Star Wars evreninin Luke Skywalker’ı Mark Hamill, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Carrie Fisher’ı, ilk tanışmalarından bugüne onun hayatında nasıl önemli bir yeri olduğunu anlattı.

2016’yı geride bıraktık belki ama kayıplarımızı unutmak mümkün değil elbet. Yeni yıla günler kala son vedamızı ise Princess Leila’ya, Carrie Fisher’a yaptık. Birçokları tarafından sadece Star Wars evreninin unutulmaz kahramanlarından biri olan Princess Leila’ya hayat veren Fisher’ın sinemayla ilişkisi elbette ki bu efsanevi seriden ibaret değildi. Daha birçok başarılı yapımda yer alan usta oyuncu, son olarak da yine unutulmaz serinin spin-off’u Star Wars: The Force Awakens’ta karşımıza çıkmıştı. Fisher’ın bize hüzünlü vedasının ardından, bir gün sonra ise başarılı oyuncunun annesi, müzisyen ve oyuncu olarak tanıdığımız Debbie Reynold’da aramızdan ayrıldı. Bu kaybedişlerin üzerine ne kadar yorum yapılabilir o ayrı tabii ki ama Fisher’ın Star Wars: Episode VIII’ın çekimlerini tamamlamış olması ise bu kaybımıza bir ışık tutuyor kuşkusuz.

mark-hamill-carrie-fisher-1-filmloverss

Star Wars evreninin bir diğer efsanevi karakteri, Luke Skywalker’a hayat veren Mark Hamill’in de Princess Leila’ya vedası pek kolay olmamıştır tabi. The Hollywood Reporter‘a Fisher’ı, onunla ilk tanışmalarını ve beraber rol aldıkları Star Wars’ı anlatan Skywalker, Fisher’ın hayatındaki anlamını şu sözle özetliyor aslında; “Carrie benim arkadaşım olmasaydı hayatım çok sıkıcı olurdu.”

Mark Hamill: “Aman Tanrım! Bak Carrie, Senin Gibi Giyinen Biri; Kafasında Çörek Var!”

Bazen bazı insanları en yakınlarından dinlemek en güzelidir; çünkü onu bazen yakının sözleriyle daha iyi anlayabiliriz. Hamill’in Fisher’la olan anıları ve onun için sarf ettiği sözler de bu nedenle Princess Leila’ya olan özlemimizi bir gülümsemeyle taçlandıracak kadar güçlü ve etkili. “Carrie ve ben, birbirimizin hayatında eşsiz alanlara sahiptik. Star Wars’ın dünyaya olan etkisi hakkında hiç fikrimiz yoktu. Film gösterimleri için turdaydık. Chicago’ya vardığımızda, havaalanında bir kalabalık vardı. Dedim ki, ‘Hey bak, çocuklar, uçaktayken ünlü biri olmalı’. Kim olduğunu görmek için etrafıma bakıyordum. Sonra kalabalığın içinde bir Han Solo yelek giymiş bir çocuğu gördüm. Sonra kızın Princess Leila gibi giyindiğini gördüm. “Aman Tanrım, bak, Carrie, senin gibi giyinen biri var” dedim. Kafasında çörek var! “

mark-hamill-carrie-fisher-filmloverss

Star Wars ekibiyle tanışmaya başladığı ilk günleri anlatan Hamill, son olarak Carrie ile tanıştığını ve neden kuşku duyduğunu ise şöyle anlatıyor; O zamanlar Carrie, 19 yaşındaydı biliyorsun. ‘Aman Tanrım’ dedim, lise çocuğuyla birlikte çalışmak gibi olacak” Hamill sözlerine şöyle devam ediyor; “O, fazlasıyla samimi olmanın yolunu bulmuştu. Daha yeni tanıyordum ama sanki 10 yıldır tanıdığım biriyle konuşuyordum.” Carrie Fisher’ın dünyasına nasıl çekildiğini, tıpkı Fisher’ın onun üstünde kurduğu ‘fazlasıyla samimiyet’ duygusuyla anlatan usta aktör Hamill, belki de içimizdeki en şanslılardan. Onun da söylediği gibi, Fisher gezegendeki herhangi biri gibi değildi!

 

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi