İnsan, gerçek hayatta yaşadığı tüm duyguları, bilinçaltında da yaşar; güce erişmiş kişilerin himayesi altına girdiğinde, kadın olduğun için ötelendiğin bir toplumda varolduğunda, korkutularak itaatkâr bir robota dönüştüğünde, içsel huzursuzluğa ulaşır…

Rüya ile gerçeklik arasındaki o ince çizgide; arzuları, korkuları, tutkuları ve endişeyi barındıran bir yaşam düşünün. Elbette tüm bu yoğun duyguların altıda yatan sebep, kişinin bilinçaltında barındırdığı gerçeklerdir. Film izleyiciye, ana karakterin -sözde- saf gerçek hayattan, ‘kabus’ dolu rüyasına geçiş yaparken, bir metafor (elbise) sunuyor. Bu metafor aslında, diğer dünyaya geçişini sağlayan ‘bilet’ görevi üstleniyor. Kadının rüyada tanık olduğu her detay, hemcinslerinin maruz kaldığı sadistlik, aslında gerçek hayatın bir yanılsamasıdır. Muñeca; kadınlığın, erkek egemenliği altında ezildiği, kukla gibi kullanıldığı gerçeğine, 3 dakikalık zamanına rağmen sarsıcı bir şekilde odaklanıyor…

Asıl mesleği grafik tasarımcısı olan, İsviçreli yönetmen Sergio Herencias imzalı Muñeca, hikâye, kurgu ve alt metni ile gösterildiği film festivallerinde, hak ettiği tüm övgüleri alarak ayrılmıştır. Etkileyici müziği, görüntü yönetmenliğinin üstün başarısı ile, hem işitsel hem de görsel bir şölene hazırız.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi