“Birçok canlı gibi, güvercinler de düğmeye basmasıyla ödül kazanması arasında çabucak bir bağ kurar. Fakat zamanlayıcı her 20 saniyede bir otomatik olarak kapağı açmaya başlarsa güvercin şöyle der;

Bunu hak edecek ne yaptım ben?

O sırada kanatlarını çırpıyorsa olanlar üzerinde belirleyici bir etkisi olduğunu anlayana kadar kanatlarını çırpmaya devam edecek demektir. Biz buna “güvercin itikadı” deriz. “

Güvercinin kendi hareketlerini ve hareketlerinin sonuçlarını sorguladığı açılış sekansı, filmin ana fikrini ortaya koymak üzere çekilmiş. Bir sonraki sahne, Nemo’nun aynı soruyu kendine sormasıyla başlıyor; “Bunu hak edecek ne yaptım ben?”

Dünya’nın herhangi bir yerinde, herhangi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Nemo’nun yaşamış olabileceği farklı hayatlar ve farklı ölümler gösteriliyor. Her bir hayat hikayesi, bir diğer evrende diğer hayat hikayelerinden daha gerçek. Lineer olmayan kurgusuyla paralel evrenler arasında geçiş yapılarak anlatılan hikayeler, Nemo’nun geçmişte verdiği bir takım kararlara dayandırılıyor. Annesiyle babası ayrıldığında babasıyla kasabada mı kalacaktır, yoksa annesiyle şehre mi gidecektir? Okul balosunda ilk dans ettiği kızla evlenecek midir, yoksa çaresizce aşık olduğu kızın peşinden mi koşacaktır? Yüzme bilmediğini arkadaşlarına söyleyecek midir, yoksa bunu saklayacak mıdır?

Diğer taraftan koca bir ömrü ardında bırakmıştır ve 118 yaşında, hayatının son demlerini yaşarken hakkında verilmesi gereken bir karar daha vardır ancak bu sefer söz hakkı onda değildir. Son ölümlü olan Mr Nobody’nin eceline mi terkedileceği, yoksa diğer insanlar gibi ölümsüz hale mi getirileceği halkın sms’leri ile belirlenecektir. Edward N. Lorenz; bir kelebeğin kanat çırpmasının, dünyanın başka bir yerinde bir kasırgaya sebep olabileceğini savunur. Bu tezden hareketle; bir yumurta kabuğunun sebep olduğu trafik kazası, bir başka yumurtanın sebep olduğu sağanak yağmur vb. olaylar, Nemo’nun hayatının akışını değiştirmektedir. Zaten annesi ve babası da, bir ağaçtan düşen yaprak sayesinde tanışmışlardır. “Kader” konusunu felsefi açıdan ele alan Mr Nobody; insanın geleceğine etki eden kendi iradesi midir, yoksa her şey kendinden daha üstün bir varlığın kontrolü altında mıdır? sorusuna yanıt arıyor.

Paralel evrenin kırılmasıyla gittikçe açılan olasılıklar yelpazesine bir de Nemo’nun bilinçaltındaki karo desenli dünya ekleniyor. Truman Show’daki yapay dünyayı anımsatan bu dünya, görsel anlamda çok estetik olmasına rağmen izleyiciyi boğan bir yer. Burada Nemo’nun hapsolduğunu görüyoruz. Kaçmaya çalışırken, yakalanıyor, odasına geri götürülüyor ve orada kalmaya zorlanıyor.  İçinde bulunduğu psikolojik durumu, yönetmen sadece bu sahnelerde tam olarak veriyor.

“Neden ben benim de, başkası değilim? Bizi biz yapan seçimlerimiz; çoğu zaman yere düşen bir madeni paranın yazı tarafının mı, yoksa tura tarafının mı üste geleceğine bağlı.

Neden geçmişi hatırlayabiliyoruz da, geleceği hatırlayamıyoruz? Neler olacağını bilemezsek seçim yapamayız ama eğer neler olacağını bilirsek seçim yapmamız imkansızlaşır.”

Geçmişini sorgulayan, geleceğini önemseyen, soru sormayı seven,  herkese hitap edecek bir film Mr Nobody. Uzun zamandır aklınızı kurcalayan sorularla sizi bir kez daha yüzleştirecek. Hayatınızın gidişatını değiştirmeyecek belki ama bakış açınızı kesinlikle değiştirecek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi