Gazetelerin genelde üçüncü sayfasını süsleyen ve çoğu zaman bu olaylardan haberdar olmamız istenmiyormuşçasına küçücük bir kareye saklanan aile dramları dışarıdan bakınca hiç bizim başımıza gelmeyecekmiş gibi gözükür. Bu haberleri okuduğumuzda içimizde bir burukluk oluşur, kime neye kızacağımızı bilemeden çevirmeye devam ederiz gazetenin sayfalarını.

Filmin yönetmeni Andrea Pallaoro, 33. İstanbul Film Festivali’ndeki gösterimin ardından seyircilerin sorularını cevaplarken bu noktaya değinerek bize çok uzak gelen bu haberlerin neden ve sonuçlarını, filme konu olan aileyi gözlemleyerek aktarmayı tercih ettiğini belirtti. Zira; yönetmen filmi ailenin gözünden değil, aileyi röntgenleyen bizlerin bakış açısından anlatmayı tercih etmiş.  Görüntü yönetimi muazzam olan film, gösterildiği her festivalden aldığı ödülleri de sonuna kadar hak eden bir yapım olarak öne çıkıyor.

Hikaye toplumdan uzak, muhafazakar bir hayat süren ailenin sıradan görünen bir günüyle başlıyor. Göl kenarında oldukça mutlu bir hayat sürdüğünü hissettiğimiz aileyi gözlemledikçe hikayenin göründüğü gibi olmadığını anlıyoruz. Yaşadıkları bölgedeki kuraklık sorunu sebebiyle geçim sıkıntısı yaşayan ailenin en büyük sorunu bu gibi gözükürken, tıpkı mutlu olduklarını düşündüğümüz ilk an gibi bu da ilerleyen zamanlarda yerini yağmursuz fakat “kara bulutlu” günlere bırakıyor.

Yönetmenin kendisine dert ettiği konular olduğu aşikar. Kadının toplumdaki yeri ve ataerkil düzenin yol açtığı aile modeli filmin ana hatlarını oluştururken; bunların neler getireceği hususunda seyirci uzun süre aradığı soruların cevabını bulamıyor. Durağan, diyalogsuz ve müziksiz ilerleyen film ilk bakışta seyircinin sıkılabileceği bir film izlenimi verse de, yönetmenin  daha önceden kurguladığı fotografik görüntüler bu kasvetli filmin bir görsel şölene dönüşmesini sağlıyor.

Filmin isminden yola çıkarak yazıyı sonlandırmak gerekirse; Yunan mitolojisinde Medea’nın, kocasından intikam almak için öz çocuklarını öldürdüğü söylenir. Bu mekansız ve zamansız filmde ailenin soyadı verilmese de filmin adından yola çıktığımızda soyadlarının Medea olduğunu kestirmek güç değil. Hikaye ilerledikçe taşlar yerine otururken, yönetmenin Yunan mitolojisindeki Medea’dan etkilendiğini söyleyebiliriz; lakin yönetmen bunu günümüz dünyasına yansıtırken bu detay sadece bir etkiden ibaret kalıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi