Onur Ödülü’ne layık görülen usta oyuncu Meryl Streep Altın Küre’de yaptığı konuşma ile törenin en dikkat çekici anlarından birine imza attı.

Sinema ve televizyon dünyasının en önemli ödül törenlerinden biri olan Altın Küre Ödülleri, birkaç saat önce sahiplerini buldu. Damein Chazelle’nin La La Land‘ı 7 dalda ödülü kucaklarken, gecenin en çok konuşulan isimlerinden biri de kuşkusuz Onur Ödülü’ne layık görülen Meryl Streep oldu. Viola Davis’in tüyleri diken diken eden sunumuyla sahneye gelen ve tüm salonun ayakta alkışladığı Streep, ödülü alırken yaptığı cesur konuşmayla ise adeta törene damga vurdu.

meryl-streep-golden-globes-filmloverss

Meryl Streep, basına teşekkür ederek başladığı konuşmasında; ilk olarak ötekileştirmeye değindi; “Şimdi bu odadaki hepimiz Amerikan toplumun dışlandığı kesimlerden birine ait… Hollywood, yabancılar ve basın. Bizler kimiz, Hollywood değil miyiz zaten? Başka yerlerden birçok insanız. Ben New Jersey’deki devlet okullarında doğdum, büyüdüm ve eğitim aldım. Viola, Güney Carolina’da doğdu, Rhode Island’ın Central Falls şehrine geldi. Sarah Paulson Florida’da doğdu ve Brooklyn’de bir tek annesiyle büyüdü. Sarah Jessica Parker Ohio’lu yedi veya sekiz çocuktan biriydi. Amy Adams, İtalya’da dünyaya geldi ve Natalie Portman Kudüs’te doğdu. Doğum belgeleri nerede? ve Ryan Gosling, diğer güzel insanlar gibi, Kanada’da doğdu. Dev Patel ise Kenya’da doğdu, Londra’da büyüdü, Tazmanya’da büyüyen bir Hintli’yi oynuyor. Yani Hollywood yabancılarla var. Onları tekmelersek, sanatsal olmayan futbol ve karma dövüş sanatlarından başka izleyecek bir şeyiniz olmaz.”

Meryl Streep: “Saygısızlık, Saygısızlığı; Şiddet Daha Çok Şiddeti Doğurur. Güçlüler Bunu Yaparsa Hepimiz Kaybederiz!”

“Bu yıl beni şaşırtan bir performans vardı; kancası kalbime battı. İyi olduğu için değil, iyi bir şey yoktu. Ancak etkili oldu ve bitti. Bu kitlesini güldürdü ve dişlerini gösterdi. Ülkemizin en saygın koltuğunda oturması istenen kişinin özürlü muhabiri taklit ettiği an buydu. Ayrıcalık ve güç olarak üstün biri. Bunu gördüğümde kalbim kırıldı ve hala kafamdan atamıyorum, çünkü film değildi, gerçek hayattı.” diye sözlerine başlayan Streep’in sözleri tabii ki Donald Trump’aydı. Birçok kişinin hislerini kelimelere döken Streep sözlerine şöyle devam etti; “Bu içgüdü, herkes tarafından ortak bir platformda ortaya çıkarsa, bu herkesin hayatına filtre edilirse diğer insanlara aynı şeyi yapması için izin verir. Saygısızlık, saygısızlığı; şiddet daha çok şiddeti doğurur. Güçlüler bunu yaparsa hepimiz kaybederiz”

Konuşmasına geçtiğimiz yılın son günlerinde kaybettiğimiz Star Wars evreninin Princess Leia’sı Carrie Fisher‘ı anarak son veren Streep; Hollywood’a ve oyunculuğa övgülerini belirtmeyi de ihmal etmedi. “Bir keresinde sette dolaşırken, uzun saatler boyunca çalışacaktık, Tommy Lee Jones bana dedi ki, bu kadar ayrıcalık Meryl, sadece bir aktör olmak için mi? Evet öyleydi ve birbirimize ayrıcalıklarını ve aktörün empatisinin sorumluluğunu hatırlatmalıyız. Hollywood’un bu geceki onuruna layık görülen işten gurur duymalıyız. Sevgili Princess Leia bana, ‘kırık kalbini alıp sanat haline getirdiğini söyledi.’ teşekkürler arkadaşım.”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi