Hafta sonu arkadaşlarla buluştuk. Malum ramazan ayındayız yapılacak aktiviteler kısıtlı ama sahura kadar yolu var deyip düştük suare yollarına. İnternette çok fazla yorum yapılan Maymunlar Cehennemi: Başlangıç ilk tercihimiz oldu. 1968’de başlayan furyanın 2001’deki Tim Burton uyarlaması oldukça kötü eleştiriler almıştı. Hatta Tim Burton’ın en kötü yönetmenlik deneyimi diye nitelendirilecek kadar kötü eleştiriler…
Gecenin bir vakti sinemanın rahat koltuklarına kurulduk. Gece yarısı olmasına ve filmin ilk haftasını çoktan geride bırakmış olmasına rağmen salon oldukça doluydu. Başrollerini Flyboys ve 127 saat’in yakışıklı jönü James Franco ve Slumdog Millionaire ile şöhretin kapılarını aralayan Hint güzeli Freida Pinto paylaşıyor. Tabi bir de esas maymunumuz Caesar rolünde Andy Serkis’i unutmamak gerek.
Film tüm serinin en başından, kabusun ortaya çıktığı yerden başlıyor. Başarılı bilgisayar efektleri, aksiyonu bol sahneleriyle düşmeyen temposu güzel vakit geçirdiğiniz bir 105 dakikaya dönüşüyor. Türkçe çevirisiyle “Maymunlar Cehennemi” kimin cehennemi olduğunu sorgulatıyor. İnsanlığın mı yoksa onun esiri olmuş zavallı Maymunların mı?

Babası Alzheimer hastası olan hırslı doktorumuz Will Rodman’ın başının altından çıkıyor her şey. Evde bakıcı eşliğinde yaşayan zavallı babayı iyileştirmek için Will kolları sıvar ve geliştirdiği ilacı maymunlar üzerinde test ederek onların zekalarının gelişimine sebep olur. Bu yönden bakıldığında aslında tamamen Mary Shelley uslübunda kurgulanmış bir modern Frankenstein hikayesi. Kendi “canavar”ını yaratan bir bilim insanı. İnsanlara sevecen bir şekilde yaklaşan canavar aldığı tepki sonucu insanlıktan uzaklaşır ve doğaya döner. Çok fark yok arada değil mi? Bir başka bakış açısıyla modern dünyanın kendi kazdığı kuyuya düşmesi de diyebiliriz.

Maymunların zekası gelişirken tanık olduğumuz sahneler insanlığın acımasız yıkım gücünü gözler önüne seriyor ve ironik bir şekilde doğanın bir ürünü maymunlar da bu güçten nasibini alıyor. Ne kadar insana benzerlerse o kadar şiddetle zarar veriyorlar. Bir başka dikkat çeken noktaysa filmdeki maymunlar arası hiyerarşi. Açıkgöz olan, güçlü olan her zaman hayatta kalır mottosundan yola çıkılarak fiziksel olarak diğerlerine göre daha zayıf sayılabilecek Caesar’ımız zekasıyla tümünü alt eder ve kendi “kast sistemini” oluşturur.
Açık bırakılan sonuyla acaba ikincisi gelir mi sorusunu akıllara getiren filmin devamı hakkında net bir açıklama yok. Yönetmen Rupert Wyatt her ne kadar “ben bu filmi benden sonrakiler devam ettirsin diye bu şekilde çektim” dese de şöhret tatlı gelebilir ve ikinci için çalışmalara her an başlayabilir. Kim bilir?
Filmden birkaç detay: Esas maymun rolündeki Andy Serkis daha önce de 2005 yılındaki King Kong’u canlandırmıştı. Yüzüklerin Efendisi’nde Frodo’nun parmağını ısıran Gollum kimdi dersiniz? Yine Andy Serkis. Benzer şekilde bu filmde de Caesar rolünde komşunun parmağını koparan oyuncu, dileriz ki farklı ve yeni rollerle daha çok karşımıza çıkar.
İyi Seyirler..

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi