“Filmleri karanlıkta izleriz çünkü bir şey hissederken kendimizi özgür hissetmek isteriz, ben de seyirciye o özgürlüğü sunmak istiyorum. Ama bazı insanlar özgür olmaktan korkuyor.”

Fransız sinemasının en yetenekli yönetmenlerinden biri olan François Ozon, insana dokunan, samimi, yoğun ve duygusal halleri gösteren kamerası ile sinemanın olmazsa olmazı! Oldukça çarpıcı kısa filmlerinin yanı sıra uzun metrajlarıyla da adından sıklıkla bahsettiren ve klasikleşmiş Fransız sinemasına farklı bir soluk getirmeyi başaran Ozon; biraz şiirsel biraz da yalın anlatımıyla izleyeni adeta büyüler. Filmografisinde sıklıkla karşılaştığımız cinsel özgürleşmeyi merkezine alan başarılı yönetmen toplumsal kurallara karşı gelen duruşu ve bunu kendine has tarzıyla ele alışıyla adını sinema tarihine yazdıran Ozon; sinemasında özgürlüğü kendine göre yorumlar.

Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 François Ozon Filmi

Sous le Sable – 2000

sous-le-sable-filmloverss

Paris Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı Profesörü olan Marie, 25 yıllık eşi Jean ile birlikte her yaz olduğu gibi tatile çıkar. Her zamanki gibi zamanlarını deniz kenarında geçirmeye başlarlar. Marie yüzmek için denize girdiği bir gün, döndüğü zaman eşini bulamaz. Zaman geçtikçe, kocasıyla ilgili farklı düşünceler kafasında uçuşmaya başlar. Acaba kendisini terk mi etmiştir yoksa kayıp mı olmuştur, ölmüş olabilir mi? Sous le Sable; kendi gerçekliğini yaratmak, inanmak istediğine inanmak ve hayatını bu inançla sürdürmek gibi düşüncelerin konu alındığı; duru anlatımıyla dikkatleri çeken bir François Ozon filmi. Gerilimin fazlasıyla konunun merkezinde olmasına rağmen adeta izleyene huzur veren sinematografisi ile dinleyene iyi gelen soundtrack ile oldukça etkileyici bir yapım.

8 Femmes – 2002

8-femmes-filmloverss

Toronto ve Berlin Film Festivali’nde yoğun bir ilgiyle karşılaşan; Berlin’den Altın Ayı ödülüyle ayrılan François Ozon imzalı kara mizahın en başarılı örneklerinden olan 8 Women; 1950’lerin Fransa’sında geçiyor. Noel zamanı bir kır evindeyiz. Marcel’in hayatındaki 8 kadın da evdedir. Evin hanımı Gaby, annesi Mamy, kız kardeş Augustine, kızları Suzon ve Catherine, hizmetçileri Chanel ve Louise… Marcel bıçaklanmış bir şekilde odasında bulunduktan sonra, izole edilmiş evde 8 kadın, içindeki katili ortaya çıkarmaya çalışır. Filmleri Türkiye sanat çevrelerinde defalarca gösterilmiş ve her gösterildiğinde hayranlık kazanmış, son dönem Fransız sinemasının en fazla dikkat çeken yönetmenlerinden biri olan Ozon’un bu filmi kara komedi ve müzikal arası bir tarz ile sinemaseverlere etkileyici bir seyir sunar.

Swimming Pool – 2003

swimming-pool-filmloverss

Dünyaca meşhur İngiliz cinayet romanları yazarı Sarah Morton, tatil yapmak ve biraz da çalışmak amacıyla, editörü John Bosload’ın Fransa’daki evine misafir gelir. Bölgenin sezonu olmadığı için sessiz bir ortamdır ve yazara iyi geleceğinden emindir John. Bu harika şehir, telaşsız adımları ile Sarah için son derece canlandırıcı bir motivasyon kaynağıdır. Ta ki bir gece yarısı John’un tembel ve ilgisiz Fransız kızı Julie’nin umulmadık bir biçimde eve gelişine dek. Bir gece, Fransız editörün genç kızı Julie, Sarah’ın hayatına altüst edici bir giriş yapar ve kadın yazarın yaşamındaki bütün sükunet, bir daha geri dönmemek üzere bozulur. Sarah’nın yaratıcılık süreci ile olası bir gerçek hayat cinayeti tehlikeli bir biçimde harmanlanmaya başlar. Sous le Sable’de Ozon ile birlikte çalışan Charlotte Rampling’in başrolde yer aldığı Swimming Pool’da Rampling’in yanı sıra 8 Femmes’in en masum küçüğünü Ludivine Sagnier’i de izliyoruz.

Dans la Maison – 2012

dans-la-maison-filmloverss

16 yaşında bir erkek çocuğu , sinsice sınıf arkadaşlarından birinin evine girer. Fransızca öğretmenine yazdığı kompozisyonlarda da bu olaydan bahseder. Fransızca öğretmeniyse bu yetenekli ve ilginç öğrenci karşısında öğretmenliğin tadını çıkarmaya başlar ve bundan kimseye bahsetmez. Yaşıtlarının çok üstünde bir yazma yeteneğine sahip olan Claude, edebiyat öğretmeninin de önerisi üzerine sınıf arkadaşının evi hakkında mahrem hikayeler yazmaya devam eder. Ancak bu durum devam ettikçe, arkadaşı Rapha’nın ailesi karışacak ve birçok kontrol edilemeyecek olayın da ortaya çıkmasına yol açacaktır. François Ozon’un yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrollerini ise Fabrice Luchini, Ernst Umhauer ve Kristin Scott paylaşıyor. Kurgusuyla izleyeni mest etmeyi başaran Dans le Maison; bol betimlemeli ve edebiyat yüklü anlatımıyla hafif hafif esen gerilim rüzgarına kapıldığımız başarılı bir yapım.

Jeune & Jolie – 2013

jeune-and-jolie-filmloverss

Isabelle yaşıtları ve arkadaşlarından farklı olmayan, onlar gibi okul ve ev arasında sıradan bir hayat sürdüren on yedi yaşındaki bir genç kızdır. Annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşadığı aile hayatında dile getirmediği sorunlarla ve çelişkiler yaşayan Isabelle, bu rutinlerden ve sıkıntılardan kurtulmanın yolunu önemsizce verdiği bir kararda bulur. Isabelle, ihtiyacı olmadığı halde, para karşılığında kendinden yaşça büyük adamlarla birlikte olmaya başlar. Başlarda önemsiz bir macera gibi görünen ancak zamanla vazgeçemediği bir takıntıya dönüşen bu durum, genç kızın cinselliği keşfetme ve hayatını bu şehvet üzerine kurmaya başlamasına neden olur. Ana karakterinin içine düştüğü boşluğu ve arayışı tüm filmin atmosferinde yaratmayı başaran Ozon, filmde yüzeysel olarak değindiği konularla izleyicinin aklında sorular bırakır. Jeune & Jolie’nin oyuncu kadrosunda Marine Vacth, Géraldine Pailhas ve Frédéric Pierrot yer alıyor.

François Ozon’un merakla beklediğimiz son filmi  Frantz ise 25 Kasım’da vizyona giriyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi