Başta Sundance Film Festivali’nde aldığı ödül ve Toronto, Cannes gibi uluslararası festivallerde çeşitli kategorilerde aday gösterilmesinin ardından hem ilk yönetmenlik deneyimi olan Sean Durkin, hem de ilk ciddi oyunculuk deneyimi sayılabilecek olan Elizabeth Olsen, Martha Marcy May Marlene ile dikkatleri üzerine çekti. Bir tarikattan kaçan genç bir kadının eski günlük yaşantısına alışmasını ve bu süreçte yaşadığı paranoyaları konu alan filmin senaryosunu da yönetmen Sean Durkin kaleme aldı.

Genellikle tarikat konusunu ele alan filmlerin çoğunlukla dönem filmi olmasından dolayı modern çağda geçen bir tarikat ve burada yaşamış bir kimsenin hayatını anlatmak için filmi çektiğini söylüyor Durkin. İsmini açıklamadığı eski bir tarikat üyesiyle yaptığı söyleşilerden esinlenerek kaleme aldığı hikayesinin 1960’lı yılların sonunda Charles Manson’ın kurduğu ve aile adını verdiği tarikatle arasındaki benzerlikler de şaşırtıcı şekilde dikkat çekiyor.

Film Martha’nın tarikatten kaçtığı sahnesiyle açılıyor. İki yıldır üyesi olduğu tarikat her ne kadar komün bir toplulukta sosyalist izlenimi yaratsa da, ipler tarikatın yöneticisi Patrick’in elinde. Kadınlar ve erkekler ayrı odalarda yatıyor, ayrı ayrı yemek yiyor olsa da zaman zaman toplu seks organizasyonları yapacak kadar da marjinal bir topluluk. Gelen ilk kadınlar, “arınma” adı altında Patrick’e sunulduktan sonra topluluk içerisinde becerilerine en yatkın görevi seçiyorlar.

MarthaMarcyMayMarlene

Dilimize Paranoya olarak çevrilen film, Martha’nın zihninde bir geri dönüp tarikat günlerini anımsatırken, bir içinde bulunduğu zamana dönerek linear zaman mekan ilişkisini ortadan kaldırıyor, paralel bir evrende bazı olaylar yaşanmaya devam ediyormuş hissi yaratıyor. Alt okumalarla Amerika’nın komünizme karşı korkularını ve bu sistemi gözünde nasıl canlandırdığına dair ipuçlarına ulaşabileceğimiz filmi, bunlardan bağımsız olarak yönetmenin bahsettiği gibi modern zamanda tarikat anlayışının kişilerde yarattığı psikolojinin bir yansıması olarak da izlenebilir.

Bizim Ev dizisiyle hayatlarımıza giren ikizler Ashley ve Mary-Kate Olsen kardeşlerin küçük kardeşi Elizabeth Olsen ilk uzun metrajlı filmi olan Silent House’dan sonra ikinci defa kamera karşısına geçiyor ve gerçekten oldukça başarılı bir oyunculuk sergiliyor. Yönetmen Durkin de bu konuda, onunla çalışırken hiç zorlanmadığını söylüyor. 102 dakika süren film beklenmedik sonuyla da izleyiciyi paranoyak sorularla başbaşa bırakmayı başarırken, Sean Durkin’in sonraki projeleri için de merak uyandırıyor.

Keyifli seyirler…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi