Mahsun Kırmızıgül’ün yönetmenlik kariyerinin, şarkıcılık yıllarının ardından başlamış olması çektiği tüm filmlere karşı ister istemez bir önyargı oluşmasına sebep oluyor. Mucize’yi değerlendirmeden önce bu önyargının ne kadar doğru veya yanlış olduğunu ele almak gerekiyor. Sinema kültürü veya bilgisi açısından değerlendirdiğimizde Mahsun Kırmızıgül ismini türkücü olarak tanımış ve bilmiş olsak da bu detay; önyargıları haklı bir çerçevenin içine yerleştirmemize yetmiyor. Üstelik gerçekçi olmak gerekirse bu zamana kadar yönetmenlik koltuğuna oturduğu filmler tatmin edici olmasa da ne yazık ki yıl içerisinde onlarca çöp film üretimine sahip olan sinema sektörümüzün içinde göze batmıyor. Bu sebeple; her ne kadar seyirciyle dalga geçildiğini düşündüğüm bir afişe sahip olsa da Mucize’yi değerlendirirken bu önyargıları bir kenara bırakıp o şekilde ele almak gerekiyor. Fakat, Mahsun Kırmızıgül son filmiyle “Siz önyargılarınızı boşuna yıkmayın” mesajı veriyor. 

Sırasıyla Beyaz Melek, Güneşi Gördüm ve New York’ta Beş Minare filmleriyle şarkıcılıktan yönetmenliğe geçiş yapan Mahsun Kırmızıgül filmlerinde dert edindiği meseleleri işlemekten çekinmiyor, filmlerini bu meseleler üzerine kuruyor. Mucize’den önceki üç filminde de kendisine dert edindiği doğu-batı arasındaki adaletsiz düzeni, Batı’nın, Doğu’ya karşı bakış açısındaki cehaleti bu filmde de es geçmiyor; aksine yine filminin merkezine bu meseleleri almaya gayret gösteriyor. Ancak, Mucize’nin bu diğer üç filmden farkı arkasına BKM’nin popüler oyuncularını alan Kırmızıgül’ün seyirciyi güldürme çabası diyebiliriz. 

1960’ların Türkiye’sinde geçen Mucize’nin en, ya da tek etkileyici sahnesi hiç kuşku yok ki, 3 dakikaya yakın süren açılış sekansı. Ait olduğu dönemi oldukça gerçekçi bir biçimde yansıtan bu sahne aynı zamanda yönetmenin kullandığı canlı renk skalasıyla da filmin görsel açıdan seyirciyi büyülediği bir açılış yapmasını sağlıyor. İzmir’de geçen bu sahnenin ardından iki bölüm halinde ele alabileceğimiz filmin ilk bölümü başlıyor. Film, ilk bölümde; şark hizmeti için Anadolu’nun sahipsiz bir köyüne tayin olan bir öğretmenin yaşadıklarını merkezine alırken ülkenin içinde bulunduğu dönemin sorunlarını dile getirmeye çalışıyor. Bu çaba oldukça basit bir söylemden ibaret kalırken, filmin seyirciyi güldürmeyi amaçladığı bölümler ise güldürmekten ziyade seyirciyle dalga geçen bir yapıya sahip. Bir saatten fazla süren ilk bölüm boyunca hikaye sürekli aynı şeylerden bahsediyor, lafı dolandırıyor ve sonuç olarak hiçbir yere bağlanmıyor. Malum süreç ile ilgili söylenecekler bitince de sazı eline engelli olan Aziz alıyor. Evlilik çağı gelen ve köye gelen öğretmen sayesinde bir şekilde hayata tutunmaya başlayan Aziz’in hikayesi göreceli olarak sıra dışı olsa da Mahsun Kırmızıgül’ün müzik altyapısı burada da kendini hissettiriyor ve film her sıkıştığında Türkiye seyircisini kandırmanın en ucuz yolu olan abartı müzik kullanımını tercih ediyor. Özetle; bu topraklardan bir Forrest Gump hikayesi yaratmaya çalışan Mahsun Kırmızıgül seyirciyi bir güzel kandırıyor. “Gerçek bir hikayeden alındı” söylemiyle yola çıkıyor ve ülke insanının bu tarz hikayeleri ne kadar sevdiğini de bilerek senaryosu yerlerde sürünen bir hikayeyi seyirciye sevdirebilmek için bir güldürmeye çalışıyor, bir ağlatmaya.

Dram türünde bir film bekleyenlerin, afişiyle kısa bir şok geçirdiği Mucize ilk dakikadan itibaren seyircinin duygularıyla oynamayı amaç edinmiş bir film. Kötü olduğu kadar kötü niyetli de… Mekanlarının sunduğu avantajlarla görsel açıdan birkaç güzel kare sunmayı başarsa da, açılış sekansı dışında sinemasal anlamda hiçbir şey sunamıyor ve ne yazık ki Mahsun Kırmızıgül’ün zayıf filmografisinin dibine hızlı bir giriş yapıyor. 

Mahsun Kırmızıgül’ün yönetmenlik kariyerinin, şarkıcılık yıllarının ardından başlamış olması çektiği tüm filmlere karşı ister istemez bir önyargı oluşmasına sebep oluyor. Mucize’yi değerlendirmeden önce bu önyargının ne kadar doğru veya yanlış olduğunu ele almak gerekiyor. Sinema kültürü veya bilgisi açısından değerlendirdiğimizde Mahsun Kırmızıgül ismini türkücü olarak tanımış ve bilmiş olsak da bu detay; önyargıları haklı bir çerçevenin içine yerleştirmemize yetmiyor. Üstelik gerçekçi olmak gerekirse bu zamana kadar yönetmenlik koltuğuna oturduğu filmler tatmin edici olmasa da ne yazık ki yıl içerisinde onlarca çöp film üretimine sahip olan sinema sektörümüzün içinde göze batmıyor. Bu sebeple; her ne kadar seyirciyle dalga geçildiğini düşündüğüm bir afişe sahip olsa da Mucize’yi değerlendirirken bu önyargıları bir kenara bırakıp o şekilde ele almak gerekiyor. Fakat, Mahsun Kırmızıgül son filmiyle “Siz önyargılarınızı boşuna yıkmayın” mesajı veriyor.  Sırasıyla Beyaz Melek, Güneşi Gördüm ve New York’ta Beş Minare filmleriyle şarkıcılıktan yönetmenliğe geçiş yapan Mahsun Kırmızıgül filmlerinde dert edindiği meseleleri işlemekten çekinmiyor, filmlerini bu meseleler üzerine kuruyor. Mucize’den önceki üç filminde de kendisine dert edindiği doğu-batı arasındaki adaletsiz düzeni, Batı’nın, Doğu’ya karşı bakış açısındaki cehaleti bu filmde de es geçmiyor; aksine yine filminin merkezine bu meseleleri almaya gayret gösteriyor. Ancak, Mucize’nin bu diğer üç filmden farkı arkasına BKM’nin popüler oyuncularını alan Kırmızıgül’ün seyirciyi güldürme çabası diyebiliriz.  1960’ların Türkiye’sinde geçen Mucize’nin en, ya da tek etkileyici sahnesi hiç kuşku yok ki, 3 dakikaya yakın süren açılış sekansı. Ait olduğu dönemi oldukça gerçekçi bir biçimde yansıtan bu sahne aynı zamanda yönetmenin kullandığı canlı renk skalasıyla da filmin görsel açıdan seyirciyi büyülediği bir açılış yapmasını sağlıyor. İzmir’de geçen bu sahnenin ardından iki bölüm halinde ele alabileceğimiz filmin ilk bölümü başlıyor. Film, ilk bölümde; şark hizmeti için Anadolu’nun sahipsiz bir köyüne tayin olan bir öğretmenin yaşadıklarını merkezine alırken ülkenin içinde bulunduğu dönemin sorunlarını dile getirmeye çalışıyor. Bu çaba oldukça basit bir söylemden ibaret kalırken, filmin seyirciyi güldürmeyi amaçladığı bölümler ise güldürmekten ziyade seyirciyle dalga geçen bir yapıya sahip. Bir saatten fazla süren ilk bölüm boyunca hikaye sürekli aynı şeylerden bahsediyor, lafı dolandırıyor ve sonuç olarak hiçbir yere bağlanmıyor. Malum süreç ile ilgili söylenecekler bitince de sazı eline engelli olan Aziz alıyor. Evlilik çağı gelen ve köye gelen öğretmen sayesinde bir şekilde hayata tutunmaya başlayan Aziz’in hikayesi göreceli olarak sıra dışı olsa da Mahsun Kırmızıgül’ün müzik altyapısı burada da kendini hissettiriyor ve film her sıkıştığında Türkiye seyircisini kandırmanın en ucuz yolu olan abartı müzik kullanımını tercih ediyor. Özetle; bu topraklardan bir Forrest Gump hikayesi yaratmaya çalışan Mahsun Kırmızıgül seyirciyi bir güzel kandırıyor. “Gerçek bir hikayeden alındı” söylemiyle yola çıkıyor ve ülke insanının bu tarz hikayeleri ne kadar sevdiğini de bilerek senaryosu yerlerde sürünen bir hikayeyi seyirciye sevdirebilmek için bir güldürmeye çalışıyor, bir ağlatmaya. Dram türünde bir film bekleyenlerin, afişiyle kısa bir şok geçirdiği Mucize ilk dakikadan itibaren seyircinin duygularıyla oynamayı amaç edinmiş bir film. Kötü olduğu kadar kötü niyetli de… Mekanlarının sunduğu avantajlarla görsel açıdan birkaç güzel kare sunmayı başarsa da, açılış sekansı dışında sinemasal anlamda hiçbir şey sunamıyor ve ne yazık ki Mahsun Kırmızıgül’ün zayıf filmografisinin dibine hızlı bir giriş yapıyor. 
Puan - 23%

23%

Yazar Puanı

Mekanlarının sunduğu avantajlarla görsel açıdan birkaç güzel kare sunmayı başarsa da, açılış sekansı dışında sinemasal anlamda hiçbir şey sunamıyor ve ne yazık ki Mahsun Kırmızıgül’ün zayıf filmografisinin dibine hızlı bir giriş yapıyor.

Kullanıcı Puanları: 2.82 ( 79 votes)
23
  • Bu da süperdi… yazdığım olumsuz yorum anında kaldırıldı…Harikasınız…

    • Merhaba,

      Hangi yorumunuz kaldırılmış, herhangi onaylanmayan bir yorum gözükmüyor. Zira; küfür veya hakaret içermeyen hiçbir yorum kaldırılmıyor, paylaşılıyor.

      • Alper Özer

        he he onun için benim yaptığım ve küfür içermeyen olumsuz yorumum onaylanmıyor.
        Anca laf

      • hayran

        simdi bende cikip desem, yorumunuzla sadece ilgi ve cevap cekmeye calismissiniz. ne kadar haksizim acaba.. filmi begenirsiniz, begenmezsiniz. o ayri bi konu.. ama su dalga gecme meselesini bende anlamadim.. bir veya iki noktada dediklerinize katiliyorum. ama dalga meselesine asla.. neyse bunlar pek önemli degil. yorumlardan anladigim, insanlar bu filmi begenmis.. ben sahsen mahsunun tüm filmlerini sevdim, birini fazla ötekini biraz daha az. ama belli bir kalite izi farkediliyor. ondan ziyade, ele aldigi konulardan dolayi mahsun kirmizigül ile gurur duyuyorum. adamda para mi yok, vardir elbet.. böyle konulari ele almaya mecburmu? hayir degil. ama aliyor, elestiriyor. soracagim soru sudur: size göre son 5-6 yilda cikan, söyle kaliteli, dalgasiz, beklentilerinizi karsilayan türk filmleri hangisidir?

      • Hayran kullanıcı adlı yoruma dair;

        Kosmos, Jin, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Vavien, Bir Zamanlar Anadolu’da, Ulak, Kış Uykusu, Sen Aydınlatırsın Geceyi, Gözetleme Kulesi, Yozgat Blues, Eve Dönüş Sarıkamış…

      • hayran

        Cevap icin tesekkür ederim, ayrica bu kadar hizli gelmesinden dolayi. Yazdiginiz filmleri maalesef hicbirini izlemedim henüz. Kis Uykusu mecvut, bu günler izlerim. Ama bir bildiginiz vardir umuduyla, bir iki tanesini kesinlikle izleyecegim. Kaybedecek birseyim yok sanirim, en iyi ihtimal bir kac tane iyi veya cok iyi film izlemis olurum. Mahsunun cektigi filmlerde özellikle ele alinan konular, resimler, resimlerin kalitesi.. Kiyafetler ve müzikler bana göre kaliteli. Bu filmde bana göre de bir iki kez müzikle gereksiz bir sahnede dramatige baglamis.. O konuda bi sekil katiliyorum. Seyirci kandirilmismi, iste o bence önyargili bir görüs. Evet, seyircinin begendigi seyleri yapmis. Müzik birden dramatik ve cok sesli cikinca, insanlar etkilenebiliyor evet. Ama film müzikten ibaret degil, bu da bir gercek. Cekildigi yerler, kiyafetler, konu, aktörler vs. Bir filmi iyi veya kötü yapan bircok nokta vardir. Ve bence bunlardan bir cogunu basariyla uygulamistir. Siz bunu kandirma olarak degerlendirirsiniz, baskalarinin ici ciz eder. Mahsun Kirmizigül bu yörelerin insanidir, bir cok seyi, belkide yoklugu fakirligi yasamis bir insandir.. Belkide bircok böyle insan taniyordur. Komige bagladigi seyler eskiden gercekten yasaniyordu bunu biliyormusunuz. Özellikle bu kiz isteme meselesi vs.. Film hayatimda izledigim en iyisi degil. Ama güldürüyor, bazen hüzünlendiriyor, hikayesi güzel, aktörler güzel.. kisaca güzel bir film

      • Şeref İlhan.

        Bu kadar güzel bir filmi kötülemeniz çok ilginç… Ayrıca eğer kendine ben bir “Eleştirmen” diyorsan ön yargılarından kurtul tarafsız bir gözle bak sırf Doğu kökenli biri diye saçma sapan yorum yapma Türkiye’de Hakkı’nı vererek izlenen bir film oyuncular dekor gayet güzel….

  • O vakit Özür dileyerek tekrar yazıyorum;
    Başından sonuna kadar aynı sinemasal teknolojiyi kullanan filmin giriş sekansı dışında hepsi neden “kötü”.. Sinemasal açıdan film kritiğinin “kötü” nün altını doldurması gerekir… Bu film de başından sonuna “seyircilerin duygularıyla oynamayı amaç edinmiş” genel yargısı objektif film yazarlığını zorlayan ve detaylı analize muhtaç bir yargı… Her sıkıştığında “seyirciyi kandırmak” ne demek? Bu nasıl genel bir yargı… “Sıkıştığında” ne demek.. sinemasal olarak sıkıştığı sekans, senaryo alanı neresi… Sinemasal dılımı sıkışıyor yoksa filmin siyasal dilimi? Sinemasal olara bu filmde etkileyici bir önyargı ile yazıldığını düşündüğüm “seyirci ile dalga geçme” eylemi bu filmde hangi sahnede ve nasıl oluyor…
    Üzgünüm ama ciddi bir platformda ciddi bir yazıdan ve ciddi bir sinemasal bakıştan beklenen budur … kanaatimce…

    • Yorum şimdi yayınlandı.

      Bundan önceki paylaşım yüklenirken muhtemel bir hata ile karşılaşılmıştır o sebeple yayınlanmamıştır.

      Yazıyla ilgili belirttiğin fikirler için de teşekkür ederim. Bahsettiğin konularla ilgili detaylı geri dönüşü siteye bıraktığın mail adresin üzerinden yapacağım.

      • Neden ?… Eğer böyle düşünüyorsanız eleştirinizi de sadece bana mail atsaydınız… Lütfen objektif bir sinema yazarı olarak, nasıl yazınız burada ise yargılarınız cevaplarınız ve sinemasal – eğer varsa- cevaplarınızı da lütfen bu platformdan yazınız… Böylece benim dışında da yazınızdaki bence “film eleştirisi genel dinamiklerine aykırı ve yetersiz” yaklaşımınıza cevabınızı herkes öğrenebilecektir… Teşekkür ederim…

      • can atakli

        Utku beyin sorduğum sorulara yanıtını hala bekliyorum….
        Bu film -sinemasal bir dille- neden kötü…
        Bu film seyircinin duyguları ile nasıl oynuyor. ..
        Bu film habire hangi alanlarda sıkışıp, her sıkıştıgındada halkı hangi sinem asal teknikle yada sözle kandırıyor….
        Seyirci ile nasıl dalga geçiyor…
        Not: Eleştiri yazdigini, aklından her geçeni yazmadıgını Utku bey bize anlatmalı… Çünkü inanılmaz çabalarla yapılan bu filmlere oyle her klavye kullanan böyle çamur atarsa bu sektör zaten ölmüştür…

      • Serkan ozden

        Tebrik ederim Can bey yazdıklarınızdan dolayı buradaki çoğu kişinin sesi olmuşsunuz.Size teşekkürü bir borç bilirim iyi günler..

  • yasin orhan

    Sinemasal açıdan eleştirini eleştirmiyorum fakat doğu batı arsındaki farklılıkları belirten bu filmleri özellikle bu konuda eleştirmenizi doğru bulmuyorum. Siz belki doğuya gittiniz belki gitmediniz. Az çok fikir sahibi olabilirsiniz. Ama bilemeyeceğiniz şey doğunun insanı sizinle aynı hayatı ne kadar farklı yaşıyor. Birçok örnek var, saymama gerek yok. Empati göremiyorum sadece.

  • Ümit Çakıcı

    Mahsun Kırmızıgül ün her filmde batı insanına giydirme çabasını görmezden gelemeyiz hiç.Ne kadar basarılı olduğu aşikar. :))
    hatırlayın ‘Güneşi Grdüm ‘ de karakterin basşına gelen tüm kısmetsızlıklerın sehrın ve ınsanlarının yuzunden olduğunu gösterme çabasını.
    hatırlayın ‘ Beyaz Melek ‘ teki batı insanının anne babasına saygısızca hürmet etmemesıne tam zıttı doğu ınsanının asil saygıdeğer duruşunu
    Ancak filmleri izlenebılır güzellikte usta oyunculardan kuruluyor genellıkle ve son fılmı ‘ Mucıze ‘
    gördüm ki , insanın kendıni veya ıcınde bulunduğu toplumu da tiye alması yani kötü yanlarını da komik mizaçla anlatması pekte fena olmamış.
    biraz ondan biraz bundan ne dersınız ılımlı bır yonetmen mı ????? 😉

  • yasin orhan

    Doguda kac tane huzurevi var biliyor musunuz? O isim en fazla diyarbakirda semt ismidir. Beyaz melekte asıl islenen konu budur. Gunesi gördüm filmi ise dogu bati genellemesinden cok kişisel betimlemeler içeriyor. Ben sadece insanlik drami örnekleri görüyorum.

  • yönetmenliği yada oyunculuğundan çok konukarı objektif bir şekilde ele aldığını düşünüyorum ve kesinlikle ele alınması gereken konuları işliyor vede birçok soruna parmak bastığı içinmi bu kadar sert eleştirilere maruz kalıyor

  • Mahsun

    Sevgili utku ögeturk, elestirinize sonsuz saygilar. Lakin bunu demeden edemeyeceğim! :- inanın yaptiginiz eleştiri o kadar objektif ki.. okudujtan sonra tebessüm etmeden tutamadim kendimi.:) neden mi?
    1)El insaf diyorum recep ivedik çıktı ahlaksizligin dibine vurdu. Etmediği hakaret kalmadı. Halk ike dalga geçmedi,
    Düğün dernek keza.. ve daha bir sürü Türk sineması. Açıkçası senaryo metninin varlığından bile şüphe ettigim filmler var.. bunlar halkın duygulari ile oynamıyor mahsun Kırmızıgül, halk ile alay ediyor öyle mi?
    2) mahsun, tuplumsal konuları sıfırdan gelip ustaca işlediği için mi çekilmiyor? Sanırım evet:) Doğu-bati çatismasinin anlatıldığı bir filmin eleştiri hakkini acikcasi ben sizde bulmuyorum. Zira herseyden once olanlari yaşamanız gerek.. öyle oturdugunuz yerden cikip da Doğu-Batı çatışmasını, yasanan cehaleti siz henüz idrak edecek durumda degilsiniz!
    3) filmin ilk bölümüne ( Foça sahneleri) takılı kalmaniz da ironik! Öbür tarafı (Doğu ve kültürü) hazmedememe hastaliginizi anlıyorum! Fakat irtada bir gerçek var ve bunu bir senaryoya dökerek anlatmak; takdir edersiniz ki estetik bir anlayış gerektirir.
    3) anladığım kadarıyla dram-komedi arasinda bir duygu karmaşasi yasamissiniz:) ve bu karmasadan cikamayip; seyircinin duygulari ile oynuyir deyip cikivermissiniz:) dunyanin en saglam yapımlarndan (bolywood) hint filmleri bu tekniği kullanır. Hic de seyircinin duygulari ile oynandigi yok.. sorunu kendinizde aramalisiniz;) sevgiler…

  • İsminivermekistemeyenseyirci

    Filmden şimdi çıktım. Merak ettim kim ne yazmış. Bu blogu buldum. (Baya iyiymiş lan blog bir ara iyice gezeyim)
    Salondan çıktığımda herkes ağlıyordu.dedim herhalde bu filme bilet parası verdiler diye ağlıyorlar. Yanaştım usulca dedim haklısınız günah bu paraya, kazıklandık gencturkcellde yoktu bu saatte kız arkadaşımın biletini de ben almıştım ögrenci basıma. Yok meğer filmin son sahnesine duygulanmislar ona ağlıyorlarmış. Dedim herhalde ben malım. Çunku benim kız arkadaşımda ağlıyordu. Bozuntuya vermedim dedim evet iyi film. Bir iki eleştirmen (bu eleştirmenler de cool meslek) okudum beğenmişler filmi. Intihar mektubumu hazırlıyordum ki bu yazıyı gordum. filmin nesini beğenirler.Ucuz, sadece seyirciyi ağlatayım diye yola çıkmış, kadınları yok sayan, onları küçük düşüren bu filmi nasıl beğenirler. Komik mi? Hüzünlü mü? Gerçekçi mi??
    Bir tek Eşkıya sahneleri iyiydi denebilir, oradaki mesajı sevdim.Neyse bu saatte efkarlandım sigaramı yaktım sayfanızı işgal ettim ama yoruma adımı yazmayayım benim hatun gorurse döver ağladı falan yazdım diye.

    • hayran

      lanli lunlu yazmissiniz. son cümlenizi tekrar okursaniz, kendiniz kadinlara verdiginiz degeri anlarsiniz belki. yada sadece dalga mi geciyorsunuz kadinlarla? mal kelimesi tam oturmus.. en azindan burda hak veriyorum…

  • İsminivermekistemeyenseyirci

    Uzunuzun yorum yaptım, kaydetmedi 🙁

  • Tahsin

    Mahsun isimli kullanıcıya harfiyen katılıyorum, filme bakışınız hayat tarzınızı ortaya koyuyor.

  • İsminivermekistemeyenseyirci

    Olumlu yorum yapmaya çalışıyorm ama yorumum onaylanmıyor.

    • İsminivermekistemeyenseyirci

      Oo onaylanmış alırım bi dal.Israrlıyım bir daha yazayım. Şimdi ben filmden çıktım az önce. Kız arkadaşımla gittim, gencturkcell falan da yok bayıldık parayı, ama adamlar hak ediyor film artı bir saat de reklam qeyfi bedava. Film bitti, kız arkadasım dahil herkes aglıyor. Gittim yanlarına dedim haklisiniz dunyanin parasını verdik bilete günah. Yok meğer filmin o yapmacık son sahnesine aylıyormuş herkes. Bozuntuya vermedim. Çıktım eve geldim. Twitterdan yorumlara baktım filmi beğenmişler. Bendensaşkınlık devam ediyor. Mucize film eleştiri yazdım bir iki site çıktı orada yazı yok. Bu blogu buldum. Blog çok iyiymiş lan bu arada! Yazıyı okudum oh dedim demek ki ben mal değilmişim demez olaydım yorumları okudum yine ayni seyler. Neyse utku kardes balkona çıktım sigaramı yaktım. En azından artık yalnız degilim cogunluga göre iki mal hayatimıza devam edelim. Mahsun, kadınlar üzerinden çirkin söylemlere devam etsin, senaryosu olmayan filmler çeksin, dogunun sorunları adi altinda cehaleti kullanarak servetine servet katsın.
      Kusuruma bakmayın ismimi yazamayacağm malum kız arkadaşımdan falan bahsettim ama artık sıkı bir okurunuz var.

      • MELEK

        Aynen size katılıyorum. Çok duygusalım pek çok filmde ağlarım. Çoğu yorumu okuyunca Selpak mendilimi falan yanıma hazırlamıştım. Fakat Yapmacık Son Sahnede gülmemek için kendimi zor tuttum .Daha da Mahsun Filmine Gitmem.

  • Selman

    Kardeş sen bitirdiğin bölümde kalmaya devam et git işletmeni oku. Zira film eleştirmenliginden bir… Anladığın yok. Saçma sapan bir eleştiri yapmışsın.
    Dediğim gibi sen sinemayı bırakıp işletmeci ol. Mahsun da sesinin yanında bizi güldürürken düşündüren hayatın o en anlamlı noktalarını bize göstermeye devam etsin.

  • Hepinize saygilar.
    Degerli dostlar bende ilk eskiyalarin ciktigi sahneyi gorunce aha dedim yine teror orgutunu aslan kaplan yapicak sonra filmin donemini hatirlayinca dedim dur bakalim ne olacak. Sonucta okul basan insanlik disi varliklarin aksine okul yapinca ha iyi bari dedim. Ey turk milleti sen ki recep ivedik gibi bi filme kac tane devamini cektirtmissin !!( adam kapiy kerkinio diye gulmekten oluyordunuz) utanmasa sit-com dizisine donecekti az daha, kalkmis bu filme ne diye guldurme guldureme aglatma vs vs durumlarindan bahsediyorsunuz. Ben aslen Kars liyim ve benim anam babam o cocuklar gibi okumaya calisti… Tabi ki 5. Sinifta bitti okullari cunku ilerisi ya ilce ya sehir ve tabii ki cepte para

  • Zafer

    Anladigim kadari ile mahsun’un filmleri batidaki bazi kesimleri rahatsiz ediyor. Bu rahatsiz olan insanlar doguya gelmemis ve onlari dusman olarak goren insanlardir. Onun icin detayli konusmaya gerek gormuyorum. Mahsun kirmizigul guncel bilgilere ve gercek hayat hikayelerine dayanan filmler yapiyor. Insanlari kucuk dusuren degil, filmin konusu uzerine insanlarin dusunmesi gereken filmlerdir.

  • baran

    idealist bir öğretmenin gerçekleştirdiği bir “mucize” neden hunharca eleştirilir ki. batıda yaşayanlar için birşey ifade etmez ama doğu için müthiş ötesi bir mucize.. böyle gerçekçi filmlerin yapılması dileğiyle.. recep ivedik filmlerinde şu sözlere rastladınız mı? “benim oğlum sakat… Kalbi sakat olmasın..

  • Sezai

    bu yazıyı yazan zat(utku) bence sen tekrardan sinemaya git izle bir yandan da maddi katkın olur böylelikle filmler daha çok çekilir sende burada eleştirmenliğine devam edersin.Şimdi gelelim filme ben öğretmenim ve filmde muallime yer verilmesinden dolayı gurur duydum.Engelli öğrencilerim oldu ve çocuklar dalgasını geçti,ona güldüler.İnsan gibi muamele görmediler hakkı olanı alamadılar.Zaten gözlük kullan hemen bir sıfat yakıştıran milletiz.(Örn.Dört göz) Engelli birinin olması da filme ayrı bir güzellik katmış.Şimdi ne tür bir film istiyorsun.Nereye el atılsa hemen eleştir olmaz böyle…Sana soruyorum olumsuz eleştirinin yapmışsın şimdi olumlu ne vardı filmde? Bir soru daha gişe sayısı artıkça Biz izleyiciler mi filmden anlamayacak yoksa eleştirmen sıfatıyla sen mi?

  • kadir

    Utku EGETÜRK bey yorumunuza,eleştirinize saygı duyarak şunu söyleyeyim.(ben Erzurum un bir köyünde büyüdüm )bu bilgiyi filmin gerçeği ne kadar verdiğini test ve puan vermek için yazdım.(10 yıldan fazladır batı dayım) hayatımı halen batıda sürdürüyorum.evet şunu söyleyebilirim çok harika bir film bekliyordum.çünkü öncekiler çok gerçek ve etkileyiciydi.beklenti çok yüksekti.yapabilirdi diye düşünüyorum ama o gerçek hikayeleri seçti ve çok harika ve gerçeğe eşdeğer bir film yaptı.ona teşekkür ediyorum film için.utku bey size de hak veriyorum.çünkü doğruy la gerçek arasında ki o ince çizgi yok ben yorumcu değilim ama şunu söyleyeyim mahsun kırmızıgül türkiyde ki en kaliteli yönetmenlerdendir.söylediklerinizin hiçbirine katılmıyorum .

  • klaket

    ilk fırsatta doğuya ama köylerine bi tatile gezmeye muhabbete gitmenizi öneririm…önyargıdan bahsetmişiniz ama ne yazık ki bence siz bile kendinize itiraf edemiyosunuz hala ön yargınız var…bari sinemacılar doğuya karşı bu kadar hunharca ön yargıda bulunmasın..sizleri aydın diye biliriz..filmi beğenmeye hatta eleştirmeye tabi ki hakkınız var ama bu film bu kadar ağır eleştiriyi haketmio…film hakkında yapılan yorumların yüzde 95 i oldukça olumlu…saygı duymak bir erdemdir..

  • serkan

    Benim anlamadigim forest gump falan guzel filimde bu topraklarda neden boyle bir sey cikmazmis ne kadar sig önyargılı kaba kendi insanini hice sayan bir yorum olmus.kendi insaninin emegini hice saymak ve bu yabanci sevgisini bu kadar nasil abartiyorsunuz. Bizim insanimiz yapamaz mi

  • Bence süper ötesi bir film eleştrenlerede saygı duymak lazım ama film deyince ilk aklima gelen mahsun kırmızı gül oluyor sende yap abi yapabiliyorsan mahsun öyle. Böyle ama yapiyor adam ya helal olsun adama

  • yusuf

    Abicim bende filmi izledim bide yorumlarin hepsini okudum sen bence bu isi birak git pazarda limon felan sat

  • aziz

    Vanin ucra bir koyunde dogup istanbulda sinemayla tanisan ve bunu surduren bir kürt olarak, Utku beyin eleştirilerine harfiyen katiliyorum. Ve Utku beyin yaptığı yorumları Doğu Batı olaylarina getirmeyin. Bu eleştiriler olacak ki sizin gibi sinemafakiri insanlar daha iyi filmler izlesin.

  • cavituykusuz

    Brn mahsun Kırmızıgül filmlerini hiç sevmezdim ama mucize cok guzel geldi bana önyargılı gittiğim filmden olumlu dusincelerle ciktim. Yazidaki hicbir yere katılmıyorum. Filmde sevmediğim tek bir sahne vardi oda giriş. Çünkü çok uzun ve alakasizdi ozellikle iki kiz. Oyunculuklari kötüydü. Sizde sadece onu begenmissiniz. Bence bu işi bir süre bi kenara bırakın 😉

  • kadir

    aziz kardeş sen sinemedan bu kadarmı anlıyorsun sen yorumu bile başkasından özetliyorsun.sen sinemaya karışma hiç inşaata dön.orda herkese saygı vardır

  • Sermest Semir

    Yorum yazanlarin kaci film denizinde yuzmeyi biliyor acaba? Utku beyi ilk defa okudum tespitleri yerinde ama yetersiz, hiraz daha grnis yazabilirdi. Bir kac ornek vereyim: Muallim var okul yok- vizontelede kutuphane muduru var ama.kutuphane yok. Okul yapilacak herkes destek verir zorluklarla okul yapilir- hukumet kadinda da hakeza. 1960Darbesi olur-vizontele tuuba ve hukumet kadindaki darbe elealinimlari. Esprilerin cogu daha once filmlerde ele alinanlardan. Bir kac guzel gorsel kare (bunu da nuri bilgeden almis sanirim) disinda filmde begendigim hicbir sey olmadi. O koydeki insanlari bu kadar pasakli gostermesi de oradaki insanlara bir hakarettir, ben boyle bir seyi ilk defa duyuyorum ne doguda ne batida. Mesele dogu bati olayina girmemis klise bir olaydan bahsediyor. Filmin basinda zazacadir bu dil kisminda olaya girecek dedim ama mumdan daha erken sondu bu ve devami gelmedi. Konulari birbirine tam baglayamamis maalesef. Uc arkadas gittik verdigimiz bilet parasi bogazimizda dugum olarak kaldi, lutfen Mahsun bu isi biraksin bu sanata hakaret etmeyi de! Filmi begenenler sanirim Mahsunu Turkiyenin Tarkovskysi yapma amacindalar. Lakin dostlar acik ve nettir ki tavuk ciftliginde buyuyen kartalin akibeti tavuk ideasidir ki zaten mahsun zaten kartal degil:)

  • Cansu

    Bu filme kötü diyen kişilerin duygusal yönleri güçlü olmayan insanlar olduğu kanaatindeyim. Ne bir öğretmenin meslek sevgisine, ne de büyük bir aşkın gücüne şahit olmamış belki de bunlara hayatı boyunca sahip olamayacağı düşüncesi ile kavrulan duygu yoksunu insanlar evet. Umudun olduğu sürece mutlaka bir kurtarıcı vardır. Aziz’in umudu aşkına sarılmak, kurtarıcısı da öğretmeni oldu. Gerçekten böyle aşklar belki günümüzde kalmadı diye düşünebilirsiniz ama bu hiç olmadığı anlamına da gelmiyor. Felçli insanların bile hastalıklarında tama yakın iyileşme sağlanırken sakat bir bireyin sevgi ve inanç gücüyle iyileşmiş olma ihtimali dünyanın en güzel ihtimallerinden biri.

  • eda erdogan

    Doğuya hiç gitmedim. Film mükemmeldi. Çok Etkileyiciydi önyargılı olmadan herkes izlemeli

  • Sermest Semir

    Sunun farkina varamamis insanlar, onemli olan konu degil.isleyis bicimidir. Ayni romani.Marquez yazar bir de Murtaza yazar. Marquez yeni bir tarz.olusturur efsuni gercekcilikle konuyu mukemmel.isler ve dunyada nam salar, Murtaza isler klasik ve eklentisiz yazar mahalledeki dort bes.kisi onu bilir yada bilmez. Mesele.budur konu eyvallah hatta amenna guzeldi ama.isleyis.sekli ve yansitmasi.ve ele almasi cok.kotu idi. Hepimiz hayatimizda binler farkli olayla hikayeyle masalla vs vs ile karsilasir ve yasariz lakin karsidakine seyirci yada.okuyucuya etkileyici bir sekilde sunamazsak.olay sadece olaydan.ibaret kalir, sanatla.alakasi.kalmaz. Mahsun konuya bir tarz bir.yenilik bir film tadi katamamis.maalesef. lutfen degerlendirirken.objektif olarak ele alin. Yada.tavsiyem imdb top 250listesini lutfen.bir.izleyin sonrasinda.siz.istemesenizde.film.ekseninizde degisen cok.sey olacaktir merak.etmeyin.

    Not: bir de ricamdir, hakaret edici.sekilde degilde tavsiye ediici ve yapici sekilde elestiri ve yorumlarinizi yazin.

  • Nurgül

    Utku bey bu filmi neresiyle seyretmiş çok merak ettim. Eleştiri yapmayın da ne yaparsanız yapın. Anadolu da ki köyleri şiddetle gezmenizi tavsiye derim. 1960 yılları anlatan bir film işin acı tarafı aradan 55 yıl geçmiş ama çok değişmemiş. Daha hala kız çocuklarının okula gönderilmediği 13-14 yaşında babaları yaşında erkeklerle evlendirildiği bir ülkede yaşıyoruz.

  • Wisar

    Utku Ögetürk hazımsızlığı nedeni nedir bilmiyorum ben avrupada sinama bolumunu okuyan biriyim sınıfca bir değerlendirme yaptık. Sonuç olarak bu filimin her karasinde emek var yapmacıktan tamamen uzak bir filim bir atı bile eğitmek en az bir yıl geçer….Utku bey merak etmeyin mahsun abi kadar olamayız belki türkiye filim sinama sektürünü yılmaz güney mahsun kırmızıgül yollumuz olacaktır. ben yukarıdaki makalede hazımsızlık hisettim…

  • Öncelikle 33 yaşında sinema aşığı bir avukatım ve Kayseri’liyim. Yorumum şudur; yazarın notu 100 üzerinden 23! Bu çok insafsızca olmuş! Mahsun Bey’ in tüm filmlerini izledim. Gözlemim genel olarak şudur; daha önce kendi çektiği kliplerinde de farkettiğim şeyi yapıyor. Bu işin tekniğini geliştirmeye gayret ediyor. Ve başarıyor da. Çok düşünüyor, hayal kuruyor, dünyaca ünlü baş yapıtları inceliyor (Bollywood dahil) ve bu işin organizasyonunu, teknik mantığını geliştirmeye çalışıyor. Düzenli takip edenler bunu farkederler.

    Filmlerinde görselliğe ve kamera açılarına çok özen gösteriyor. Seyirci sayısı yeterli düzeyde olsa, rahatlıkla büyük bütçeli filmlerin üstesinden gelebileceğini düşünüyorum. “Kıro” yakıştırması yapıp, başardığı sanatsal güzellikleri takdir etmeyenler önce aynaya bakmalılar. Ben kendini geliştirmeyen adama “kıro” derim. Mahsun Bey’ e denmez. İnsafsızlık olur.

    Acizane kendi eleştirime gelecek olursam; filmde bazı oyuncular doğu şivesini, aksanını becerememişler. Bu çok göze batıyor. Mesela Asmalı Konak’da oynayan hanfendi güzel oynamış ancak şiveyi tutturamamış. Onun harici Mahsun Bey’ in canlandırdığı karakter çok geri planda kalmış. Halbuki o şaşı gözle ve o tiple senaryoda daha etkili olabilirdi. Aziz rolündeki arkadaş çok başarılıydı, ayakta alkışlamak lazım. Bir de Avea reklamlarından tanıdığımız arkadaş çok iyiydi cidden. Tebrikler Mahsun Bey. Eğer sizi doğru anlıyorsam bu yorumumu mutlaka bulup okursunuz. Buna eminim. Çünkü ben olsam öyle yapardım. Başarılar dilerim. Lütfen devam edin…

  • hakan

    bence bu işi hemen bırakmalısınız ben filme dün gittim filmin sonunda salonda herkes alkışladı bu kadar insan ayakta alkışlarken siz böyle taraflı yorumlar yapmanz ne kadar objektif baktığınız gösteriyor z bu siteyi severek takip ederdim bu akşamdan itibaren bir daha siteye girmeyi düşünmüyorum sizde gidin bir film çekinde sizi görelim

  • elf

    Bugun gittim ve gercekten hem guldum hem agladim film harikaydi eleştrilere katlmyrum

  • mehmet erdemir

    Filmin birinci bölümünü izledim, ikincisine dayanamadım.neden? Daha önceki filmlerini izlediğim Mahsun Kırmızıgül, benim beklentilerimi artırmıştı.Onlarıda göremeyince çıktım.
    Filmin + film çekim alanları çok iyi (köy evleri,doğal güzellikler)
    Karakterler iyi
    senorya güzel

    Filmin – Filmin komediyle alakası yok hiç komik deği
    Recep ivedik sahneleri oluşturulmuş
    film sahnelerinin bir kısmı abartı(kız isteme gibi)
    filmin komik olduğunu yazmışlar ama değil.
    Emekli olmayı bu kadar çok isteyen bir adamla, okul yaptırmaya çalışan kişinin aynı olması çelişki.neden? çünkü adam okul yapılırken eline bir taş bile almıyor.

    sonuç: FİLMİN KOMİK ÇOCUKLARLA ÇEKİLMESİ GÜZEL AMA ONLARIN ABARTI KOMİKLİK ÇALIŞMALARI KÖTÜ OLMUŞ.
    HERŞEYE RAĞMEN MAHSUN KIRMIZIGÜL’ÜN ÇOK BAŞARILI BİR YÖNETMEN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.
    MEHMET ERDEMİR

  • sevim

    iyi ambalajlanmış sürekli kendini tekrar eden yabancı yapımlara nedense hiç eleştiri yok. Mucize de bir emek var. doğuda çocukluğu geçmiş bir sinema sever olarak birçok sahnesi gerçekçi ve çok tanıdık geldi. İzlemeye değdi doğrusu. seyirci olarak keyifle izlediysem benimiçin başarılıdır.

  • sevim

    Aziz karakterini canlandıran oyuncu kesinlikle çok başarılıydı.

  • Öğrenci Kafası

    Yorumların çoğunu okudum fakat bir yerden sonra dayanamayıp bıraktım. Buradaki görüşlere saygınız olduğunu belirtip kendi düşünceleriniz üstünden eleştiriye giydirmekten konunun özünü anlayamamışsınız ve yorumlarda bu duruma ne kadar saygılı olduğunuzu gösteriyor. Bu film eleştirisinde bahsedilen noktalarla yorumlardaki algılayış noktaları tamamen zıt yönde. Zaten bu filmin insanlar üzerindeki etkileri de ortaya çıkmış oluyor bu noktada. Mahsun Kırmızıgül’ün yapmış olduğu filmlerdeki konular zaten Türkiye’nin gündemde olan sorunlardır ekstra bir çabanın ürünü değildir. Bu sorunları sinema sektörü ile devasa boyuta getirip insanlarda etki bırakmak beğenilerini toplamak işin en kolay tarafıdır. Nitekim insanların zayıf noktalarından ele alıp oradan vurmakta, gerçekleri dile getirmekten çok duygu sömürüsü yapmaktır. Doğu-Batı demiş bir çoğu zaten ilk ayrımı burada siz yapmış oluyorsunuz. Burada yapılan eleştiri sinema açısından ve Utku Ögetürk’ün eleştirisine tamamen katılıyorum. Sinema açısından değerli görmüyorum. İyi oyuncularla, görüntüyle, müziklerle filmin eksik yanlarını örtüldüğünü görmek çokta zor değil. Konu bakımından hep aynı tarz olduğu için izleyici kitlesi de aynı yorumlardan da kendini belli ediyor. Afişi gördüm ve bunu demeden yorumu bitirmek kesinlikle istemiyorum. Afiş ve filmin ismi bana direk İsa’nın Mucizesini anımsattı gerek isim olsun gerek afişteki kıyafet saç ve atın bulunması olsun. Sığ düşüncelerinizden sıyrılıp taraf olmadan yorum yaptığınız bir yerde tekrar görüşmek üzere.

  • Turuncunun en doğusu

    Burada ki onlarca yorumu ve baştaki eleştirmen yamağı tarafından yazılmış olan yazıyı okudum.doğuya karşı önyargı duvarları arkasında oturmuş bir adamın sırf doğuda çekildi ve doğunun bitmeyen sorunlarını işledi diye mahsun ve filmi hakkında KALDIRIM FİLOZOFU gibi acımasızca eleştirmesi çok manidar olmuş. Tamam kabul ediyorum filmde ajitasyon bol kullanılmış ama orada yaşayan insanların ki hala günümüzde de yaşamaya devam edilen sorunlara dikkat çekilmesi çok güzel bir davranış olmuş.sırf istanbula kar yağdı diye felaket alarmı veren insanların 8 ay kara mahkum olmanın nasıl bir hal olduğunu anlamasını beklememiz komik olur. Ayrıca Yılmaz erdoğan ustanın çektiği vizontele filmine bile bu kadar acımasızca saldırılmamıştı ki o filmde doğuda çekilmiş ve o dönemin doğunun çektiği sıkıntılar anlarılmıştı.sinemasal olarak kaliteli çekimler yapılmış olan mucize filminden AVATAR teknolojisi bekleyen bu kıt zihniyeti esefle kınıyor, filmde emeği geçen tüm emekcileri saygı ve hürmetle selamlıyorum

  • sema gök

    yazara tamamen katılıyorum.mucize filmi tam bir fiyasko ve çok basit.evet seyirciyi kandirmiş bir film.bedensel engelli olan aziz filmin sonunda tamamen düzeliyor. hatta konuşmaya başlıyor.sebebine gelince de karıma aşık oldum.yok daha neler??filmin ortalarında sürekli olarak azizin klip çekimi var.elle tutulur hiçbir yanı yok.

  • Zemberek

    Oyuncuların hepsi gerçekten iyidi. Doğudaki insanları o kadar pasaklı göstermesine takıldım ama 60 lı yılları düşününce bu düşüncem kayboldu. Bütün filmlerinde sosyal mesaj vermesi güzel. Sırf kağızmanda çekildiği için gittim ama kağızmanın kültüründe güvercin kafası koparma yok o sahneler hoş değildi…aziz karakteri ve muallim ekstra iyidi. Ağır eleştirileri hak etmediğini düşünüyorum

  • betül kalkancı

    bu film elazığ palu da olan bir olaymı?

  • gokhan

    Yıllarca doğuda ve batida gorev yaptim.Film duygusömürusunden baska birsey degil ne guldum nede agladim, ne de guzel bir duybgu birakti bende , doğudaki kötu herseyin sorumlusu devlet ilan edilmis, cok ama cok sacma ve art niyetli bir filmdi.

    Bu filmi seven birinin objektif olacagini dusunmuyorum.

  • ibrahim

    Son yoruma ithafen soruyorum . Devletin 60 lı yıllara kadar Rusya saldıracak diye doğuya yol ve elektrik yatırımı yapmadıgı gerçeginden haberdar mı ?

    Ve acaba yetmişli yaşlarınız da mısınız ? Yani objektif bir bakışla izlediğinizi bilmek isterim.

    Ben eleştirileri okudukca bir kıssas ve karşılaştırma seziyorum .

  • mehmet

    Bir film, seyircinin duygularıyla da oynamayacaksa başka ne işe yarar? diyerek başlayayım sözlerime.

    Film hakkındaki olumsuz eleştirileri okuyunca acaba ben farklı bir film mi izliyorum diye sordum kendime. Bu eleştirilerden bir kaçı hakkında fikirlerimi belirteyim.

    Öncelikle, benimde izlediğim salon dahil olmak üzere bir çok kişi komedi filmi izlemek için filme gelmiş belli ki (Salonda herkes gülmeye yer arıyordu ve her sıradan repliğe zoraki kahkaha atıyordu, neyse ki filmin ikinci yarısı gülecek yer bile bulamadılar, kahkahaların yerini hıçkırıklar aldı). Neden bilmiyorum ama ben filmde komik bir sahne beklemiyordum, keza oyuncu kadrosu oyunculuk yaşamları boyunca insanları güldürmeyi başaramamış ve daha çok gülümsetirken düşündüren kişilerden seçilmişti. Ki bu seçim böyle bir film için bence dahiyane bir yaklaşımdı. Benim gibi gerçekçiliğe önem veren bir kişi için fütursuzca gülmek doğal bir davranış değil. Zaten filme de erdem yener ve mert turak’ı izlemek için gittim.

    Mahsun beni şok etti, beklentilerimin ötesinde bir filmdi. Aslında film bir çok açıdan eleştirilebilir. Sinema filmlerinde çokça karşılaşılan az zamanda çok şey aktarmaya çalışma ve klişe konuları paket olarak servis etme gibi hatalara düşmüş olsa da bu filmin kalitesini pek etkilememiş. Bu kapsamda filmin senaryosu da baştan sona sıradan bir hikaye. Minimalist yaklaşıma bayılırım ama bu sıradanlığı bu şekilde ele almak mümkün değil daha çok kopyala yapıştır bir klişe hikaye olup başka yerde karşıma çıksa yüzümü ekşitmeme sebep olabilirdi. Ancak tüm bunlar da filmin kalitesini azaltmış değil. Aslında doğrusal bir değerlendirme ile bakarsak; kötü bir senaryoya rağmen böyle kaliteli bir film çıkarabilmesi Mahsun’un yönetmenlik becerisinin nerelerde olduğu gösteriyor bize. Doğal olarak senaryonun basit ve tahmin edilebilir olması ile ilgili eleştirilerin bu filmin güzelliklerini görmemize engel olacak bir unsur olarak görmüyorum.

    Film ile ilgili çokça duyduğum diğer olumsuz eleştirilerden de bahsedersek;
    Filmde kadınlara değer verilmediğinden bahsedilmiş (buradan sonrası spoiler içerir). filmin sonunda Aziz’e babası “ameliyat mı oldun” diye sorduğunda aziz “hayır aşık oldum” cevabını veriyor. Şahsen ben bu cümle üzerine başka bir yorum yapamıyorum.

    Film insanları güldürmek ve ağlatmak amacını güderek çekilmiş deniyor. Mahsun ne düşünmüş bilemiyorum ama hayatta insanları ağlatacak bazı şeyler vardır, ve bunlardan bazıları dile gelmez geldiği an dudaklar titrer konuşamazsınız. Her insanın hayatında böyle anlar vardır ve hatırlanması zor anlardır bunlar. İnsanların hatırlamaktan bile kaçtığı bu hissiyatları insanlara hatırlatacak gerçekçilikte oynamak ve oynatmak çok zordur. Bunu hangi amaçla yaparsan yap ama gerçek duyguları insanlara aktarmak zor bir iş olduğu kadar da sıradan ve basittir. Bir andır, bir bakış, bazen bir ses, bir hareket. İşte o doğru anı yakalamak, doğru bakışı, sesi ve hareketi sunmak zor iştir. Mahsun bunu yapmış. Nuri’de yapardı. Ve bunu yaptığında karşındaki insanın derinliklerine dokunursun. Bu dokunuş iyidir, zaten dokunmayacaksan sanat niye?

    Filmi; oryantalist yapısı nedeniyle eleştirenler de az değil. Öncelikle şunu belirteyim, hayatı boyunca İstanbul’un dışında gördüğü yerler sadece çeşme, bodrum ve kemer olan, hayatları boyunca yokluk görmemiş sözde sanatçıların doğuyu anlatan hikayelerde kendilerine rol biçmeleri bence de çok itici. Ama zaten bu romantik oryantalizm ile gerçekçi bir anlatım arasındaki farkı; doğuyu bilen biri rahatlıkla görebilir. Bu romantik oryantalistlerin yaptığı hatalara ilk bakışta mahsun düşmüş gibi görünse de veya az zamanda çok şey anlatacağım diye anlattığı hikayeler abartılı ve gerçek dışı görünse de doğu’ yu bilen bir insan mahsun’ un anlatmak istedikleri ile gerçekleri eşleştirebilir. Bu anlamda filmin seçici olduğu da söylenebilir. Herkesin benzer şeyleri anlamayacağı bir film. Şahsen ben hatalarına rağmen filmin doğu kültürünü gerçekçi bir şekilde anlattığı düşünüyorum. Bu gerçekçilik kız görmeye giden anneler tarafından ihlal edilse de kızını veren babanın “kalbi sakat olmasın” sözü ile dengeleniyor ve daha bunun gibi bir çok sahne var ki bazen gerçekçilikten uzaklaşıp bazen kimsenin dile getiremediği gerçekleri yüzümüze vuruyor.

    Ve son olarak şunu da anlatayım; ilk defa bir filmin sonunda tüm salonun ayağa kalkıp filmi alkışladığı gördüm. Popülist ve çoğulcu bir insan değilim ama o alkışları daha önce duyduğum tüm alkışlardan ayıran bir şey vardı, ancak orada olup hissedilebilecek bir şey; Her hangi bir amacı olmadan, düşünmeden sadece yaşanan duygularla refleks olan gerçekleşen bir alkıştı bu. Bence fazla samimiydi. Zoraki bir durumdu da belki, film biraz beyin yıkamışta olabilir.

  • Biz Karşıyakalıyız

    Bir kere bu kadar duygu yükünün guzel anlatıldığı yogun yaşandığı ve dogudakı evlılıklerın gorucu usulü nasıl çağ dısı yapıldığını bızlere gosteren filmde neden eşkıyalar ? Eşkıya nedır ? Neden sempatık gosterılmeye calısılmıs fılmde basında sonunda yok okul yapmıs yok vs … eşkıyanın görevli nedır bırısı Açıklarmı bu filmde ? Hem eşkıya degıl terörist vardır ! Turk ınsanın duygularıyla oynayıp engelli bir evliliğin kalbimize dokunuşunu kullanmaktan başka birşey olmamış buz filmde sürece uygun devletle kurgusu yapılmış bır fılm olmuş devleti kötüle eşkiyayı öv Atatürk Ve silah arkadaşlarına saygı duruşuda neymiş durma kurdelayı kes ! O kadar kısıye okuma yazma öğreten öğretmen 1 dakıkalık saygı duruşuda neymiş diyen köy halkına Atatürk ve silah arkadaşlarını öğretmek aklına gelmemısmı ? Hangi kökenden olursak olalım bu ülke bır bütündür kardeşe kardeş demeyi eşkıya deyıp yumuşatmaya calıstıkları serefsız vatan hainlerinede terörist demeyi çok iyi biliriz benim tavsıyem izlemeyin para kazanmasın

  • tuba

    Herkes biseyler yazmis iyi veya kotu.belki sinemacilik adina bisey yoktu ama bu olumsuz yorum yapan arkadaslar ewinizde bi engelli kardesiniz anneniz babaniz olsaydi ayni dusuncede olurmuydunuz. Yok gulme aglama arasinda kalindi yok komediydi yok dogudaki kadinlari ezmeydi…ben filmde agladim. Ama neden… ablam 34 yildir hic konusmuyo ve karsisinda saatlerce sadece anne desin diye agiz hareketlerimizin nasil oldugunu ogretmeye calistik.hic demedi. Filmde bir baba kelimesini soylediginde hissettijlerim bnm paha bicilemezdi. Direk ablam aklima geldi.keske birkere agzindan anne keljmesi ciksaydi diye.mahsun kirmizigulu boyle bi senaryoyu sergiledigi icin tebrik ederim. Filmin gorselligi vs cok ilgilendirmedi.recep ivedik rekor kirarken boyle bel alti olmayan bi filme nedir bukadar elestiri anlamiyorum

  • Merhaba.Bu eleştiri yazısını ve yazıyı eleştirenlerin yorumlarını okurken, filmi izlerkenkinden daha tahammülü olduğumu söylemeden edemeyecegim 🙂 Ülkede bu kadar sorun varken sinema ya da muzik sektörünün buna kayıtsız kalması tabi ki komik olurdu.Ama bazılarının kayıtsız kalmasını tercih ederdim!Para ve emek harcamak, kayıtsız kalmamak, yapılan işin doğruluğunu gostermiyor ne yazıkki.Filmin iyi olduğunu savunanların çoğu bunun altını çiziyor ha bire.Birisi de Y.Güney ile M.Kırmızıgül ü aynı cümle icinde kullanmış ki en çok üzüldüğüm tarafı da bu arkadaşın sinema bölümü öğrencisi olması…Doğuyu anlatmak için doğulu olmak yada dogulunun sıkıntılarını yaşamış olmak yetmiyor. Etnik sorunları arabesk bir dille anlatma arzusunun alışılagelmiş bayatlığı ”yönetmenin” tüm filmlerinde mevcut ne yazıkki! Sürü filmine bakın mesela…Filmdeki ifadenin duruluguna, toplumsal sorunları yansıtıştaki ustalığa, cesarete…Duvar filmine bakın mesela…Velhasıl kelam anlatacaksan net anlatacaksın arkadaş. Cesaretle..Sanatı da sanat gibi yapacaksin.Film izlemeyince kendini yönetmen, muzik dinlemeyince kendini solist diye yutturan çok olur ne yazıkki, sonrada adı zevkler ve renkler olur işin komigi 🙂 Boyle eleştiriler olmalı mutlaka..Yoksa nasıl umutlanırız ki bu ülkede güzel film yapılacak diye 🙂 Görebilen ve gördüklerini yazabilen insanlar lazım.Haa bir de filmlerine hollywood soundunu sokma çabasını da görmezden gelmemek lazım :)) Sevgilerimle…

  • Arkadaşlar baştan sona mantık hatalarıyla dolu bir filmi çoğunluğun beğenmesi aslında bu ülkenin sinema kültürünü ortaya koyuyor mahsun çin malı Yılmaz Güney çünkü bütün filimleri Yılmaz Güney filimlerinden Alıntı mucize filmine gelince baştan sona haftalarla dolu örnek mi köy m minibüsündeki yolcuların yolda inmesi öğretmenin tek kalması ki hepsi o köyde oturuyor yolu olmayan köye çimento demir getirilmesi türkçe öğretecek öğretmenin egeşivesiyle konuşması ki çocuklar istanbul türkçesiyle konuşuyor yolu olmayan üç günde bir araç gelen köyden Aziz in eşiyle bir gece ansızın gitmesi engelli azizin eyersiz atı dört nala sürmesi öğretmene altmış lı yıllarda garanti bankasına anında havale gelmesi ki yer sarıkamış eşkiyaların elindeyim deyip sabit hatla konuşması eşi salak herhalde Talat Bulut un oyunculuğu fiyasko sadece umut turak a yazık olmuş bu senaryoyu ilk okul öğrencileri de yazar eşkiyaları zaten hiç anlamadım zamanında Ahmet kaya yı protesto eden mahsun bey şimdi başımıza şpilberg kesildi insanın bir fikri olur her tarafa yaranmaya çalışan yalakadan yönetmen olmaz baska filmlerden alıntılarla bu iş yürümez Yılmaz güneyin yol ve sürü filimlerini izleyin ne demek istediğimi anlarsınız

  • Elleştirme işi ile eleştirmenliği karıştıran utku arkadaş senin bu mucize elleştirmenin alt yapısına baktığımda nerden geldiğini görünce prozac almış gibi sakinleştim.Filmedeki Aziz’in atının cebine yıllık bir kaç onbinlik dolar koyduğumda rahat bir şekilde mezun olacağı , girmenin tek şartının sınav sonuç kağıdına kilim deseni yapmayı bilmenin yettiği bir okulun direk cv leri çöpe attığımız bir bölümünden mezun olursan işte böyle kendini her bişey sanırsın , astronot bile ! O kadar demokrat bir elleştirmen isen benim bu elleştirmemide yayınlarsın …

  • Hemen hemen tüm yorumları okuduğum kadarı ile film eleştirisi yapacak bir bilgi ve tecrubeye sahip değilim en azından bu konuda master, doktora yapmış birieylere saygımdan dolayı film hakkında konuşmak bir yana yazılan yorumlara hayranlıkla bakıyorum. Kimisi doğu batı sentezi demiş büyük bir çoğunluk taraflı demiş kimisi o zamanın koşullarından bahsetmiş kimiside hiç bir sinematograf bilgisi olmamasina rahmen kırk yıldır bir uzman gibi filmi yorumlamış açıkcası yorumlara bazen tebessüm ile bazende üzülerek malesef hayatımızın her alanında olduğu gibi ne eleştri kabul ediyoruz nede saygı neyse sözü daha fazla uzatmadan konumuza dönecek olursak filmin teknik açıdan eleştirme işini kendimde yeterli bilgi birikim olmadığı için eleştirmiyorum. Bir filmlovers olarak ise filmin yapılma amacı ben dahil herkes için açıkca ortada olan ingilizlerin dedigi gibi entertainment/show denilen olay yani eğlence/gösteri diyebilcegimiz tamamen sermaye kar amacı ile yapilan bir sanat adı altında yapılan çalışma; sinema gişe için müşteri çekme ve yatırılan capitali kår’a dönüştürme işin aslı bu arkadaşlar. Siyasal,kültürel ve yahut dönemsel olarak incelediğimizde ise karşımıza bambaşka düşünceler,ideolojiler basit bir hikaye gibi görünse bile altında yatan birden çok soru işaretleri ve altan alta verilmek istenen bazı noktalar olduğunu gorüyoruz burada elestirme ve ya kabul etme gibi dusunceler bir yana asil olan bizim nasilda kolayca kabul edebiliyor olmamiz. Filmler hayattan alinan parcalardir kimisi gercekci kimisi farazi kimisi hayal kimisi gelecekleri gosterir tum bunlar aslinda topluma bir ideoloji yani dusunce anlatma cabasidir en basit saf hali ile bakarsak ki aslinda olan elinizdeki paranizi nasil kisa yoldan alma cabasidir. Sozumun basinda lafi uzatmadan diye baslamama rahmen soylenecek soz cok ama sunu bilmelisiniz burada yorum yapan ben dahil herkes ” Utku” bey’i tanımıyorum sadece yazdiği bir yorum uzerine insanlarin bakisini ve dusunceleri inceledikten sonra soyle bir sozu hatirlatma geregi duyuyorum ” Çoğunluk gerçeği ifade etmez” belki bu sozden bir anlam cikaramayacaklar icinde aciklamak gerekirse bir ornek ile bir insan pisligine yuzlerce sinek konabilir ama bir gül fidanına bir kaç tane kelebek konar. Çevremizde o kadar kötü diyebilecegimiz sanat eserleri ile karsilasiyoruz ki bu herturlu medya organlari ile hergun her an karsi karsiya kaliyoruz acikcasi gelisen dunya ile teknoloji ile bunun onune gecmez cok zor ki bu konuda size anlamaniz icin en azindan ” Al Gore’un Gelecek Global Değişım Yaratan 6 Dinamik” kitabini oneririm soylediklerimi biraz olsun anlamaniz dilegi ile hersey birer oyun senaryo ve bizde bunun piyonlariyiz gorevlerimizi yerli yerinde ve zamaninda yapiyoruz lutfen piyon olmayin burada bu film kotu iyi elestirisi yapmiyorum tam tersine kesin bilginin hic bir zaman kesin olmadigi bir dunyada bakis acinizi en azindan global acidan dunyayi ve gelisen teknolojiyi takip ederek yorum yaparsaniz o zaman dunya daha guzel olacak ozaman Turkiye (insanlarin hergun yedigi birbiriniz ezdigi hak ve hukukun ayaklar altina alindigi) gercekten yasacak yer olacagini umut ederek bekliyorum. Saygılar.

  • Yahya

    Sen film eleştirisi yazma bir daha. Nerede yaşıyorsun? Azıcık Türkiye’den bakın olaylara kardeşim. Yok müzikmiş, yok seyirciyi kandırmaymış. E öbürleri de yapsın izleyelim. Saçmalık.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi