Safety Not Guaranteed, People Like Us, The One I Love gibi filmlerde canlandırdığı birbirinden değişik rollerle bağımsız sinemaya düşkünlüğünü zirvede tutan Mark Duplass Moonlight‘ın son 10 yılın en iyi filmi olduğunu açıklayan bir mektup kaleme aldı. Oyuncu şu sıralar kadrosunda Charlize Theron, Mackenzie Davis ve Ron Livingston‘ın yer aldığı komedi filmi Tully için kamera karşısına geçmesine bir yana; çok basit bir dille yazılan ve sizi işi gücü bırakıp sinemaya gitmeye davet eden mektubu okumanızı öneririz.

moonlight-13-filmloverss

Mark Duplass Moonlight’ın 89. Oscar Ödülleri’nde En İyi Film Seçilmesini İstiyor!

”Moonlight’ı gidip, izlemeni istiyorum.
Çünkü film mucize gibi.
Acı gerçek ise, bu tür filmler artık yapılmıyor. Film, Florida’lı genç siyahi bir çocuğun homoseksüelliğini keşfederken uyuşturucu bağımlısı bir anne tarafından yetiştirilmenin verdiği histen kurtulmaya çalışmasını konu alıyor. İçinde film yıldızları yok. Dürüst ve günümüzdeki ticari sinemaya karşı bir güç gibi. Şimdilerde böyle bir film çekilmesi imkansız.
Evet böyle bir film var ve nasıl olduysa çekilmiş.
Teşekkürler Tanrım.
Çünkü benim için, Moonlight son 10 yılın en favori filmi.
Ve düşününce, oldukça önemli bir film olduğunu söyleyebiliriz. Sana acı veriyor olsa da, bu önemli sanat filmini izlemen lazım gibi değil. Film sadece belli bir kitleye yönelik olarak çekilmemiş. Ya da başrolde görmeye alışkın olmadığımız marjinalleşmiş karakterlerin yer aldığı bir filmde değil. Moonlight önemli çünkü güzel, tatlı ve insan değerlerini birbirine bağlayan açık bir aşk mektubu. Önemli çünkü, karakterleri sınırları aşarak hayallerimizi ve günlük hayat içindeki deneyimlerimizi anlatıyor. Küçük bir umutla, acı bir gerçeği gözler önüne seriyor. Benim bütün kariyerim boyunca nasıl yapacağımı düşündüğüm türde bir film.

Bu yüzden, olabildiğince sesli şekilde filmi herkese öneriyorum. Ve bunu yaparken, sadece sanat filmi aşığı insanlara değil aynı zamanda gişe filmi severlere de hitap ediyorum. Ya da çocukluk arkadaşınızın eve döndüğü güne veya normalde bu tarz filmler izlemeyen yaşlı çiftlere. En nihayetinde beni bir, iki hafta sonra arıyorlar. Veya hemen ertesi gün. Filmin onlara ne hissettirdiği üzerine konuşuyoruz. Bazen de, karakterler izleyiciden ne kadar farklı olursa olsun aralarında bir bağ oluştuğu hakkında sohbet ediyoruz. Bu yüzden kendimi düşünmekten alamıyorum. Bir film böylesine bölünmüş bir zamanda yaşarken nasıl aramızda bir köprü kurabiliyor? Sanırım diğer insanlarla bağ kurmak isteyen bizler için, anlaşılmaz bir şey bu. Dolayısıyla, filmi oturup izlemekte fayda var. Sizi değiştirmesine izin vermelisiniz.
Lütfen, Moonlight’ı izleyin. Çünkü film harika ve sonunda sizde film bittiğinde başkalarına gidip ”Moonlight’ı izlemeni gerçekten istiyorum” diyeceksiniz”

Kaynak: Indiewire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi