Önceki Sayfa1 / 4Sonraki Sayfa

Distopyalar… Sinema ve edebiyatın çok sevdiği, unutulmaz örneklerle dolu bu tür şüphesiz ki içlerindeki en karanlık atmosferi barındıran temalardan biridir aynı zamanda. Gelecekten daha ne karanlık ne olabilir ki? Dünya tarihi boyunca sürüp giden ölümler ve acılardan ilham alınarak yaratılmış olan distopya eserleri daha önceki yüzyıllardan kopya çekilerek hazırlanmıştır. Tarih tekerrürden ibarettir, evet ve kötüler hiç yok olmaz. Distopyalar en çok bunun altını çizmek için yapılır aslında. Hangi zamanda, hangi dönemde olursanız olun mutlaka biri ortaya çıkacak ve dünyayı olduğundan daha kötü bir hale getirmeye çalışacaktır. Bazı distopyalarda isyan teması öne çıkar bu sebepten bazılarında ise dünyayı olduğu gibi görmenin verdiği bir çaresizlik ve kabullenme… Kimi distopya filmleri bizim daha görmediğimiz zamanlarda geçer. Kimilerinde geçen tarihleri gözlerimizle görmüşüzdür belki, o yüzdendir ki gelecekte geçenleri izlerken o kadar da endişeye kapılmayız. Halbuki kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur: Şimdi yaşadığımız dünyanın bir distopyadan ne farkı var?

Şimdiye kadar pek çok kült filmin başrolünde olan bu distopya temasının sinemadaki yerini inceleyerek izlenmesi gereken 20 distopya filmini sizin için derledik. İşte mutlaka izlenmesi gereken 20 distopya filmi!

Mutlaka İzlenmesi Gereken 20 Distopya Filmi!

On the Beach (1959)

On the Beach - FilmLoverss

Stanley Kramer’in yönetmenliğini yaptığı, Gregory Peck, Anthony Perkins ve Ava Gardner’in başrollerinde olduğu 1959 yapımı On the Beach listemizdeki en eski distopya filmi. Nevil Shute’nin aynı adlı eserinden uyarlanan film tıpkı diğer distopya örnekleri gibi çekildiği dönemdeki korkuları ve endişeleri açığa çıkarır. O dönemdeki insanların başlıca korkusu olan nükleer savaşı ve akabinde gerçekleşek olayları merkeze alan filmde nükleer savaş çoktan gerçekleşmiştir ve radyasyon tüm dünyayı hızla etkisiz hale getirmiştir. Dünya üzerinde sağlam kalan son yerlerden olan Avusturalya’daki bir ekibin radyasyonun oraya doğru yayılacağını haber almaları ve tedbirler alıp beyhude yere kurtulmaya çalıştıkları film etkileyici ve beklenmedik finaliyle distopya temasının kayda değer örneklerinden.

The Trial (1962)

The Trial - FilmLoverss

The Trial, başarılı bir distopya filmi olmasının yanı sıra sinemadaki en iyi yazar-yönetmen-oyuncu eşleşmelerinden biridir. The Trial; Franz Kafka’nın aynı adlı unutulmaz kitabından uyarlanmış, Orson Welles tarafından yönetilmiş ve başrolünde Anthony Perkins oynamıştır. Kitapları edebiyat tarihinin en çok ilgi çekenleri olmasına rağmen Kafka eserlerinin kült haline gelmiş bir sinema uyarlaması yoktur. The Trial bu eksikliği biraz olsun gidermektedir Kafka severler için. Orson Welles’in “yaptığım en iyi film” dediği The Trial; baş karakter Josef K’nin bir gün uyanıp polisleri karşısında bulmasıyla başlar. Sebebini bilmediği bir suçtan yargılanmaya başlamasıyla neye uğradığı şaşıran Josef K masumiyetini kanıtlamak zorunda kalır. Kafkavari bir karanlığın tüm öğelerini içinde barındıran film Kafka’nın sinemada hayat bulduğu en önemli filmlerden biri olarak da tarihe geçer böylelikle.

Fahrenheit 451 (1966)

Fahrenheit-451- FilmLoverss

1984 ile birlikte distopya edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan Fahrenheit 451 Ray Bradbury’in kaleminden çıkmış ve François Truffauf tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Tıpkı edebiyatta olduğu gibi sinemada da aynı türden eserlerden bir adım öne çıkan Fahrenheit 451; devletin tüm kitapları yakmaya karar vermesiyle başlayan amansız bir savaşı anlatıyor. Yakılacak olan kitapların tamamen dünyadan silinip yok olmaması için onları ezberlemeye başlayan bir halk profiline ev sahipliği yaparak sinema tarihindeki en güzel direnişlerden birine de imza atıyor. Tüm kitapları yakmak için görevlendirilen itfaiyeci Montag karakterinin vazifesini sorgulamaya başlaması üzerinden devlet baskısını ortaya çıkaran en başarılı filmlerden biridir Fahrenheit 451.

Night of the Living Dead (1968)

Night of the Living Dead - FilmLoverss

George A. Romero, Night of the Living Dead filmi ile yalnızca korku sinemasına yepyeni bir soluk getirmedi, aynı zamanda şimdiye kadar eşi görülmemiş bir distopyaya imza attı. Sinema tarihindeki ilk zombi filmlerindendir Night of the Living Dead. Daha önce yapılmış başarısız birkaç zombi filmine rağmen Romero 1968 yılında yaptığı bu filmle yıllar sürecek bir akımı fitillemiş oldu. Ardından çektiği devam filmleriyle zombi temasını 21.yüzyıla getirerek teslim etti ve onun miras bıraktığını korku sineması alarak zombilere altın çağını yaşattı. Oldukça düşük bütçeyle çekilen film; dönemin şartları ve konusu göz önüne alındığında hala etkisini koruyan başarılı bir film. Distopya teması ile korku türünü aynı potada eritmesiyle de akıllarda kalıyor.

A Clockwork Orange (1971)

A Clockwork Orange - FilmLoverss

Stanley Kubrick’in ellerinde kendine sinema tarihinde önemli bir yer edinmeyen film var mıdır? A Clockwork Orange da tıpkı usta yönetmenin diğer filmleri gibi kült ve hatta bir efsane haline gelmiş, sinema tarihine damgasını vurmuştur. Geleceğin Britanya’sında geçen filmde Alex ve arkadaşları şiddetin başlıca amaçları olduğu bir hayat yaşarlar. Şiddetin şehrin her yanını sardığı bir ortamda güçlerini ellerine geçirdikleri herkese göstermeye çalışırken bir gün yakalanmaları ve arkadaşlarının ihanetiyle Alex hapsi boylar. Anthony Burgess’in aynı adlı kitabından uyarlanma olan filmle kitap arasında Stanley Kubrick’in kendine özgü sinema dilinden kaynaklanan farklar vardır. Hikayelere her daim kendi imzasını atan Kubrick A Clockwork Orange ile şiddete yeni bir boyut kazandırdı.

Önceki Sayfa1 / 4Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi