Fight Club, bir döneme damgasını vurmuş, bugün izlendiğinde de aynı hazzı vermeye devam eden kültleşmiş bir David Fincher filmi. En net biçimde kapitalist sistem eleştirisi sunan filmlerden biri olan Fight Club’da günümüz dünyası için çok net bir tanım kullanılır: Starbucks Gezegeni.

Markaların artık ürünün kendisini değil vadettiği mutluluğu/sosyal statüyü/farklı olma dürtüsünü sattığı günümüzde bu eylemleri en doğru hamlelerle tüketicisine kabul ettiren ve kendi topluluğunu yaratan dünya devi zincirlerden bir tanesi de kuşkusuz Starbucks. Üzerinde amblemi olmayan, adımızın yazmadığı, isminin White Chocolate Mocha olmadığı ya da tall – grande boylarında sunulmayan, aynı lezzette düz bardakta bir orta boy beyaz çikolatalı kahve için aynı sıralara girer miyiz? Sanırım bir durup düşünmek gerekiyor. Çünkü bu noktada mühim olan içtiğimiz kahveden çok onun bize belirli bir topluluğun parçası olmayı vadeden bir paket halinde sunuluyor oluşu. Konuyu Starbucks özelinden çıkarıp daha kapsamlı bir şekilde ele aldığım Fight Club Üzerinden Tüketim Toplumunu Anlamak başlıklı yazımda markalara ek olarak karakterler üzerinden de çeşitli okumalar gerçekleştirmiştim. Tüketim kültürünün filmde nasıl temsil edildiği ile ilgili ayrıntılı bilgi almak isterseniz, göz atmanızda fayda var.

Starbucks Kültürü ve Fight Club: Sisteme Yönelik Bir Başkaldırı

fight-club-filmloverss

David Fincher’ın iddiasına göre filmin her sahnesinde en az bir Starbucks bardağı ya da amblemi bulunuyor. Özünde bu gerçekten çılgın bir ayrıntıcılık. Aşağıdaki videonun da yardımıyla filmde yer alan Starbucks kullanımını daha net bir şekilde fark edebilirsiniz. Peki neden filmde tüketim toplumuna yönelik bu kadar çok gönderme bulunuyor? Aslında bu çok doğal çünkü filmin anlatı yapısının çatısını tam da bu eleştiri oluşturuyor. Filmde Edward Norton’ın canlandırdığı karakter “anlatıcı” olarak geçer çünkü aslında o alter egosunun temsili olan Tyler Durden (Brad Pitt)’in kendisidir. Bir şizofreni hikayesinden çok anlatıcının içinde bulunduğu sisteme karşı bir başkaldırısı olan yıkıcı ve kural tanımayan Tyler, onun tam da olmak istediği kişidir. Bütün hayatının IKEA ve Starbucks ile çevrili olduğu bir düzende anlatıcı başka bir karakter üzerinden kendini var ederek yer altı dünyasının kapılarını aralar.

Videoya geçmeden önce bir küçük bilgi daha eklemek gerekirse, Fight Club’da yıkılan kahve dükkanının da aslında Starbucks olması planlanıyormuş ancak Starbucks filmde ürünlerinin kullanılmasına ses çıkarmasa da Starbucks adında bir yerin yıkılmasına razı olmamışlar. Bu sebeple kafe Gratifico Coffee adı kullanılarak yıkılmış ancak David Fincher’ın gözlerinden bakarak Gratifico Coffee’yi Starbucks olarak hayal edebilirsiniz.

Starbucks ve Fight Club arasındaki bağlantıyı gözler önüne seren videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi