her şey cumartesi akşamı değişir. Tony cumartesi akşamları kendini her zaman gittiği diskoya atar ve bu diskoda kendi gerçek benliğini ortaya çıkarır. Dans pistinde bütün tutkusunun bedenini ele geçirmesine izin veren Tony, her cumartesi gecesi dans ile bedenini buluşturur. The Bee Gees’in unutulmaz ve muazzam şarkılarıyla beraber Tony karakteri bedenindeki John Travolta müziği, dansı ve gece hayatının disko kültürünü izleyici için unutulmaz bir deneyime dönüştürür. Saturday Night Fever bir gecede dans pisti üzerindeki ateşten doğar ve sinema tarihinde dansın ve müziğin yeniden yaratılışı olur.

Velvet Goldmine (1998)

velvet-goldmine-filmloverss

Velvet Goldmine bir altın yağmuru içinde aşk ile beraber tutkunun ve tutkuyla beraber de şöhretle gelen hazzın, aşkın, karmaşıklığın ve Rock’ın filmidir. Todd Haynes tarafından 1998 yılında yönetilen filmde David Bowie’den ve belki de Mick Jagger’dan esinlenilmiş ve ortaya büyüleyici sesli, ışıklı, canlı bir film ortaya çıkmıştır. Glam Rock kültürünü anlatan filmde Christian Bale, Ewan McGregor ve Jonathan Rhys-Meyers üstün performans sergilemiş; müziğin içerisine izleyiciyi alarak filmi unutulmaz performanslardan birine dönüştürmüşlerdir. Filmde New York kentinde sıradan bir hayata sahip olan Arthur ile izleyici yolculuğa başlar ve Arthur’un Glam Rock’ın efsanesi Brian Shade’in ölümünü araştırmasını takip ederek; gündüzden geceye doğru bir geçiş yaşar. Bu geçişte Arthur gece hayatının derinliklerine dalarak müziği tüm bedeninde hissetmeye başlar ve Brian Slade, Curt Wild gibi müziğin içinde yaşayanlarla tanışır. Bu karşılaşma anı ile film izleyiciyi müzik ile sarhoş etmeye başlar.

Go (1999)

go-filmloverss

Doug Liman imzalı Go’nun kadrosunda bir neslin önemli ve dikkat çeken isimleri; Sarah Polley,  Jay Mohr,  Scott Wolf, Katie Holmes ve Timothy Olyphant yer alıyor. Bir neslin oyuncularının yer alıyor olmasının en büyük önemlerinden biri belki de filmin bir neslin hikayesini anlatmak isteğinden kaynaklanıyor olabilir. 90’lar kuşağının içinden çıkmasıyla bir anda kültleşen ve nesil tarafından sahiplenen film Go hiçbir ön yargı olmaksızın ve hiçbir aşağılayıcı eleştirel yetişkin tavır ve toplumsal norm faşist bakışı olmaksızın bir geceyi izleyici ile buluşturuyor. Filmde Liman, sadece bir geceyi odak noktasına almıştır ancak bu gece bir zamansallık içerisinde düz bir şekilde izleyicinin gözünün önünden akıp geçmez. Aynı geceyi izleyici üç kere baştan yaşar ve üç farklı karakterin bakış açısıyla beraber aynı geceyi üç kere görür, duyar ve hisseder. Bir süpermarket çalışanlarının beraber giriştikleri uyuşturucu alış verişi işinin karmaşıklaşmasıyla beraber kült bir komedide üç bakış açısıyla bir gece gençleşir ve yeniden doğar.

Human Traffic (1999)

human-traffic-filmloverss

Justin Kerrigan tarafından yönetilen tekrar 1999 yılı yapımı bir başka gençliğin dile geldiği film Human Traffic’tir. 1999 yılı bu perspektiften baktığımızda gençliğin sinemada özellikle özgür olmak için yazdıkları manifestolarla doludur. Bu manifestolarla beraber gençlik yeni bir düşünsel ve bedensel devrime girmiştir. Cinselliklerini konuşmak ve yaşamak için tabuların kısıtlayıcı tavırlarını yok saymış ve bu özgürleşmeyle beraber gecenin içerisinde gençlik kendini bulmuş ve kendine yeni bir yol çizmiştir. John Simm, Lorraine Pilkington, Shaun Parkes, Danny Dyer ve Nicola Reynolds’ın başrolünde oynadığı filmde de bir grup gencin, gençlikleriyle beraber hayatı tanımalarını ve hayatı arşınlamaları anlatılıyor. Bu hayatı öğrenmeyi gençler geceyi öğrenerek yapmaya başlıyorlar ve bu geceyi öğrenme pratiğine ilk başta müziği hissediyorlar. Müziğin hissedilmesi ve bedeni ele geçirmesiyle beraber artık ruhun yolculuğu başlıyor ve ruh gecenin içerisinde özgürleşip gençlerin yolunu aydınlatıyor.

24 Hour Party People (2002)

24-hour-party-people-filmloverss

2002 yılında ruhunda müzik olan herkes için büyük bir değer taşıyan bir hikaye sinemaya aktarıldı ve bu aktarımın adı 24 Hour Party People oldu. Filmin yönetmenliğini Michael Winterbottom gerçekleştirirken, filmdeki müziğin ruhlarına can veren isimler  Steve Coogan, John Thomson ve Andy Serkis oldu. Film Sex Pistols konserinin etkisi üzerinden can alıyor ve Sex Pistols’un şarkılarının etkisiyle aslında hayat bulan müzik dünyasına bir pencere açıyor. 1976 yılında Tony Wilson’ın Sex Pistols konserine gitmesiyle beraber bir müziğin bedeni ve zihni ele geçirmesine tanık oluyoruz. Tony Wilson gittiği konserden sonra müziği zihninden ve arzularından dışarıya atamıyor. Bunun üzerine İngiltere’de Factory Records adını verdiği bir müzik şirketi kuruyor. Bu şirketle beraber Wilson ve arkadaşları müziği yeniden yaratıyorlar ve hala etkilerini gördüğümüz yeni bir dünyanın kapılarını açıyorlar. Filmde bu kapıların açılma sürecine tanıklık ediyoruz ve müzik ile beraber hayatın değişimlerine, çılgınlıklarına dalıyoruz.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi